Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

14 Mart 2023

Roman

Post Apokaliptik Punk Festivali

Yavuz Arkın

Paylaş

0

0


Sarah Pinsker, elliden fazla kısa kurgu eserinin, iki romanın ve bir koleksiyonun yazarıdır. Çalışmaları dört Nebula Ödülü kazandı.

Hem şarkıcı hem söz yazarı olan Sarah Pinsker’ın Yeni Bir Güne Şarkı romanı distopik bir Amerikan evreninde geçiyor. Bu evrende terör olayları da var ölüm saçan virüsler de. Bunların arasında kalan iki kadının hikayesi ile yolumuza devam ediyoruz. Her ne kadar distopik evrende olsak da kitap günümüz dünyasının da karanlık tarafını temsil ediyor.

Varoluşun ve yok oluşun yaşamımıza etkisi, Amerikan karşıtı söylemler üzerinden otoritenin bedenimize müdahalesi, pandemi ortamının bunun için kullanılması günümüz dünyasında hiç de yabancı olmadığımız konular. Karanlık bir dünya burası ama bunun yanında her zaman umudun ölümsüz olduğu vurgusu yapılıyor. Yazar aynı zamanda bize çok önemli bir soru soruyor; teknoloji ile ne kazanıyoruz ne kaybediyoruz?

Bir tarafta patlayan bir bomba yüzünden grubu dağılan rock şarkıcısı Luce, diğer tarafta dünyayı hologram olarak yaratan eğlence devi StageHoloLive için çalışan Rosemary adlı iki kadının hikayesinin bir noktada kesişmesini okuyoruz. Bitişler ve başlangıçlar aynı anda yaşanıyor ikisinin de hayatında; Luce’nin eski hayatının bitişi, Rosemary’nin yeni hayatının başlangıcı.

sarah pinsker Heidegger’in dünyası; varlık ve zaman

Luce ve Rosemary sayesinde bir taraftan Alman filozof Martin Heidegger’in dünyasına da giriş yapıyoruz; varlık ve zaman. 1927 yılında yazılan Varlık ve Zaman kitabı ile felsefeye yeni kavramlar kazandıran Heidegger, Sarah Pinsker’ın Yeni Bir Güne Şarkı romanına ruh ve beden vermiş diyebiliriz. Acımasız bir dünyada yaşamaya çalışan iki kadın, varlıklarını ortaya koymada Alman filozofun dasein kavramı ile örtüşen bilinçli bir var-oluş geçirmektedir.

Luce kendi var-oluşunu müzik ile ortaya koymaya çalışır, onun için yaşadığı zamana meydan okuma, özgürlüğü bir ölçüde hissetme anlamları taşırken bir yandan da kendisini var etmeye çalışır.

Rosemary de benzer şekilde varlığını ispat etme, oluşturma çabasındadır, ama onun önemli bir farklı vardır; gücün karanlık tarafındadır.

“Varlık” ne anlama gelir?

Heidegger’in “Varlık ne anlama gelir?” sorusunu Pinsker da soruyor kitabında kendi üslubuyla; müzisyen olmasının da etkisiyle Luce’nin tarafında olduğunu tahmin etmek zor değil. Filozofun kavramlar ile ortaya koyduğu varlık tanımını Pinsker Luce ve Rosemary üzerinden müzik aracılığıyla kuruyor.

Müzik var olmanın başka bir formu onlar için aynı zamanda varoluşsal bir nesne, söylenen sözlerin çalınan melodilerin elle tutulur fiziksel bir yanı olmamasına rağmen. Paradoksal bir bakışla bakacak olursak ikisinin de istediği fiziksel dünyaya ait değil, birinin hedefi hologramik bir dünya diğerinin ise canlı bir şekilde müzik yapabileceği zamanın ruhuyla değerlendirecek olursak arkaik bir dünya.

"insan varoluşsal bir karakterdir."

Yeni Bir Güne Şarkı kitabını özetlemek istersek Heidegger’in bu ünlü sözünü kullanabiliriz. Burada yazarın başrollerde kadın karakterler kullanılmasını da buna ekleyebiliriz; kadınların erkekler karşısındaki en büyük avantajlarından biri değişime-dönüşüme açık olmalarıdır. Apokaliptik bir dünyada bir devrim yapılacaksa bunu kadınlar öncülüğünde yapılacağının bir başka kanıtı olarak karşımıza çıkıyor.

Luce bunu müzik yoluyla yapmaya çalışır; bağımsız olmak ön şarttır o yüzden, aidiyet hissettiği yer insanların arasıdır. Anı paylaşmak zamana hükmetmek ile ilgilidir, demokratik bir tavır gösterir her ne kadar anarşist yanları olsa da.

Rosemary varoluşsal tarafını harekete geçirmek için farklı bir yol izler; yaşadığı dünyaya adapte olmak, oyunu kuralları ile oynamak. Oyunu kuralları ile oynamaya çalışmak her zaman kazanacağımız anlamına gelmiyor. Luce ile karşılaşması da onun zihinsel olarak değişimini de tetiklemeye başlıyor.

hergünkülük

Heidegger’in başka bir kavramı olan “hergünkülük” de karşımıza çıkıyor kitabı okurken; filozofa göre insan dünyaya fırlatılmıştır, doğduğu coğrafyayı, ailesini, cinsiyetini ve bedenini seçemez. İnsan toplumun içine düşmüştür, fırlatıldığı unsurlarla, toplum içerisinde tanımlanmış olarak bulur. Otorite hem bedenini hem de kendisini tanımlar; otorite anlam üretendir.

İki kadın da romanda doğum ile ölüm arasında fırlatılmışlık ve düşmüşlüğünün ötesinde kendilerini tasarlamaya çalışır, tercihleri farklı olsa da kaygıyla yüzleştiklerinden aynı zamanda kendileri ile yüzleşirler. Bu sayede hergünkülük ikisinin de fırlatılmışlığının ve düşmüşlüğünün içinde huzurlu olan kendilerini gösterir.

Sarah Pinsker, elliden fazla kısa kurgu eserinin, iki romanın ve bir koleksiyonun yazarıdır. Çalışmaları dört Nebula Ödülü kazandı (En İyi Roman, A Song For A New Day; En İyi Kısa Roman, "Our Lady of the Open Road", En İyi Kısa Roman, "Two Truths And A Lie", "En İyi Kısa Öykü", "Where Oaken Hearts Do") Gather"), iki Hugo Ödülü ("Two Truths And a Lie" ve "Where Oaken Hearts Do Gather"), Philip K Dick Ödülü, Locus Ödülü, Eugie Foster Ödülü ve Theodore Sturgeon Ödülü'ne aday gösterildi ve aday gösterildi sayısız Nebula, Hugo, Locus ve World Fantasy Ödülleri için. Kurguları neredeyse bir düzine dile çevrildi ve Asimov's, Strange Horizons, Fantasy & Science Fiction ve Uncanny gibi dergilerde ve birçok antolojide ve yılın en iyilerinde yayınlandı. Aynı zamanda çeşitli bağımsız şirketlerde dört albümü olan bir şarkıcı/söz yazarıdır (üçüncüsü rock grubu The Stalking Horses ile). Baltimore, Maryland'de yaşıyor.

Çevirmen Sevda Ertaş’tan da bahsetmek gerekiyor; uzun bir metni oldukça başarılı bir şekilde çevirmiş, bu da yaklaşık 400 sayfalık kitabın okunmasını kolaylaştırıp keyif almamızı sağlıyor. Bunun yanında farklı bir kapak tasarımı yapan Biğkem Karavus’tan da bahsetmeden geçmeyelim. Kitabı ve yazarı hiç bilmeyen birine bile kitabı aldıracak güce sahip; bana öyle oldu.

Otorite zamanın başlangıcından bu yana insana hükmetmeye çalışmış, bunu insanların bedeni üzerinden, zihni üzerinden denemiş. Günümüzde bunu teknoloji yoluyla yapmaya çalışıyor, kendi varlığımızı sorgulamamıza izin vermiyor, bunu da kendi üstüne alıyor bir görev bilinciymiş gibi. Bu kitap da buna kapı açıldığı zaman neye dönüşeceğimizin ipuçlarını katmanlı bir şekilde bizlere anlatmaya çalışıyor.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Her Nesne Bir Sanat Eserine Dönüşebili..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

A. Dilek Şimşek

16 Şubat 2025

Hayattan Notlar

HaikularSardunyalarınÜstü çiğ kaplı                         Yavru kuşlar uçuyor Bir çocuk içindekiTomurcuklarlaKaplanmış mezar Pire ne yiyorsun yeZıplayıp durmaUykum kaçıyor Pardon, birine benzettimDireksiyonu kavramıyor, kollarını ona teslim etmiş. Başı, omuzları, gövdesi arzın merke..

Devamı..

Sağlıklı Yaşam Endüstrisinin Tatsız Ta..

Andrzej Tokarski

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024