“Farklı düşüncelerin olmadığı yerde toplumun düşüncesi egemendir.”
Oscar Wilde yalnızca popüler kültürün ünlü ismi olarak değil aynı zamanda trajik hayatıyla ilgi çekti – güçlü fikirleri ve toplumca kabul edilmeyen aşk hayatı, uzun süren bir dizi davaya yol açtı, bunlardan sonuncusu yüzünden Wilde "ağır ahlaksızlıktan" suçlanarak iki yıl boyunca "ağır iş" cezasına çarptırılmak üzere hapse attı.
Duruşmalar sırasında, Savunma Avukatı Edward Carson, kırk bir yaşındaki Wilde'ı iki yazısıyla ilgili sorguya çekti. Bu yazılardan biri “A Few Maxims for the Instruction of the Over-Educated” (Fazla Eğitimli Birinin Eğitilmesi İçin Birkaç Özdeyiş) idi. Bu metin, ilk olarak 17 Kasım 1894 Saturday Review’de anonim olarak yayımlandı ve yazarın ölümünden sonra Oscar Wilde'ın Tüm Eserleri: Hikâyeler, Oyunlar, Şiirler ve Denemeler adlı kitabında yer aldı.

Metindeki aforizmalar esprili olsa da hicivlerin altında, toplumun zorbalığı, arkadaşlığın niçin romantik ilişkileri gölgede bıraktığı, “gereksiz” bilginin faydaları ve kusurun bir armağan olması gibi konular yer alıyor.
“Eğitim takdire şayan bir şey. Ancak zaman zaman, bilmeye değer hiçbir şeyin öğretilemeyeceğini hatırlamakta fayda var.
Farklı düşüncelerin olmadığı yerde toplumun düşüncesi egemendir.
İngilizler gerçekleri hep kesin doğrulara indirgiyor.
Bugünlerde bu kadar az ‘gereksiz’ bilginin olması çok üzücü bir şey.
Şu an İngiltere'de Edebiyat ve Drama arasında geriye kalan tek bağ oyunun biletidir.
Eskiden kitaplar edebiyatçılar tarafından yazılır ve halk tarafından okunurdu. Günümüzde kitaplar toplum tarafından yazılıyor ve kimse bunları okumuyor.
Kadınların çoğu öyle yapay ki Sanat anlayışı yok.
Erkeklerin çoğu öyle doğal ki Güzellikten anladıkları yok.
Arkadaşlık aşktan çok daha trajiktir. Daha uzun sürer.
Hayatta anormal olan, Sanat ile normal ilişkilere sahiptir. Hayatta, Sanat ile normal ilişkiler içinde bulunan tek şey budur.
Kendi içinde güzel olan şey, sanatçıya hiçbir fikir vermez. Kusurdan yoksundur.
Sanatçının göremediği tek şey apaçık olandır. Halkın görebileceği tek şey apaçık olandır. Sonuç, Gazetecinin Eleştirisidir.
Sanat, dünyadaki tek ciddi şeydir. Ve sanatçı asla ciddi olmayan tek kişidir.
Orta Çağ kafasına sahip olmak için kişinin bedeninin olmaması gerekir. Modern olmak içinse ruhunun olmaması. Yunanlı olmak için kıyafetinin olmaması gerekir.
Züppelik, Güzelliğin mutlak beyanıdır.
Birini parası olmadığı için teselli edebilecek tek şey savurganlıktır. Birini zengin olduğu için teselli edebilecek tek şey ekonomidir.
Kişi asla dinlememeli. Dinlemek, kişinin işitenleri için kayıtsızlık göstergesidir.
Öğrencinin bile kendine özgü yararları var. Birinin tahtının ardında duruyor ve kişinin zafer anında ona ölümsüz olduğunu fısıldıyor.
Suçlu sınıfı bize o kadar yakın ki polisler bile görebiliyor. Bizden o kadar uzaktalar ki, onları sadece şair anlayabilir.
Tanrıların sevdikleri genç kalır.
Çeviren: Aslı İdil Kaynar
(Brainpickings)






