Nasıl Olsa Kimse Ayhan Değildi
30 Ocak 2019 Öykü

Nasıl Olsa Kimse Ayhan Değildi


Twitter'da Paylaş
0

Önce çocuklarımın eşyalarını valize yerleştirdim. Sonra tüm resimlerimizi yere yığdım, bir makas bulup tek tek çıkardım. Sanki onu kesip attığımda hayatımdan da çıkarmış olacaktım. Her an gelebilir. Korkuyorum. Ama yine de devam ediyorum. Oysa yanıma alıp daha güvenli bir yerde yapabilirim bu işi. Ama hayır. Geldiğinde bizi temelli gitmiş görmeli. Bunu ona en iyi, kesilerek çıkarılmış yerde yığılı duran kendi resimleri anlatır. Büyük kızım on üç, küçük yedi yaşında. Küçüğe oyun gibi geliyor yaşananlar ama büyük kızım her şeyin farkında. Onunla birlikte karar verdik bu ayrılığa.

Artık ne çocuklar ne ben ne de ailem dayanamıyoruz. Ayrılmama hiçbir zaman olumlu bakmayan annem bile, “Çık gel kızım,” dedi. İki gün önce annemle tapu dairesine gittim, dükkânım için zorla benden aldığı vekaletnameyi iptal ettirdim. Tebliği postayla gönderdim ki, biz evden ayrıldıktan sonra eline geçsin. Bir mesleğim yok. Ortaokulu bitirip bir yıl evde hapis yaşadıktan sonra nişanlandım. Evlenmem için iki sene büyümem beklen‘’ ‘’di. Oysa o zamanlar birine sevdalanmıştım. Çocuk ilaç fabrikasında çalışıyor. Onunla ilgili haberleri ortak arkadaşlarımız ulaştırıyor.

Her akşam yediye on kala kapımızın önünden geçerdi. Ben giyinir süslenir yediye çeyrek kala balkona çıkar, onu beklemeye başlardım. Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi çarpardı. Bütün gün onun kapıdan geçeceği saati beklerdim. Köşeden göründüğünde dünya dururdu. Gözden kayboluncaya kadar. Bir nisan günü arkadaşı geldi yanımıza.

“Benim bir arkadaşım var. Sizin mahalleden bir kıza âşık olmuş.”

“Kim bu kız tanımak istiyorum.”

“Evi iki katlıymış. Yeşil badanalı, balkonu asmalıymış.”

Bizim evi tarif ediyor. “Peki uzun boylu muymuş kısa mı?’’ diye sordum. Bu soruyu sormamın sebebi evde bir de ablamın oluşu.

“Uzunmuş,” dedi.

Bu benim diye düşündüm. Âşık çocuk ise her akşam yolunu gözlediğim Ayhan Yıllar sonra bile rüyalarıma girecek olan, elini tutmak bir tarafa, sesini bile rüyalarımda duyacağım, gözlerini hiç bir zaman aklımdan çıkaramayacağım Ayhan. “Olmaz kesinlikle olmaz,” dedim.

“Neden,’ dedi kız . “Benim iki abim var, duyarlarsa öldürürler beni’.’

Arkadaşımdan öğrenmiştim Ayhan’ın Gümüşhaneli ve Sünni olduğunu. Ben ilk genç kızlığa adımımı attığımda annem, bizim Alevi olduğumuzu, Sünnilerle evlenemeyeceğimizi söylemişti.

“O Sünni, biz Aleviyiz,” dedim.

“Kaçarsınız,’’ dedi kız.

“Aileme bunu yaşatamam,’’ dedim. O akşam Ayhan ve arkadaşı kapımızın önünden şarkı söyleyerek geçti. Sesini hiç duymadığım için şarkıyı o mu söylüyordu, arkadaşı mı bilemedim. Şarkı şöyle başlıyordu. “Yine nisan yağmurlarında ıslanacağım.” Ne zaman bu şarkıyı duysam Ayhan’ı hatırlarım. Ertesi gün annem çok yüksek bir ses tonuyla beni çağırdı.

“Efendim anne,” dedim. Kötü bir şeyler olduğunu ses tonundan anladım. Elindeki kêğıdı bana uzattı, “Ne bu çabuk söyle,” dedi. “Ne yaptın sen, anlat bakalım.”

“Nedir o bilmiyorum ben,” dedim ve kâğıdı elinden aldım okumaya başladım. Bir mektuptu bu. Neden beni reddettinle başlayıp ne çok sevdiğini anlatan bir mektup. İlk satırları okurken anlamıştım. Ayhan’dı yazan. Dün akşam şarkı söyleyerek geçerken balkona atmış olmalıydı. Mektubu kibrit kutusuna koymuş, annem balkonu yıkarken içinde kibrit var mı diye bakmış, mektubu bulmuştu besbelli. Nasıl anlatacaktım anneme durumu, anlatamadım tabii. “Anne valla bir şey yapmadım, mektupta da yazıyor zaten,” dediysem de annem anlamadı. Bu olaydan sonra sıkı takibe alındım. Neredeyse hapis hayatı yaşadım Evimizin alt katında ressam olan abimin atölyesi var. Her akşam Ayhan kapıdan geçerken abimin atölyesinden, tülün arkasından bakdım. Onunsa gözü hep balkonda. Ayhan her akşam yediye on kala geçerdi. Bir yıl Ayhan balkona, ben tülün arkasından Ayhan’a baktım. Sonunda ya umudu tükendi ya da birini sevdi, geçmedi hiç. Annem beni sonradan  terk ettiğim eşimle nişanladı. Benim için fark etmezdi, nasıl olsa kimse Ayhan değildi.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR