Ahmet Büke: “Umut vermeyen bir şeyle kimse ilgilenmez.”

Ahmet Büke: “Umut vermeyen bir şeyle kimse ilgilenmez.”


Twitter'da Paylaş
0

Cazibe İstasyonu öykü okurlarını ve sizin önceden yazdıklarınızı okuyanları biraz şaşırttı mı?

Okuyanların çoğunun fikrini bilmiyorum elbette, ama kimi arkadaşlarım şaşırdı sanırım. Özellikle ikinci bölümü birkaç defa okuduklarını söylediler. Benden çok beklenen bir metin değildi galiba. Gerçi ben de şaşırdım. İkinci bölümün ilk öyküsünü tek öykü olarak yazmıştım. Yani o kadardı aklımdaki. Sonra can sıkıntısından devam ettim. Öykücükler birbirlerine eklendi.

Cazibe İstasyonu, Ne anlatılabilir, sorusuna verilmiş önemli bir örnek yerine geçer mi?

Bu kadar iddialı bir şey söylemem doğru olmaz sanırım. Ama insan can sıkıntısını yenmek için sınır tanımayabilir. Her şey metnin konusu olabilir galiba.

Peki yazınsal bir metnin alabileceği biçimlerin sınırları nerede biter?

Bana artık bu sınırda daha cüretkâr olabiliriz gibi geliyor. Giderek o sınırı, sınırı olmayan bir yere doğru iteliyoruz. Özellikle sanal gerçeklik ve metnin iç içe geçeceği noktalara doğru gidiyoruz. Bir kurgunun içinde yer alıp, o kurguyu etkileyip yeni formlara dönüştüreceğimiz –yazmak, çekmek, oynamak gibi– günler çok uzakta değil.

Bu ülkede yazarın yaşanan onca acıya ve soruna duyarsız kaldığını söyleyenler de çıkıyor...

Böyle bir edebiyat olabilir, ama bence hayatta karşılığı yok, etkisi de kalmadı. Edebiyat, hayatı anlamamıza ve değiştirmemize yardım etmiyorsa onda umut yoktur. Umut vermeyen bir şeyle de kimse ilgilenmez. Bugün edebiyatın yaşadığı krizi biraz da burada aramak gerekiyor. Politik olanı dışlayanı hayat da dışlıyor.

“Tuhaf Su” bölümü okurlarının ilgisini hemen çekiyor. Bu bir deneme mi, yoksa benzerlerini her zaman yazacak mı Ahmet Büke?

Aynılıktan sıkılıyorum ben. Kendimi sıkanı da okutmak istemem. Üstelik denemek çok eğlenceli. Kendini ve hayatı keşfetmene yardım ediyor. Bu yeni hal hoşuma giderse yazabilirim de devamını.

Bir “has edebiyat” sözünü yıllardır kullanıyoruz. Nedir “has edebiyat”?

Tam tanımını bilmiyorum. Özgün, yenilikçi ve hayatın içinde bir edebiyat bana kalırsa.

Bundan sonraki kitabınızla ilgili ipucu da verir misiniz?

Henüz yazmaya başlamadım. Yeni kitap çıkınca bir süre kilitleniyorum ben. Ama sanki sinema biraz beni meşgul edecek gibi duruyor.

2012


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR