J.K. Rowling, takma adının açığa çıkmasından sonra Robert Galbraith'ın resmi internet sitesinde merak edilen soruları yanıtladı. Okurlarının merak ettiği birçok soruyu içtenlikle yanıtlayan Rowling, Cuckoo's Calling kitabını Galbraith adı altında yayımlamasının ardındaki en önemli nedenin, beklenti olmadan yazmak istemesi ve tarafsız eleştiriler beklemesi olduğunu belirtti. İşte Rowling'in yanıtlarından bazıları:
Neden bir polisiye kitap yazmayı seçtiniz ve bunu neden bir takma adla yaptınız?
Polisiye eserleri okumayı her zaman sevmişimdir. Harry Potter'daki birçok hikâye özünde polisiyedir, “kim yaptı” hikâyesidir (Zümrüdüanka Yoldaşlığı daha çok bir “neden yaptı” hikâyesi). Ama uzun zamandır gerçek anlamda bir polisiye yazmak istiyordum.
Takma ada gelince, bu yeni türde bir yazarlık kariyerine başlamak için can atıyordum; kandırma ya da beklenti olmadan çalışıp tamamen yalın geri dönüşler almak istiyordum. Bu harika bir deneyimdi ve daha da uzun sürmesini isterdim.
Neden bir erkek olarak yazmayı tercih ettiniz? Bu, yazmanızı herhangi bir biçimde etkiledi mi?
Yazar kimliğimi kendimden mümkün olduğunca uzak tutmak istedim, bu yüzden de bir erkek kimliği iyi bir fikir gibi geldi bana. Şunu söylemekten gurur duyuyorum ki, Cuckoo's Nest'i benim yazdığımı bilmeden okuyup ondan büyük keyif alan editörüm David Shelley'e kimliğimi ifşa ettiğimde söylediği ilk şey, “Bunu bir kadının yazdığını asla tahmin edemezdim,” oldu. Görünüşe göre içimdeki erkeği başarılı bir biçimde ortaya çıkarabildim.
Peki neden Robert Galbraith ismini seçtiniz? Dışarıdaki tüm Robert Galbraith'lere söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Dışarıdaki Robert Galbraith'lerin, dışarıdaki Harry Potter'lar kadar anlayışlı olduğunu ummaktan başka yapabileceğim hiçbir şey yok. Şunu belirtmeliyim ki durumlarında utanç verici bir şey olduğunu da düşünmüyorum.
“Robert” ismini seçtim, çünkü bu benim favori erkek ismimdi. Robert F. Kennedy benim kahramanımdı ve adını, Potter serisindeki ya da Casual Vacancy'deki herhangi bir karaktere vermedim.
“Galbraith” soyadı ise tuhaf bir nedenden ortaya çıktı. Küçükken adımın “Elle Galbraith” olmasını isterdim ve bunu neden istediğime dair hiçbir fikrim yok. Böyle bir soyadının olduğunu nereden öğrendiğimi bile hatırlamıyorum, çünkü bu adda tanıdığım hiç kimse yok. Ama yine de bana oldukça çekici geliyordu bu ad. Kendime “L.A. Galbraith” adını koymayı ciddi anlamda düşündüm, ancak belli nedenlerden yalnızca baş harflerin kullanıldığı bir ad seçmek istemedim.
Robert Galbraith'in gerçek kimliğinin ortaya çıkması, yalnızca satışları patlatmak için kullanılan bir reklam stratejisi değil miydi?
Eğer birileri, kimliğimi saklamak için kullandığım labirent misali planları (ya da sırrım keşfedildiğinde verdiğim tepkiyi) görseydi, açığa çıkmayı ne kadar az istediğimi anlardı. Yayıncılardan ve okurlardan gelen geri dönüşler ve bazı harika eleştiriler için minnettarım. Robert Galbraith olmak, çalışmakla ilgiliydi, ki bu da yazarlığın en sevdiğim bölümü. Bu benim tarafımdan hazırlanmış bir market dalaveresi değildi; aynı şey yayıncım ve menajerim için de geçerli, çünkü onlar, ben radarın altında uçmak istediğimi söylediğimde beni tamamen desteklediler.