Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

1 Aralık 2020

Kitap

Oggito'nun Aralık Ayı İçin Önerdiği 10 Kitap

Oggito

Paylaş

2

0


İnsanın Kusurları, Nathan H. Lents

Sık sık insan bedeninin ne kadar mucizevi olduğunu duyar, ona düzülen övgüleri dinleriz. Bedenimizin incelikli işleyişine dair kitaplar raflarımızı doldurur. Oysa bütün o harikulade yönleri bir yana, insan bedeninin milyonlarca yıllık evrim sürecinde ortaya çıkmış bariz kusurları da var. Amerikalı bilim insanı Nathan H. Lents işte bu kusurların hikâyesini anlatıyor.

İnsan retinası niye ters? Diğer hayvanlara kıyasla üst solunum yolu enfeksiyonlarına neden daha açığız? Bedenimizde niçin gereksiz kemikler var? Dizlerimiz, sırtımız ve belimiz niye sık sık sorun çıkarıyor? Birçok hayvan tek çeşit besinle bütün ihtiyacını karşılayabilirken biz neden "dengeli" beslenmek zorundayız? İnsanda neden işlevsel genlerin yanı sıra bir o kadar da bozuk, işlevsiz gen var? DNA'mız niye geçmiş enfeksiyonlardan kalan milyonlarca virüs "enkazı" içeriyor? Primatlar içinde neden bebek ve anne ölüm oranı en yüksek olan tür biziz? İnsanın bağışıklık sistemi niye kendi bedenine bu denli sık saldırıyor? Baş tacı edilen beynimiz yanılgılara ve kötü kararlar vermeye neden bu denli yatkın?

"Ama kulağa ne kadar tuhaf gelirse gelsin, kusurlarımızın kendine has bir güzelliği var," diyor Lents. "Bizi biz yapan şey kusurlarımız. Bu kitapta ele alacağımız kusurlar, yaşam mücadelesinde kazandığımız galibiyetlerden geriye kalan yara izleridir. Bizler şansımız düşük olduğu halde bu sonsuz evrimsel çatışmadan sağ çıkanlarız; onca riske rağmen dört milyar yıldır azimle sürdürülen direnişin ürünleriyiz. Kusurlarımızın hikâyesi başlı başına bir savaş hikâyesidir."

Çeviren: Şiirsel Taş, Metis, 2020

On Sözcükte Çin, Yu Hua

Kültür Devrimi’nden bugüne kadarki kırk yıllık sürede “Halk” sözcüğünün içi boşaltılmıştır Çin gerçekliğinde. Şimdi, Çin’de popüler olan ekonomik terminolojiye göre “Halk” sadece bir
paravan şirkettir ve Çin farklı dönemlerde farklı içeriklerle onu kullanarak pazara girer.

Yaşamak ve Kanını Satan Adam gibi romanlarıyla tanınan ve modern Çin edebiyatının en büyük yazarlarından biri olan Yu Hua, bu sefer bir kurmaca yazarı olarak değil, ülkesinin ve toplumunun yakın tarihine ve bugününe dair sözü olan bir aydın kimliğiyle karşımızda.

Yu Hua, On Sözcükte Çin’de hem kendi hayatının ve yazarlığının mihenk taşlarını, hem de Kültür Devrimi yıllarından itibaren Çin’in geçirdiği değişim safhalarını pek çok ilginç hikâye eşliğinde, merkezine on anahtar sözcüğü alarak anlatıyor.

Her bir sözcük, bir edebiyat ustasının kaleminde köklü bir geçmişin ve kültür mirasının “dört bir yanına” uzanırken biz de gözlem gücü yüksek bir yazarın, bir ülkeye ve topluma dair alternatif bir tarih okuması yapmak için ne kadar değerli olabileceğine tanık oluyoruz.

On Sözcükte Çin yazarın Yaşamak romanını da Türkçeleştiren Bahar Kılıç’ın Çince aslından çevirisiyle.

Çeviren: Bahar Kılıç, Jaguar Kitap, 2020

Karanlık Çökerken Neredeydiniz, Mario Levi

Hikâyeleri bu şehrin hikâyesiydi. İzak, Necmi, Şebnem, Niso, Yorgo ve Şeli. Yılların akışında farklı ülkelere gitmek zorunda kalmışlardı. Masumiyetini ve saflığını kaybedememiş o son romantik kuşaktan bilmişlerdi kendilerini. Otuz yıl aradan sonra bir araya gelip, gençlik oyunlarını yeniden sahneye koymak istemişlerdi. Aşkları ve henüz tüketemedikleri heyecanları vardı. Kırgınlıkları ve yaraları da. Oyunun adı İstanbul Hayatım'dı. Başarabilecekler miydi?

Karanlık Çökerken Neredeydiniz bir çağ yangınının romanı.

Everest, Kasım 2020

Yaşlılık, İtalo Svevo

“Proust, Joyce ve Kafka’yla birlikte yirminci yüzyılın dört eşsiz yazarından biri.” –André Aciman

Italo Calvino, Cesare Pavese ve Umberto Eco gibi yazarlarla birlikte İtalya’nın dünya edebiyatına kazandırdığı en önemli yazarlardan sayılan, James Joyce’un en sevdiği yazar ve yakın dostu Italo Svevo Yaşlılık'ta yirminci yüzyıl insanının kıskançlık, ihtiras ve umutsuzluk dolu kendi küçük dünyasını mükemmel biçimde resmediyor.

Kısa süre önce umut vaat eden bir yazarken artık kırklarına yaklaşan, sıkıcı bir masa başı çalışanı olan Emilio’nun hayatı, genç ve güzel Angiolina’yla tanışınca değişir. Başta gönül eğlendirme gibi başlayan ilişkileri zaman geçtikçe Emilio’nun hayatını altüst edecek, onu arkadaşlarından ve ailesinden uzaklaştıracak umutsuz ve dipsiz bir aşka dönüşecektir.

Yaşlılık kara komedi ile realizmi kusursuzca buluşturan bir “beceriksiz adam” anlatısı.

Çeviren: Fuat Sevimay, İthaki, Kasım 2020

Frankfurt Dersleri, İngeborg Bachmann

Frankfurt Dersleri savaş sonrası Alman dili edebiyatında bir mit haline gelmiş, Avusturyalı yazar ve şair Ingeborg Bachmann’ın Kasım 1959 ile Şubat 1960 tarihleri arasında Frankfurt Üniversitesi’nde misafir doçent sıfatıyla “Çağdaş Yazının Sorunları” üst başlığı altında verdiği beş dersin metinlerini kapsıyor.

Yazarın rolü ve sorumluluğu, edebiyatın toplumsal işlevi, “Ben” sorunsalı ve isimlerle ilişki, Dil’in doğası ve sınırlamaları, ütopya olarak edebiyat bu beş dersin tematik içeriğini oluşturuyor. Günümüz yazarının ve şairinin “yeni bir hakikatteki payı nerede başlar?” sorunsalını odağa alan “Frankfurt Dersleri”, Bachmann’ın savaş ve faşizm deneyimiyle ilişkilenen düşüncelerini sergilemesinin yanı sıra dil etiğini ve estetik meselelere dair temel görüşlerini temsil eden can alıcı sorular ve saptamalarla, her daim hakiki bir duyarlığa ve sağlam bir entelektüel birikime sahip olması gereken çağdaş edebiyata derinlikli bir bakış açısı sunuyor.

“Yeni bir dilin yeni bir üslubu olmalıdır ve dil o üsluba ancak içinde yeni bir ruh barındırıyorsa sahip olabilir.”

Çeviren: İlknur Özdemir, YKY, Kasım 2020

Son İnsan, Maurice Blanchot

Fransız edebiyatının esrarengiz yazarı, kuramcı ve filozof Maurice Blanchot, olağan hikâye anlatımına meydan okuyan metinleriyle edebiyat ve felsefe arasındaki sınırları ortadan kaldırmıştır. Eseri başta Hegel, sonra Heidegger, Nietzsche, Levinas ve Bataillela diyalog oluşturur. Blanchot’yu okumak, dilin kafa karıştırıcı gücüne derinden ve isteyerek teslim olmaktır. Onu okumak, ruhun konuştuğunu ilk kez duymak gibidir. Altmış üç yıl önce yazılmasına rağmen Son İnsan postmodernizmin yenilikçi bir eseri olarak var olmaya ve okurlarıyla cesur bir okuma deneyimi için buluşmaya devam ediyor.
“Kırılmış bir insan mıydı? En başından beri hep çöküşte miydi? Ne bekliyordu? Neyi kurtarabileceğini umuyordu? Onun için ne yapabilirdik? Her sözümüze bu kadar açlıkla özlem duymak niye? Bütünüyle mi bırakıldın? Kendin için konuşamaz mısın? Senin yokluğunda biz mi düşünmeliyiz, senin yerine biz mi ölmeliyiz?”

