Tolkien’e Doğru, Hayali Diller…
21 Ağustos 2018 Ne Haber Edebiyat Kültür Sanat

Tolkien’e Doğru, Hayali Diller…


Twitter'da Paylaş
0

Marslıların nasıl konuşacağını tasarlamak… Tolkien’in yarattığı diller… Hayali yolculuklar için hayali diller yaratmak, yaratıcı yazarların önemli sorunları arasında. Bunu yapabilenler az. Onları anlayanlar da. Hayali dillerin yaratıcılarının zorun üstesinden gelerek larattıklarıysa her zaman biricik kalıyor. Bunun için de değerli, önemli. Marina Yaguello, Hayali Diller adlı benzersiz kitabının bir bölümünde özellikle Tolkien’den söz ederek bizi hayali dillerin kapısına götürüyor. O kapıdan içeri girmek, yaratılmış eserleri okumaktan geçiyor. Bu ilginç ve yararlı bölüm aşağıda:

Tarzan'ın ünlü yaratıcısı Edgar Rice Burroughs da, sakinleri Barsoomluların, temelde telepati yoluyla ortak bir dilde iletişim kurdukları ama bölgelere göre değişen yazı dizgeleri kullandıkları (Çin'in tersi) Under the Moons of Mars'ı (1917) yazmıştır. Yapıtın kahramanı John Carter bu dili bir haftada öğrenir: Bu yetenek [telepati] bütün Marslılarda olağanüstü gelişim göstermiştir ve dillerinin yalınlığına ve uzun konuşmalar sırasında çok az sözcük kullanmalarına açıklık getirmektedir. Bu, Mars gezegeninin evrensel dilidir; bu sayede bu çelişkili dünyanın hem üst hem de aşağı hayvan türleri, türün zekâsarmalı uyarınca ve bireyin gelişim düzeyine göre az çok eksiksiz bir biçimde iletişim kurma yetisine sahiptir. Bu yapıtta, Flammarion'un halka tanıttığı Mars'ta yaşam olasılığı ve tinsel iletişim kuramı gibi XIX. yüzyılın sonu ve XX. yüzyılın başında moda olan kimi izleklerle karşılaşılır. Bunlar, yine aynı dönemde ünlü medyum Hélène Smith'in imgelemini besleyen izleklerdir.

hayalidiller02

Bu dönemden başlayarak İngilizce konuşan yazarların (özellikle de Britanyalı) üstünlüğü kendini fantastik yazında ve bilimkurguda kabul ettirir. Tolkien'in Bilbo the Hobbit (1937) ve Lord of the Rings'i (1954-1955) ilk türe girer. Çocukluğundan beri kendini dillerin büyüsüne kaptırmış olan (yalnızca Latinceyi ve Yunancayı değil İbranice, Galce ve Finceyi de çok iyi bilmektedir) Tolkien, ünlü üçlemesini kaleme almadan önce filoloji ve sözlükbilim eğitimi almıştı (uzmanlığının asıl bölümünü, Ortaçağ İngilizcesi profesörü olarak Oxford'da yaptı). Dolayısıyla, XIX. yüzyılda Hint-Avrupa alanında gelişen karşılaştırman uygulamadan beslenmiştir. Sözcüğün modern anlamında bir dilbilimci değildir Tolkien, zamanının dilbilim kuramlarındansa tümüyle habersizdir. Çok sayıda dil yaratmıştır; en önemlileri Hobbit ve Elf dilleridir. Tolkien tümü de Germen dilleri filolojisi içinde yer alan Macarca, Yunanca ve Latinceden yaptığı katkılarla akraba  lehçeler arasındaki bağıntılardan, tarih evrelerinden bütün bir soyağacı çıkarmıştır. Bu dillere bir sözcük dağarcığı ve ayrıntılı bir dilbilgisi oluşturmuştur (The Lord of the Rings serisini yazmaya başlamadan çok önce, 1917'den başlayarak Finceden, Yunancadan ve kişisel katkılardan oluşan Yukarı Elfçe ya da Quenya denilen Elflerin dilinin sesbilimsel ve tarihsel betimlemesini ve bir sözlüğünü yayınlar). Oxford'un bir başka "armağan"ı, ünlü şiir Jabberwocky'nin şairi, kendisinden daha büyük olan Lewis Carroll gibi Tolkien de eski Anglosakson dilinin ses yapılarından büyük bir tat alır. Tolkien'in yapıtında dünyayı yaratan, gerçek anlamda dildir: Bir dil, ardından konuşucularını ve bunların evrenini yaratır: bu evren, "Orta Dünya"nın fantastik evreni olacaktır. Demek ki, Tolkien'in verdiği dilden yola çıkarak kişilikler yaşam bulur ve tarihleri yazılır. Kaldı ki kitap, tarih anlatıcıları Hobbitlerin eski dili olan Westron dilinde bir elyazmasının çevirisi olarak ortaya çıkar. Çevirinin kendisi de (Hobit-İngilizcesi) eski İngilizceden kaynaklanan birçok eski kullanım içermektedir. Tolkien ayrıca Kuzey Avrupa söylencelerine ve destanlarına da (Kelt, Germen ve İskandinav) büyük bir ilgi duymaktaydı ve konularının birçoğunu bu destanlardan almıştı. Yüzükler de doğal olarak Nibelungen'in konusunu anımsatmaktan geri kalmaz. Ne olursa olsun, Tolkien'in yapıtı, bugün anlaşıldığı biçimiyle bilimkurgudan çok İngilizlerin sayısız örnekler verdiği hayali yolculuğa yakındır. Giderek daha fazla Anglosakson kültürün egemenliğine giren bir dünyada, Yeryüzü'nde olduğu gibi evren ölçeğinde de egemen ve evrensel dil genellikle ve doğrudan İngilizce, ya da kimsenin tartışma konusu bile yapmadığı kaçınılmaz bir olgu olarak geleceğe ve uzama yansıtılan Basic English’tir: Sanki eski kullanımlara başvuru bugünkü standart İngilizceye oranla bir mesafe koymakmış gibi genellikle gösterişli ve dahası da tumturaklı bir İngilizce.

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR