“Su yosunları, nilüferler ve mor mayasıllarla kaplı gölün kıyısında durdu.
Yel esti gölün üzerinden, su titreyerek ayaklarının ucuna kadar geldi,
suyun dalgalanışı, ayaklarının dibindeki otların yana yatışı, göle vuran
güneşin koyulaştırdığı gölgelerin dans edişi başını döndürdü.”
"Bahçe", Semrin Şahin
Küller, Semrin Şahin’in 2023’de İthaki Yayınları’ndan basılan son kitabı. Daha öncesinde sırasıyla, Güvercinler Zamanı, Kadın Olsanız Anlar mıydınız, Gece Kediler ve Sessizlik, Vatan Sevdalısı Ömer Seyfettin, Yarından da Yakın Mehmet Akif Ersoy isimli kitapları basılan yazarımızın son derece üretken olduğuna değinmeden geçmeyeyim. Ayrıca bu kitapta yer alan Kümes N’olacak? İsimli öyküsünün İngiltere’de yayımlanan Impspired dergisinde “Saddam Tape” ismiyle yer aldığını ve basılmak üzere birkaç kitap dosyasının daha hazırda beklediğini not edelim.
Küller, bağımsız on yedi öyküden oluşuyor. Öykülerde, nefret, ergenlik, çocukluk, kaçış, sınır köylerinde yaşanan terör eylemleri, toplu katliamlar ve hatta nesli tükenen Anadolu kaplanlarına dek uzanan geniş bir yelpazede can yakıcı izleklerin peşinden gidiyoruz. Metinin bütününde ilk fark edilen yazarın dile hakimiyeti ve anlatı biçimi. Sade, süsten ve gereksiz alegorilerden arındırılmış ama derinlikli bir dil. Kimi öykülerde geçmiş ve şimdiki zamanın bilinçli ve kontrollü bir şekilde, kimi öykülerde ise karışık olarak kullanılması ve bunların metnin bütününe netlik, daha etkileyici olma gibi özellikler katması.
Öykülerin bir kısmında, örneğin, Başka Bir Şehir, Cüce, Parlayan ve Bahçe’de fantastik ögeler ve “Büyülü Gerçeklik” olarak tanımlayabileceğimiz anlatılar var. Ülkemiz öykücülüğünde pek rastlamadığımız bu özellik ve kullanımındaki tutarlılık metnin tamamına bir zenginlik katıyor. Bu akıma son derece temkinli yaklaşan bir okur olarak Şahin’in okuru ikna ederek başardığı bir yeni anlatıdan söz ediyorum. Dolayısıyla Şahin’in, mevcut anlatı biçimlerini ve çok işlenen konuları bir tarafa bırakıp kendine has yeni bir tarz oluşturduğunu, yazılmayanları yazdığını, kendisine yeni bir yol ve alan açtığını ve bunu cesurca yaptığını fark ediyor okur.
Şahin, Kanola Tarlası, Nehrin Öte Yakası, Kümes N’olacak gibi öykülerinde çocukluk ve ergenliğe dair, dünyayı, insanları anlama, anlaşılma, reddedilme, yok sayılma, aile ve arkadaşlarla ilk ilişkiler, çocuk ve ergen dünyasındaki kıskançlık, öfke, haset gibi duyguları bir çocuğun bakış açısı ve canlı anlatımıyla aktarıyor.
Öyküler çok katmanlı, derinlikli ve zengin. Çevre sorunları, atığını dereye, denize bırakan fabrikalar, ölü kırlangıçlar, salyangoz toplanması, köylüler, köylü kurnazlığı, iyi ve kötünün ezeli savaşı, bilgeler, kardeşler, düşmanlar arası ilişkiler. Metinin bütünündeki doğa tasvirleri, çiçek, böcek, ağaç isimleri, hayvanların davranış biçimleri ve doğal tepkileri çok canlı; yazarın bu konudaki bilgisini ya da incelikli araştırmasını ortaya koyuyor.
Henüz okumayanlar için fazla detay vermeden öykülerden kısaca bahsedersek, Kafes, nesli tükenen Anadolu kaplanını, Başka Bir Şehir, acı bir haber alan birinin misafir olduğu şehrin başka bir hâle bürünmesini, Kaçış, çok acı bir kaçış hikâyesini, Kuşlar çok güçlü bir nefreti, Yumurtalar hapiste bir baba ve henüz ergenliğe girmemiş çocuğunun annesi ve çevresiyle ilişkisini, Nehrin Öte Yanı ergenlik öncesi iki erkek çocuğunun sancılı büyüme öyküsünü, Küller güçlünün, güçsüzü daha doğrusu kendisinden olmayanı yok etme dürtüsünü, kendi türünü öldürenleri, kısaca insanoğlunun en çirkin yüzünü anlatıyor. Benim favori öykülerimse sırasıyla, Parlayan, Küller, Kuşlar ve Başka Bir Şehir, oldu.
Semrin Şahin’in özgün yeni kitaplarını hızla okuyabilmek dileğiyle.






