Yazar Anuk Arudpragasam'ın ikinci romanı A Passage North, yakın zamanda 2021 Booker Ödülü uzun listesinde yerini aldı.
Yazarın ilk romanı The Story of a Brief Marriage ile yeni romanının ikisi de Sri Lanka İç Savaşı’nı etkileyici bir dille anlatıyor. İlk romanı bu trajik koşullar içindeki hayatı, yeni hayatıysa savaşın sonrasını ele alıyor. Peki Anuk Arudpragasam nasıl biri ve kimlerden ilham alıyor?
Yazar hakkında
“Sri Lanka, Colombo’da doğdum ama ailem ülkenin kuzeyinde bulunan Jaffna’dan. Savaştan doğrudan etkilenmekten uzak, son derece ayrıcalıklı ve elitist bir ortamda büyüdüm. Bir şeyler yazmaya yirmi yaşımda başladım. O sıralar Niteliksiz Adam adında, 1930’lu yıllarda Avustralyalı yazar Robert Musil tarafından yazılmış bir roman okuyordum ve felsefe bölümü öğrencisiydim. Doktora yapmayı planlıyordum ve felsefeyle ilgilenmeme rağmen akademisyen olmaktansa bir yazar olarak ilgimi çeken soruları daha yakından inceleyebileceğimi fark ettim.”

İlham aldıkları
“Robert Musil; Peter Nadas adında Macar bir yazar var, özellikle Anılar Kitabı adlı kitabı benim için çok önemli; Proust'un Kayıp Zamanın İzinde; Samuel Beckett; çok sevdiğim Fransız romancı Nathalie Sarraute ve 1960'lar ve 70'lerden Brezilyalı yazar Clarice Lispector. Çok yavaş bir okurum ve çağdaş kurgu pek okumuyorum ancak her yıl günümüz yazarlarının İngilizce yazılmış romanlarından birini okumaya çalışırım. Ancak okuduğum kitapların çoğu eskiye ait. Yeni roman okumaktansa daha önce okuduğum bir romanı tekrar okumayı tercih ediyorum.”
Yazma süreci
“Yazmaya dair herhangi bir ders hiç almadım. Yazmak, çoğu insan için olduğu gibi, benim için de büyük ölçüde yalnız başına gerçekleştirilen bir faaliyettir, erken aşamada yazdıklarımı insanlarla paylaşmayı hayal dahi edemiyorum. Columbia Üniversitesi'nde doktora öğrencisiyim ve felsefe okuyorum ama bursluyum ve program yedi yıl sürüyor. Bu, benim için yazmaya zaman ve para ayırmanın bir yolu. Elimle de yazdığım oluyor, bilgisayarda da. Yazdıklarımı paylaştığım birkaç arkadaşım var, sayıca fazla değiller. Genelde yazmadan önce yaptığım birkaç ritüel var: yerleri süpürürüm, bir fincan çay hazırlarım, işim bittiğinde evden ayrılırım. Saatlerce süren sessizliğe ihtiyacım olur.”
Savaş
“Sanırım savaş bittiğinde, çoğu Sri Lankalı Tamil gibi ben de biraz kararsızdım. Bir yandan artık savaş olmayacağı için mutluyken diğer yandan hükümetin kuzey ve doğu üzerinde tam kontrole sahip olduğu için Sri Lankalı Tamillerin durumu hakkında biraz endişeliydim. Hiçbirimiz savaşın hangi koşullar altında sona erdiğini bilmiyorduk çünkü hükümet gazetecilerin ve bağımsız gözlemcilerin kuzeydoğu savaş bölgesine girmesini yasaklamıştı. İşte o zaman, hayatta kalanlar tarafından çekilen tüm bu fotoğraflar ve videolar internette belirdi ve kuzeyde ve doğuda yaşamayan bizler, meydana gelen katliamı daha iyi anladık – Birleşmiş Milletler raporuna göre kırk bin kişi ölmüştü. Bir Sri Lanka Tamili olarak beni en çok etkileyen şeylerden biri, bundan nasıl kaçmış olduğumdu. İşte o zaman, savaşın harap ettiği bölgelerde yaşayan insanlarla aramızda ne kadar fark olduğunu idrak ettim. Aynı millet ve kültürdendik, aynı dili konuşuyorduk ama savaş yıllarında onların yaşadıkları tüm travmalar, tüm o çığlıklar ve cesetler… Bunları anlamak zordu, aramızda mesafe vardı ve roman (The Story of a Brief Marriage) ne olduğunu daha iyi anlamak için başvurduğum spontane bir girişimden ibaretti. O mesafeyi kapatmak, o boşluğu doldurma çabaları…”
Çeviren: Aslı İdil Kaynar
(Platform)






