Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

21 Ekim 2022

Edebiyat

İyi Gramer Hâlâ Seksi mi? Yoksa Muhasabeci Baharatlı Patlıcanı Yine Evde mi Unuttu?

Vildan Çetin

Paylaş

1

0


Kanlı klavye savaşlarının yaşandığı sosyal medyada görünür olmak artık her şey. Orada varsanız: Varsınız!

Tam da AKP hükümetinin sosyal medya için hazırladığı ve adına ‘Dezenformasyonla Mücadele Yasası’ adını verdiği yeni sansür yasası tartışılıyorken Mashable’da* bu konu ile bağlantılı ilginç bir yazıya denk geldim. Kullanıcıların farklı düzlemlerdeki sosyal medya sansürlerini nasıl aştıklarını anlatan, dilin bu amaç uğruna yeniden yapılandırılması süreçlerini de içeren ilginç bir yazıydı.

Makaleyi okuduktan sonra sorular zihnimde ardı ardına uçuşmaya başlamıştı. Sosyal medyada, görünmez kodlarla sınırları belirlenen içerik denetimi yöntemleri, iletişim şeklimizi zoraki değiştirirken kim veya kimler tarafından duyulur/görülür olduğumuzu da belirliyor olabilir miydi? Dili hedef kitleye uyarlama sorunsalından, hedef kitleye ulaşmak için kullanılan dili, algoritmalardan nasıl koruruz sorununa nasıl geçiş yapmıştık? Sosyal medya sansürleri, hedeflerine ulaşmak için sınır tanımayan buluşçu zihinleri ne gibi yeniliklerle karşımıza çıkaracaktı?

Haydi biraz eskiye gidelim

Reklamcıların ketçapa ketchup, köfteciye köftheci, Y kuşağının yani milenyum çocuklarının; merhaba/mrhb, ne haber/nbr örneklerinde olduğu gibi kelimeleri ünlülerinden sıyırıp, kendine iyi bak/kib’deki gibi sadece baş harfleri yazıp kısaltarak kullanmalarının üstünden on seneler geçti. Kısaltmalarda değil belki ama İngilizceye uydurulmaya çalışılan Türkçe kelimeleri görünce içi cız edenlerden biri de bendim o zamanlar. Reklam yazarı olsak da bir şerefimiz vardı yahu! Güzelim dilimizi böyle eğip bükmemeli, aslını korumalıydık. Ancak olmuyordu işte. İş, satacak reklam üretmeye geldiğinde dil kuralları pek âlâ eğilip bükülüyordu.  Allahtan romancılar vardı. İyi gramer onların hassas noktası idi. Lakin o cenahtaki kırılmalar da iyice göze batmaya başlamıştı.

Bu yazarların en etkileyicilerinden biri, DJ - yazar Irvine Welsh idi. Transpotting*  adlı romanından Johne Hodge tarafından aynı adla uyarlanan 1996 yılı yapımı kült film Transpotting, X kuşağında ilgi patlaması yaratmış, 72,000,000 sterlin hasılat yapmıştı. Filmi seyreder seyretmez kitabını da alıp okumuştum. Yazar Irvine Welsh, Transpotting’in devamını, New York Times’ın en iyi satanlar listesine de giren 2002 yayın tarihli Porno** adındaki kitabı ile sürdüreceğini açıkladığında 600 sayfalık kitap kütüphanemdeki yerini çoktan almıştı bile. Ancak o da ne? Welsh yapacağını yine yapmıştı. Kitaptaki karakterlerin dilini yazıya uyarlamak yerine, tüm kitabı konuşma dili ile yazmış, dilbilgisi kurallarını hiçe saymıştı. Bu yazım şeklinin de etkisiyle sinemasal tarafı ağır basan kitap, zihninizde yağ gibi akan sahnelerle son hız ilerliyordu. Böylece, başlangıç kitabı Transpotting’i okumasanız da geçmişten günümüze karakterleri yeniden tanıtıp tanımlıyordu: Geldikleri aileler, yaşadıkları yerler, eğitim seviyeleri, olaylardaki duruşları… kullandıkları dil sayesinde kolaylıkla anlaşılabiliyordu. Kitabı bitirdiğimde bir aydınlanma yaşamıştım. William Faulkner, Ses ve Öfke’nin bazı yerlerinde bunu yapmıştı ancak tüm kitabın bu şekilde yazılması bana çok ilginç gelmişti.

