Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

19 Ağustos 2024

Şiir

İlkini Yitirmiş Sevda: Kederli Coğrafyanın Sessiz Şarkıları

Serkan Parlak

Paylaş

1

0


Nursel Köse, peşinden sürüklediği çocukluğunu ve göz göze geldiği kadınlığını şiirlerinde dolaştırıyor.

“nedir sessizlik / nedir söylenmeyen sözlerden başka”

Aktris, komedyen, yazar, şair ve radyo tiyatrosu yazarı Nursel Köse’nin yeni şiir kitabı İlkini Yitirmiş Sevda geçtiğimiz aylarda Tara Kitap etiketiyle okurla buluştu. Toplamda otuz dört şiirin yer aldığı kitaptaki şiirlerin başlıkları çoklukla iki ve tek sözcükten oluşuyor: doğadan uzak, kırmızı bulut, ıssız sokaklar, kurumuş dal, sonbahar, yitik, eskiler, dolunay…

“saçlarınız çırılçıplak dövülüyor / en arsız hayalleriniz sıyrılıp çıkıyor ansızın / en utanmaz yataklardan / en saf rüyalarınız yırtılıyor / en kıvrak yerlerinden kamçılanıyor / kasıklarına kadar namus ”

İlkini Yitirmiş Sevda’da birinci tekil kişi –ben, kahraman– anlatıcı bakış açısıyla hem anlatımcı-öykülemeci hem de imgeci tarzın etkilerinin hissedildiği şiirler yer alıyor. Şiirlerde yoğun biçimde imge, benzetme ve tezat kullanımı söz konusu. Köse, bireysel ve toplumsal meseleleri özellikle doğadan seçtiği benzetilen öğeler, zıtlıklar ve sınırlı tekrarlar eşliğinde çarpıcı biçimde şiire dönüştürmeyi başarıyor.  Şiirlerin odak izlekleri aşk, sevgi, ayrılık, yalnızlık, yaşlılık, doğa, nostalji, şiddet, ölüm, kadınlık halleri ve yabancılaşma… Şairin, yeni şiirlerinde doğa, toplum ve bireyle ilişkili sözcükleri bir araya getirerek yeni anlamlar arayışının arka planında kadınlık merkezli toplumsal dertlerle bireysel meseleleri doğa üzerinden dengeleme çabası var. Buna bağlı olarak gündelik konuşma dilindeki sözcükleri işleyerek şiir diline yaklaştırma çabası ve kendine has üslup arayışı değerli ve dikkat çekici.

“güneş sönüp kaybolur / ihanettir / yoksun yaralı üşümüş arzularınız / çok uzaklardan gelmekte / saçlarınızın örgüsünü dağıtan rüzgârla kardeştir / bir çocukluk düşü bastırılmış / eli ayağı bağlanmış / tutsak edilmiş / en güzel yerinde zamanın / ve en uzak yerinde aşkın / kendini anımsatır”

İlkini Yitirmiş Sevda'da yer alan şiirlerin çağrıştırdıklarından hareketle kadınlık durumlarının odağında cinsellik var. Kadın doğulmaz; toplumsal normlar ve cinsiyet rolleriyle mücadele edilerek kadın olunur. Başlangıçta namus aracılığıyla saçlar, hayaller, rüyalar ve cinsellik kontrol altına alınır. Tutsaklıktan kurtulmak için ise harekete geçmek gerekir.  Ev ve evlilik yalnızlık getirir, esarete çözüm kesinlikle değildir. Peki aşk? Günümüzde toplumsal bağlar kopma noktasına gelmiş, aşk ise gündelik hayatın rutinleri yüzünden anlamını ve gücünü yitirmiş, hatta insanlığı terk etmiştir. İklim kriziyle birlikte doğanın döngüsü nasıl bozulduysa aşkın da ritmi değişmiştir. Yine de umut vardır; hayat zıtlıklardan oluşur, yok oluşların ardından doğa ve insan kendini yeniden var edebilir.      

“mayın döşeli yatağım / savurduğun doruklarda / ateşli yıldızlarla doldum / ve yandım baştan ayağa / yeniden doğuyorum şimdi / inlediğim şarkılara inat / beni sar öpmelerin mavisine / yeniden yıkanıyorum / deniz diplerinden vurgun yemiş sırlarınla”

Köse’nin şiirlerinde aşk ve ayrılık hep iç içe, ancak ayrılık hep merkezde. Aşk beklentiyle başlar, sonra buluşma gerçekleşir. İlk dokunuşlar zordur, hüzünlendirir. İlişki iletişimle gelişir, boşlukları yalnızlık ve sessizlik doldurur. Ayrılık ihtimali belirdiğinde duygular kontrol edilir ancak bir türlü çözüm bulunamaz. Çünkü arzular baskılanır, istekler engellenir, hayatın en güzel çağları özgürce yaşanamaz, çocukluk düşleri hiçbir zaman gerçekleşemez. “sanki ilk gülümseyişinde yaşlanıp gitmiştir çocuk”  Ayrılıklar yabancılaştırır; arkadaşlar, dostlar, sevgililer gerilerde kalır. Törensiz, nedensiz ve vedasız gerçekleşir, dehlizde yolculuk etmeye benzer. Zamanla gelen soğukluk ve solgunluk hemen hissedilir. Bütün aşklar bitmeye mahkumdur. Rutinler iyi gelse de geriye kaybın sızısı kalır. Gün geçtikçe insan tükenir. Geriye yalnızca anılar kalır.

“bu sevdalar böyle çukur / bu depremli suskunluklar / nedir ölüm / en müthiş anlarda / yalnızlığınla karşılaşmaktan başka / sancıların gelgitlerine atak / ölü bir yüreğin / zaman zaman çaresiz atışlarından başka / nedir”          

Nursel Köse, peşinden sürüklediği çocukluğunu ve göz göze geldiği kadınlığını şiirlerinde dolaştırıyor. Onun yaralarından yapılma aşkları, aynalarda bile görünmeyen duyguları, sadece kendisinin işaretlediği bir coğrafyanın sessiz şarkıları aslında. Şair, hatıraların kederli diliyle konuşan, tutkuları ve özlemleriyle cesur bir yolculuğa çıkıyor ve okuru da bu mahrem şölene çağırıyor. İlkini Yitirmiş Sevda, günahın esrikliğinde, yalnızlığın evinde, kendini yeni baştan yaratanların mısralarından oluşuyor.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Hayat ve EdebiyatHasan Parlak
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gil Shohat

31 Ağustos 2025

Bitimsiz Bir Savaşın Ortasında İsrail ..

İsrail’in sessizliğinde çatlaklar oluşmaya başladı. İsrail Solu’nun Gazze Şeridi’nde devam eden tek taraflı savaşa karşı tutumunu nasıl anlatmalı? İsrail’in Filistinlilere karşı yürüttüğü bu yıkıcı savaş ve soykırım karşısında sessiz kalmayı tercih eden bir ..

Devamı..

Düşünmek Bir Lüks Haline Geldi

Mary Harrington

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024