Profil Kitap, Kasım 2020

Maymun Yılı, Patti Smith

Patti Smith, San Francisco’nun efsanevi konser salonu Fillmore’daki yeni yıl konserlerinin ardından, kendini Santa Cruz sahilinde aylaklık yaparken bulur. Tek başına dolaşacağı bir yılın eşiğindedir. Bir sebep ya da süreyle kısıtlanmadan, kendi harikalar diyarına götürür bizi. Bir plandan çok polaroid kamerası ve tabelalar vardır burada. Şubat ayında, gerçeküstü bir ay yılının başlamasıyla, beklenmedik değişiklikler olacak, ortalık karışacak ve keder kaçınılmaz hale gelecektir. Bir yabancının dediği gibi, “Her şey mümkün. Ne de olsa bu yıl Maymun Yılı.” Sürekli keşfeden, düşünen, yazan, müzmin meraklı Smith için maymun yılı, yaşamın girdabındaki değişimlerle –verilen kayıplar, ilerleyen yaş ve Amerika’nın dramatik siyasi iklimi– bir dönüm noktası olacaktır.

Smith’in kendine has polaroidleriyle süslenen, sürükleyici, zarif ve çoğu zaman da nüktedan bir kitap olan Maymun Yılı içinde yaşadığımız çalkantılı günler için adeta bir mihenk taşı.

Çeviren: Seda Ersavcı, Domingo Yayınları, Kasım 2020

Slav Masalları, A.H. Wratislaw

Kafkasya’dan Balkanlar’a geniş bir coğrafyaya uzanan Slavlardan büyülü masallar.

Çağlar boyunca yazıdan çok söze güvenen Slav kültüründe masallar, eski inanışların yanı sıra kolektif bilincin de bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor.

Slav kültürünün hazinelerinin peşine düşen bilim adamı Albert Henry Wratislaw’ın derlediği bu 57 masal, küçük topluluklar halinde yaşayan Slavların sözlü anlatı kültürünü yazıyla buluşturuyor.

Farklı Slav topluluklarının masallarını bir araya getiren bu kitapta "Kaşub Masalı"ndan "Alnı Güneşli At"a, "İnsanın Kökeni"nden "Beyaz Yılan"a birçok büyülü anlatıya misafir olurken farklı kültürlerin birbirlerini nasıl etkilediğine dair izler de bulacaksınız.

Geçmişle geleceği birbirine bağlayan bu masallar, masal seven herkesin kitaplığında bulunmalı.

Çeviren: Macidegül Batmaz, Maya Kitap, 2020

Mevlana’nın Kedisi, Can Aydoğmuş

Bir yandan göçmen bir ailenin üç nesli arasındaki çatışmalar ile genç bir kızın annesinin baskılarından kurtularak kendi kimliğini keşfetme mücadelesini anlatan, bir yandan da dünyaya günümüzden sekiz yüz sene önce yaşamış bir kedinin gözünden bakmamızı sağlayan çok boyutlu, tarihi zenginlik içeren bu kitap, New York’tan Konya’ya uzanan mistik bir yolculuk romanı.

Can Aydoğmuş hayatını bazen Tayland’ın bir köyünde, bazen Kanada’da adını yalnızca iki kasaba halkının bildiği bir dağda, bazen İstanbul’daki evinin balkonunda düşünerek, okuyarak, yazarak anlam arayışıyla geçiriyor. Bu arayış bir gün Aydoğmuş’un yolunu uzun zaman önce bu coğrafyanın en önemli âlimi Mevlâna’yla kesiştiriyor.
Yazarın gençliğinde başından geçen sıkıntılı olaylar, edebiyatı kurtarıcısı, bir yol haritası gibi görmesinin en büyük sebebi.

Mevlâna’nın Kedisi onun ilk edebi eseri değil, ancak kendi tanımıyla “herkesin okuyabileceği ilk edebi eseri”.

İndigo Kitap, 2020

Klara Miliç, İvan Turgenyev

Döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılan Turgenyev’in önce Ölümden Sonra ismiyle yayımlamayı düşündüğü ancak ispritizma suçlamalarına maruz kalacağını düşünerek ismini değiştirdiği öyküsü “Klara Miliç” yazarın son dönem eserlerinden biridir.

Sabahattin Ali’nin de Kürk Mantolu Madonna romanında atıfta bulunduğu Klara Miliç başka bir deyişle ölümden sonra başlayan, mistisizmle örülü bir aşkın hikâyesidir.

Çeviren: Çağlar Danacı, Can, 2020

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Açık Havada Tiyatro Keyfi: Tiyatro Koo..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sean Glatch

17 Mayıs 2026

Deneyler, Aydınlanma Anları ve Yazıya ..

Yakın okuma: Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi  Joyce’un otobiyografik romanı Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi’ni bu yıl başlarında bitirdim. Romandan bahsettiğimde insanlar genellikle, “İyi de Joyce okumak imkânsız değil mi,” diy..

Devamı..

Ankara’nın Meşhur Lezzetleri

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024