Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

23 Ocak 2017

Ne Haber

Yakın okumaya karşı uzak okuma mı?

Deniz Gündoğan İbrişim

Paylaş

22

0


Moretti’nin önerdiği uzak okumada yakın okumadaki gibi belli başlı metinler tek tek okunmaz, aksine, büyük bilgiyi analiz etmek önemlidir.
Eski insanların bir sözü vardır, “Ars longa, vita brevis” derler. Sanat uzundur, yaşamsa kısa. Buradaki mesele bu kısalığa ne denli yoğunluk sığdıracağımızdır belki de. Edebiyat havuzunda birikenler, okuduklarımız, eleştirdiklerimiz, okuyamadıklarımız ya da daha eleştiremediklerimiz, altını çizemediklerimiz, yazmadıklarımız, elektronik kitaplar, Google kitapları vb. düşündükçe başımız dönüyor. Biz ölümlüler, bunca kitapla ne yapabiliriz? Edebiyat profesörü ve eleştirmen Franco Moretti’nin bu soruya bir cevabı var: “Bütün kitapları satır satır okumayın.” Moretti’nin geliştirdiği “Lit Lab” (Yazın Laboratuvarı diye çevrilebiliriz) edebiyat ve edebi çalışmalar içinde uzun yıllar boyunca yer eden yakın okumaya karşı uzaktan okumayı önerir. Bu noktada Lit Lab edebi türlerin tanınması ve saptanması için bilgisayarları ve kitapların/hikâyelerin konusunu yeniden düşünmek için de ağ (network) kuramını kullanır. Lit Lab, edebi meseleleri ve edebi soruları hipotez-testlerle, sayısal hesaplamalarla, nicel çözümlemelerle ve dolayısıyla ağ kuramıyla ele alır. Benzer yaklaşımı “dijital insan bilimleri”nin yükselişinde görebiliriz, ancak Moretti’nin önerisi bizce biraz daha radikal. Moretti’nin önerdiği uzak okumada yakın okumadaki gibi belli başlı metinler tek tek okunup incelenmez, aksine, büyük bilgiyi, başka deyişle büyük çaptaki veriyi analiz etmek önemlidir. “Uzaktan okumaya ihtiyacımız var,” diyor Moretti. Ona göre yakın okuma, edebiyatın doğasını ve gerçek faaliyet alanını açıklamakta yetersiz kalır. “Örnek olarak şunu verebiliriz,” diye devam ediyor: “İngiliz edebiyatında Viktoryen Dönem’e ilgi duyan birinin Thomas Hardy’nin Adsız Sansız Bir Jude adlı kitabını eline almasıyla ve aynı kanona ait iki yüz tane kitabı daha incelemesiyle başlayan bir yolculukta bizi ne bekler? George Eliot’ı okursunuz, oradan George Meredith’e geçersiniz ama bundan ne çıkar? İncelediğiniz bu örnek alandan çok anlamlı bir şey öğrenemezsiniz, çünkü modeliniz çok kısıtlıdır.” [caption id="attachment_24501" align="aligncenter" width="800"] Franco Moretti'nin Hamlet network'ü![/caption] Bu noktada Lit Lab, tartışmalı yaklaşımını sunar bize. Aylık kitapçıklar halinde okurlarla buluşan Lit Lab, bir kitapçığında otuz tane kitabı sadece edebi türüne göre sınıflandırarak bilgisayar programına tanıtır. Ardından program, belirlenmiş bu tür üzerinden giderek altı tane daha benzeri kitabı tanımaya başlar. Burada programın iki işlevi önemlidir. Birincisi dilbilgisel ve anlambilimsel işaretlere odaklanmakta, ikincisiyse tekrarlanan sözcük sıklığına dayanmaktadır. Meselenin ilginç tarafıysa insanların ve bilgisayarların edebi türleri farklı sınıflandırmasıdır elbette. Okurlar, örneğin gotik edebiyatı karanlık, derin atmosferine, kalelere, şatolara, hayaletlere ve “ürpermek”, “harabe” gibi sıkça tekrarlanan sözcüklere göre sınıflandırırken, bilgisayar programı daha dilbilgisel olarak kaynak dilde (Lit Lab’da genellikle İngilizce) sıkça tekrarlanan belgisiz sıfatlara göre (İngilizcede “the”) sınıflandırır. Lit Lab, okurların ayırt edemeyeceği edebi yapıların ancak böylesi bir düzenlemeyle ortaya çıkacağını savunur. Dahası Lit Lab ve dolayısıyla uzak okuma, hikâyenin konusunda saklı kalan bakış açılarını iletişim ağları sayesinde ortaya çıkarır. Örnek olarak Shakespeare’in Hamlet’inden yola çıkar Moretti. Hamlet’teki karakterleri ağ kuramındaki noktalara ya da minik devrelere, karakterlerin karşılıklı konuşmalarını da bağıntılara dönüştürür. Bu yolda, söz konusu konuşmaların içeriği de dahil olmak üzere Hamlet’in iç yolculuğu, monoloğu ve aslında hikâyenin konusu değişime uğrar. Ancak Moretti bu değişimin hikâyenin gömülü açılarına gönderme yaptığını ve okurlara deneysel bir alan açtığını söyler. Horatio karakterini Hamlet’ten çıkarırsanız Hamlet’e ne olur mesela? Uzak okuma ve yazın çalışmaları, edebiyatın ulusal sınırlarını aşmada ve dolayısıyla karşılaştırmalı edebiyatta güçlü bir araç olabilir. Jale Parla uzak okumaya ilişkin şöyle der: “Bu kısa tartışmada amaçladığım, Moretti’nin ‘uzak okuma’ ya da ‘uzaktan okuma’ dediği yöntemin mutlaka o kadar da ‘uzak’ sayılmaması. Dünya edebiyatına ulaşmak için bu edebiyatı bilenlerle işbirliği içinde birlikte okuma da mümkün olmalı. Tabii burada önemli olan bu işin son derece ciddiyetle yapılması gerektiği ve ciddiyetle yapıldığına dair dünya edebiyatçılarının birbirine duyacağı güvendir. Bu okumalar sırasında her ulusal geleneğin yumuşak karnını oluşturan birtakım kültürel önyargılardan ve alınganlıklardan kurtulmuş olmak önemlidir” (Varlık, 2009, ss. 4-5). Parla’nın izinden gidersek, uzak okuma bize ulus edebiyatını, ulus aşırılığı ve kozmopolitliğini yeniden düşünme fırsatı sunar. Ne var ki edebiyatın kurmaca dünyasını düşündüğümüzde bu dünyanın bir dizi yasaya yüzde yüz uymayacağı da aşikârdır. Moretti, edebiyatı kolektif bir sistem olarak düşünür ve anlamın daha çok niceliksel bir bütünsellikte kendini var edeceğini söyler. Bu kimileri için heyecan vericidir; özellikle 21. yüzyılın yazın dünyasında farklı bir heyecana ve devinime yol açar. Kimileri içinse bu tutum da bir çeşit dogmatik düşünceden kendini kurtaramaz.
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Bir Ressam, Bir Heykeltıraş ve DâhiSennur Karanlık
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

P. D. &. L. Moon

6 Ekim 2025

Mega Influencerların Yükselişi

Mega influencerlar halkın hayal gücüne yön verir. Ve gerçeklerden çok anlatıların önem kazandığı bir dünyada savaşlar hayal gücünde kazanılır, hayal gücünde kaybedilir.Epistemolojik bir krizin son safhalarındayız. Yapay zekâyla donanmış çağımızda hakikat fikri -ne olduğ..

Devamı..

Kapitalist Kişisel Dönüşümün Olmazsa O..

Fabien Trécourt

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024