Anthony Burgess’in yüz yılına damgasını vuran romanı hangisi?

Anthony Burgess’in yüz yılına damgasını vuran romanı hangisi?


Twitter'da Paylaş
0

YanıtOtomatik Portakal gibi görünüyor ama yazarın 40 yıllık kariyerinden bize kalan pek çok şiir ve düzyazıyı da unutmuyoruz.
Anthony Burgess’in doğumunun yüzüncü yıldönümü, belki de bütün bir ayı onun eserlerine adamamız için bize bir bahane sunuyor. Burgess olağanüstü yeteneğe ve fikirlere sahip bir yazardı. Genel geçer yargılara başkaldırışı, kara mizahı ve dildeki oyunlarıyla muhteşem kitaplara imza attı. Bir yandan da, Muhafazakârlığı ve vergi nefreti, sol kesimdeki edebi çevrelerin dışında kalmasını kesinleştirdi. Aykırılığını en iyi, vergi ödememek için İngiltere’yi terk edip Avrupa turuna çıkmasından ve romanlarını Bedford marka bir minibüsün arkasında kaleme almasından anlayabiliriz. Burgess’in bu tavrını “bilinen yoldan gitmeme” metaforuyla okumak kaçınılmaz. Bilinenden bahsetmişken, bu ayın en doğal kitap tercihi Otomatik Portakal olmalı: aşırı şiddet ve şatafatla süslenmiş olağanüstü, tuhaf, yaratıcı ve oldukça eğlenceli bir roman. Eğer bu ayı kitapta kullanılan “Nadsat” diliyle geçirmek istemiyorsanız başka birçok romanı tercih edebilirsiniz. Bu romanların çoğu, en az Alex ve bıçaklı sütü kadar ilgiyi hak ediyor. Burgess’in son döneminde kaleme aldığı başyapıtlarından Earthly Powers, ya da Enderby dörtlüsünün dört kitabından birini veya 40 yıllık kariyeri boyunca yazdığı 30 ilginç romanından birini seçebilirsiniz. Şiirleri ve düzyazılarından bahsetmiyoruz bile. Yazarın dilimize çevrilen bazı kitapları şöyle: Mozart ve Deyyuslar, Doktor Hastalandı, Bir Elin Sesi Var, Deptford’daki Ölü Adam.

(Guardian)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR