Ölümsüzlüğün Ağır Yükü Altında
21 Eylül 2018 Sinema

Ölümsüzlüğün Ağır Yükü Altında


Twitter'da Paylaş
0

Sadece Âşıklar Hayatta Kalır filmi bilindik sığ vampir filmlerin çok ötesinde.

Yakışıklı vampir erkekler ya da çekici güzel kızlar, sıradan vampir filmlerin ortak karakterleridir. Bu çok güzel ya da çok yakışıklı vampirler ergenler arasında bol bol boy gösterir. Basit sığ aşklar havada âdeta uçuşur. Tüm uğraşları ortaokul düzeyinde sohbetler ve dedikodulardır. Bir izleyici kitlesi var, yıllardır bunlara kanar. Baştan söyleyeyim: Asırlar yaşamış görmüş biri bunların hiçbiriyle ilgilenmeyecektir. Mal mülk, mevki ya da servet gibi konularda doyuma ulaşmış olduğundan bıkkınlık çoktan her yerini sarmıştır. Zamanında yeterli kadar sevgili, eş, dost ya da çocuk edinmiştir ve hepsinin yok oluşuna tanık olmuştur. Dünya savaşlarını, harabelere dönmüş kentleri, insan kıyımlarını birebir yaşayıp gözleriyle görmüştür. Hatta belki de bazılarında aktif rol bile oynamıştır. Her biri en az Hamlet kadar yaşamın anlamsızlığı üstüne kafa yorduğundan içlerinde birer filozof barındırma ihtimali de oldukça yüksektir.

Yırtık pırtık kıyafetleriyle fıçı içinde yatıp kalkan Diyojen’i anımsayın; tokluğu ve umursamazlığı, çoğunluğun yaşamın yapıtaşları olarak gördüğü değerlerin gelip geçici olduğuna inanmasında ya da kavramasındandır, muhtemelen. Mal mülk, devlet, aile… Bir gün bitecekse eğer, değer mi bunca çabaya ya da mücadeleye?

Bazı filmler ise aşk gibidir. Girersin sinema salonuna filmin sonunda mest olup çıkarsın. Evinde koltuğuna kurulup karşındaki çok da geniş olmayan televizyon ekranında izlersin, yine de çarpılırsın. Tıpkı müzik gibidir ya da şiir gibi; üstüne konuşmak istersin konuşamazsın, yazmak istersin yazamazsın, sadece hissedersin. Saatlerce, belki de günlerce etkisinde kalırsın, kurtulmak istemezsin. Jim Jarmusch’un Sadece Âşıklar Hayatta Kalır filmi sizi bilmem ama bende tam böyle bir etki bıraktı desem, abartmış olmam.

Jim Jarmusch’un filmlerini takip edenler, yönetmenin özel bir izleyici kitlesinin olduğunun farkına varmıştır, filmlerinin gösterime girmesini tutkuyla beklerler; ben de öyle, yaşadığımız sürece.

Sadece Âşıklar Hayatta Kalır filmi bilindik sığ vampir filmlerin çok ötesinde. Âdem ve Havva miti bu filmde yeniden yorumlanır. Elbette izleyici farkında olmak zorundadır; perdede ya da ekranda gördüğü her şey bir dekordur, ama bu dekorun arkasında başka başka şeyler de aranmalıdır. Bu dekor: müzik, karakterler, efekt, hikâye, oyuncular vs… Bu filmde asıl sorulan soru şudur: Ölümsüzlüğe katlanılabilir mi? En azından benim yakaladığım merkezdeki soru buydu.

İntihara meyilli Adam’ın tek tutkusu müziktir ve elektro gitarlardır. Zombilerin (insanlara zombi der) saldırganlığı ve ölçüsüz savurganlığı yeryüzündeki yaşamı yok etmeye doğru sürüklerken bunalıma girmeyip de ne yapsın?

Adam harabeye dönmüş Detroit’in manzarasında turlarken bizimde içimize bir hüzün çöker.

Adam: “Sularını zehirlemekle kalmadılar, kanlarını da zehirlediler.”

Dünyanın başka bir ucunda Tanca’da hayatını sürdüren Eve (Havva) ise daha iyimserdir. Tanca’nın egzotik sokakları müzik eşliğinde izleyici için bir şölene dönüşür.

Eve: “Bu kadar uzun süre yaşamana rağmen hâlâ nasıl anlamazsın? Bu saplantılı ruh hali hayatı heba etmekten başka bir şey değil.”

Küçük kadehlerinde temin ettikleri kanı yudumlarken orgazmın hemen ardındaki rahatlamanın ötesindeki hallerine benzer izleyiciyi de kattıklarını iddia edersem abartmış olur muyum? Marlowe, Byron, Darwin, Tesla ve dahası. Nefis diyalogların havada uçuştuğu bu filmi tekrar tekrar izledim, elbette arka arkaya değil.

Sadece Âşıklar Hayatta Kalır filmi üstüne söylenecek çok şey var, ama öncesinde dediğim gibi şiir ya da müzik hissedilir, bu film de öyle, konusunu burada anlatmaya ne gerek var.   

Ölümsüzlüğe gelince, belki de sadece âşıklar bu ağır yüke katlanabilir.

Sadece Âşıklar Hayatta Kalır (Only Lovers Left Alive)

Yönetmen:Jim Jarmusch

Senaryo: Jim Jarmusch

Oyuncular: John Hurt, Tilda Swinton, Mia Wasikowska, Tom Hiddleston, Anton Yelchin.

Film gösterimi: 2013

Film müziğinin bestecisi: Yasmine Hamdan, Jozef van Wissem


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR