Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

20 Eylül 2026

Edebiyat

Terry Eagleton’un Tek Romanı: Azizler ve Alimler

Faik Çelik

Paylaş

0

0


Yazar romanında “tarihi alınmış, sömürgeleştirilmiş, kan dökülerek baskılanmış ama diline dokunulamamış bir ırkın, İrlandalı olmanın” acı hikâyesini farklı kişilikler üzerinden veriyor.

Aslen İrlanda kökenli  İngiliz yazar ve akademisyen Terry Eagleton’un tarihi ve felsefi ilk ve tek romanı Azizler ve Alimler. Terry Eagleton arada bir kafası karışıp teolojik alanlara ilgi duysa da Marksizm’e dayalı materyalist bir edebiyat eleştiri teorisi oluşturmaya  çalışan edebiyat kuramcısı olarak önemli deneme ve incelemeye imza atmıştır. Tanrının Ölümü ve Kültür, Kötülük Üstüne Bir Deneme, Mizah ilk aklıma gelenler oldu.

Azizler ve Alimlerm mizahi ve ironik bir anlatım dili ile köklerini aldığı İrlanda, Dublin ve İrlandalılar üzerine yazılmış bir roman. İlk bakışta 20. yüzyılın başındaki İrlanda entelektüel ve dinsel dünyasını anlatan tarihsel bir roman gibi görünür. Ancak Eagleton farklı düşünce sistemlerini insan karakterleri aracılığıyla karşı karşıya getirerek fikirler arasındaki çatışmayı vurgulamak amacındadır. Tarih bu amaca aracı olmaktadır. Neden İrlanda Tarihini seçtiğine gelirsek o dönemde İrlanda, bağımsızlık mücadelesi, İngiliz sömürge yönetimi, Katoliklik, İrlanda milliyetçiliği ve sosyalizm arasında sıkışıp kalmıştır.  Azizler tarafında inanç, Katoliklik, şehit olma ve ölüm ana kavramlarken, Âlimler tarafında ise akıl, bilim, tabii Marksizm yer alır. Romanın kahramanları da bu iki kampın birinde yeralan kişiliklerdir.

Romanın esas kahramanı İrlandalı işçi lideri, Cumhuriyetçi ve tabii katolik James Connoly, Dublin’de 1916’da kurşuna dizilen bir devrimci. Diğer kahramanları filozof Wittgenstein, Rus düşünür özellikle dilbilim ve tıpkı kitabın yazarı gibi Marksist edebiyat kuramcısı çağdaş bir filozof olan Mihail Bahtin’in kardeşi St. Petersburg Üniversitesi’nde dil felsefesi okumuş bir Rus aristokrat olan ve tarihe sınıf perspektifi yerine ahlaki bir perspektifle bakan Nikolay Bahtin. Son olarak Dublin denilince ilk akla gelen modernizmin temsicisi İrlandalı yazar J. Joyce, dolayısıyla ünlü yapıtı Ulysses’in iki kahramanından biri olan Leopold Bloom da roman kahramanı olarak yerini almış.

Yazar romanında “tarihi alınmış, sömürgeleştirilmiş, kan dökülerek baskılanmış ama diline dokunulamamış bir ırkın, İrlandalı olmanın” acı hikâyesini farklı kişilikler üzerinden veriyor. İngiltere-İrlanda karşıtlığı ve İngiltere’nin baskın kötülüğü, Katolik-Protestan çatışması Connoly üzerinden anlatılıyor. Bu anlatıya Wittgenstein’ı dahil etmek sanırım onun 20. yüzyılın en önemli filozoflarından olması, Yahudi kökenli olup Katolik eğitim görmesi ve dil felsefesi ile ilgilenmesi sebebiyledir diye düşünüyorum. Keza Mihail Bahtin’in kardeşi de akademisyen ve Yahudi olması nedeniyle olabilir. Kurmaca içindeki kurmaca karakter L. Bloom da Yahudidir. Terry Eagleton daha önceki yazılarını da göz önüne aldığımda sanırım dünya üzerinde  sadece iki ırkın ezildiğini, bu ırklardan birisi İrlandalılar diğeri ise  Yahudilerdir diye düşünmektedir.

Roman kurmaca ama gerçekler üzerine kurulmuş, İngilizlerin İrlandalılar ile olan yıllara dayalı ezen-ezilen tablosuna katkıda bulunan Wittgenstein’ın muhteşem diyalogları, Bahtin’in Çarlık Rusyası, Ekim Devrimi ve Yahudiler için yaptığı yorumlar ve tabii ki Ulysses’in Dublin’in romanı olduğunu söyleyen İrlandalı yazar James Joyce’un romanındaki ana karakteri L.Bloom’un katkıları ile renklenen bir kurmaca. Bertrand Russell ve yazarın okuduğu Cambridge’e bağlı Trinity College’e dair bölümler de çok zekice yazılmış.  Dilin önemine sıklıkla vurgulayan yazar  “dünyaya alkışlamaktan küfür etmeye kadar birçok biçimde tutunmakta olan dilin” insanların sahip olduğu en büyük kıymet olduğu görüşündedir. Hatta şöyle diyor: Dilsiz Bir Ülke, Ruhsuz Bir Ülkedir.

Eagleton’ın Marksist ve Katolik düşünceyi birbirine yaklaştırma girişimlerini biliyoruz. Bu nedenle Azizler ve Alimler, onun kendi hayatındaki büyük entelektüel gerilimlerin de (Marksist ve güçlü Katolik geçmişi olan) bir tür edebi dökümü  gibi okunabilir: Zaman zaman mizah seviyesi  bir düşüş gösterse de ironi hep üst seviyede sürüyor. Hatta roman kahramanların sonuçta “aziz” de olsalar “alim” de olsalar  birbirlerine sandıklarından daha fazla benzeyebileceği mesajını vermiş olması Terry Eagleton açısından ironiktir. Keats gibi yarı İngilizleşmiş İrlandalı edebiyatçılara, Tolstoy ve Dostoyevski gibi kader romanları yazan Rus edebiyatçılarına, hatta Baudlaire gibi kötümser şairlere dokunmadan geçmemiş T. Eagleton.  Romanda bahsi geçen şehirler Viyana, Dublin ve St. Petersburg. Şiddet karşıtlığı da sıklıkla vurgulanmakta.

Kitap tarihi olmaktan çok derinlikli ve felsefik bir roman, roman kahramanları çok farklı kulvarlarda da olsalar,  okunduğunda ipuçlarını da birlikte getiriyor.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Öne Çıkanlar

Pascale Roze'nin Avcı Sıfır'ı ya da Bi..Sedat Sezgin
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Alice Sullivan

26 Mart 2025

40 Yaşındaki Kelime Dağarcığınız Gençl..

Çocukluğunda okuma sevgisi kazananlar bu alışkanlığı ömür boyu sürdürüyor ve hayatları boyunca öğrenme bakımından herhangi bir zorluk çekmiyorlar.Yapılan araştırmalara göre çocukluğunuzda keyif için okuduğunuz kitaplar, on altı..

Devamı..

Çocukluklar Arası Zamanda Yolculuk: Le..

Ç. Y. Kopan

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024