Yenilik için esnek olmak şarttı azizim. Hem, Hüseyin Rahmi Gürpınar üstadımız, ‘Duyduğunuz her yeni fikre kızmayınız. Onları iyi niyetle karşılamak için akıl fikir sahibi olmaya çalışınız’ demiyor muydu Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç romanında?

İnternet Dil Hassasiyeti Çöplüğü mü?

Yoksa kullandığımız kelimeyi iyi seçmek daima mühim mi a güzelim?

Sosyal medyadaki son gelişmelere bakınca, sadece Tiktok’ta değil, çok daha ciddi mecralarda İngilizce bazı kelimelerin alternatifleri ile yer değiştirdiğini görüyoruz. Mesela lezbiyen kelimesi yerine ‘le dollar bean’ kullanılıyor. Unalive kelimesi intihar anlamına geliyor. Seks yerine seggs yazılıyor. Cinsel saldırı yerine SA (Sex Assult/baş harfleri), vibratör yerine baharatlı patlıcan ifadesi kullanılıyor. Seks işçilerine; muhasebeci deniyor. İngilizcede AAVE veya BVE kısaltmaları ile tanımlanan Afrikalı Amerikan yerel İngilizce ağzı, jenerasyon Z’nin de sıkça kullandığı kelime yer değiştirmelerine ev sahipliği yapıyor. Gucci deyince bir markadan bahsedilmiyor artık. Gucci, all good anlamına geliyor. Her şey yolunda/sorun yok mealinde.

Uzun lafın kısası, dil bilgisi konusunda hassasiyete sahip ruhlar için her şey yolunda görünmüyor. Bir düşüncedir alıyor haliyle: Yoksa yoksa, yıllar evvel bir bez çanta üstünde görüp paylaşmalara doyamadığımız o görselde yazdığının aksine: İyi gramer artık seksi değil mi?

Maalesef artık, iyi dil bilgisi gibi kullanacağınız kelimeyi doğru seçmek de Z jenerasyonun baskın olduğu sosyal mecralarda özellikle yeterli değil. Bunun yerine, algoritma tarafından yasaklanmış bir kelimenin yerine koyacağınız veya üreteceğiniz yeni kelimenin seçimi hayatı önem kazanmış durumda. Üstelik bu kullanımlar, gittikçe daha geniş bir kesim tarafından kabul görüyor. Yeni ve alternatif kelimeler üretiliyor. Dil modifiye edilerek  yeni anlamlar dünyasında tekrar üretiliyor.

Bu çabaların tek yönden bakınca, basit bir nedeni var. Görünür olarak, ön sıralara yükselmek. Örneğin, dünyanın en çok kullanılan sosyal medya platformlarından TikTok’ta içeriğin dağıtılma şekli, diğer ana akım sosyal platformlardan farklı. Görünür olmanın birincil yolu, takipçi sayınızdan değil, algoritma tarafından seçilmiş sayfalardaki takipçilerin izlemelerinden geçiyor. Haydi Tiktok’u beğenmiyorsunuz diyelim, diğer mecralarda da durum farklı değil.

Etkileyici olan şu ki, bu çılgın buluşlar sadece moda olduğu için yapılmıyor.

Sosyal medya platformları, yanlış bilgilendirmeyle mücadele etmek amacıyla hassas konulardan bahseden videoları aşağı çekiyor. Çok düşünmeden kullandığınız ve tehlikeli bulunan bir kelime yüzünden, görünürlüğünüz aza indirgeniyor veya tamamen engelleniyorsunuz. Bunun önüne geçmek için, covid salgını süresince, sosyal mecralarda bu konu hakkında konuşanlar, pandemi yerine panini ve panda express gibi kelimeler kullanmıştı. Facebook'taki aşı karşıtı gruplar adlarını "dans partisi" veya "akşam yemeği partisi" olarak değiştirmişlerdi. Instagram'daki aşı karşıtı kişiler, aşılanmış kişilere ‘yüzücüler’ adını vererek benzer kod sözcükler üretmişlerdi.

Yazılım programları ile sınırları sürekli yenilenen algoritma hapishanesine düşmek, sadece marjinal ve küçük grupların, tabu konularda konuşmak isteyen veya bu tip fikirlere sahip kullanıcıların, izlenme sayısı milyonları aşan influencer’ların veya alaycı red severlerin korkulu rüyası değil elbet. Sansür mekanizmasından kaynaklanan engeller her kesimden insanın özgürlük alanını sınırlandırıyor. Örneğin siyasi baskının çok sert olduğu Çin gibi ülkelerde, gerçekten hapishaneye yatmanıza neden olacak süreçleri dahi içinde barındırıyor. Washinton Post’ta*** ‘Çin Hükümetini Eleştirmenize İzin Veren Gizli Kodlar’ başlığıyla 2015 yılında yayınlanan makalede, bağımsız bir medya kuruluşu China Digital Times tarafından derlenen "Çin İnternetinin Kodunu Çözme: Siyasi Argo Sözlüğü" başlıklı yazıda,  internetin ve Facebook, Twitter ve Instagram gibi sosyal mecraların sıkı şekilde denetlendiği Çin’de, sansür filtrelerinden kaçınmak ve hassas konular hakkında konuşmak için, resmi olmayan bir sözlüğe 25 yeni kelime veya kelime öbeği eklendiği yazıyordu.  2022 yılına gelene dek kim bilir bu sözlüğe kaç yüz kelime daha eklenmiştir.

Gelelim ülkemizin durumuna. ‘Dezenformasyonla Mücadele Yasası’nın cezalandırma gerekçeleri içinde yer alan ‘Halk arasında korku, panik ve endişe oluşturma kastı varsa… Kamu barışını bozmaya yönelik ise…’ tarzındaki muallak ifadeler ile keyfi olarak suçlanarak ceza alabileceğiniz şahane bir baskı ortamı yaratılıyor. Böylece, otokontrol mekanizması teşvik ediliyor. Kafa karışıklığı ve korku ile baskılanan zihinlerin özgürlüğü elinden alıyor.

Kanlı klavye savaşlarının yaşandığı sosyal medyada görünür olmak artık her şey. Orada varsanız: Varsınız! Yeterli ilgiyi görmüyorsanız, isminiz misyonunuz ne olursa olsun, küçük bir ilgilenen grubu dışındakilerce yok farz ediliyorsunuz, etkiniz güdük kalıyor. Öte yandan, sosyal medyada çok görünürlük tehlikeli de. Her an, duyulmasını-bilinmesini- görülmesini istemediğiniz bir şey, tek tıkı ile milyonların bilgisine sunulabiliyor. Tüm bu kakafoni içinde kimin ne yaptığı çok net olmasa da, özgürlüklerimizi şimdi, şu anda savunmazsak yarın birbirinin sesini duymak ve duyduğunu anlamak için yeni bir dil uydurmak zorunda kalanların arasındaki müstesna yerimizi alacağımızdan emin olun. Hepimiz biliyoruz ki; gerçeklere, bilmesi gereken şekliyle ulaşan ve özgürce tartışamayanları, çeşitli suni bahanelerle istenilen istikamete koyun gibi gütmek her zaman daha kolaydır. 

 

*Trainspotting kelimesi sokak dilinde ‘Eroin enjekte etmek için boş damar aramak’ anlamına geliyor. Welsh de kapak ismi olarak bu anlamı seçmiş. Direkt çevirirsek, tren koleksiyonculuğu, tren aksesuarı koleksiyonculuğu, tren gözlemciliği gibi anlamları da var.

** Tıpkı Trainspotting gibi Porno da yayınından bir süre sonra, ‘halkın haya duygularını inciten cıs yayın’ kategorisinden işleme tâbi tutularak Muzur Neşriyat kurulunca toplatıldı, diye hatırlıyorum.

***

https://mashable.com/article/content-moderation-changing-language-fast

****

https://www.washingtonpost.com/news/worldviews/wp/2015/07/29/these-are-the-secret-code-words-that-let-you-criticize-the-chinese-government/

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Bilim İnsanlarının Yazdığı Bilimkurgu ..Scotty Hendricks
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Helena Schäfer

27 Ekim 2025

Silikon Vadisi Bize Yogayı Sattığı Gib..

Eski moda kapitalistler gibi spor araba koleksiyonları yok, bunun yerine kırsal bölgelerdeki çiftliklerde yaşıyor, sabahları yürüyüşe çıkıp bunun bile reklamını yaparak varoluşsal bir derinlik yanılsaması yaratmaya çalışıyorlar.Stoacı bir ..

Devamı..

Süpermarketler: Çağdaş Edebiyatın Tuha..

Clémentin Rachet

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024