Kitabın en özgün yanlarından biri de yazarın mizahı ve dili kullanma biçimi olarak karşımıza çıkıyor.
Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan ve Ömer Açık’ın kaleminden çıkan Arıları Kaçırmak; doğa sevgisi, kardeşlik teması, toplumsal değerleri ve bilim etiğini odağına alan bir macera romanı. Yazar, sürükleyici bir polisiyenin ardında okurunu eğlendirirken aynı zamanda yaşamın gerçeklerine, her anlamda geçmişe ve bugüne dair geniş pencereler açıyor. Bu sayede çocuk okurlar erken yaşta bilinçsel bir aydınlanma yaşıyor. Yaşamın çocuk gözünden kıpır kıpır yanını yakalayan yazar, çocuk aklının düşünme biçimini, detaylarda buldukları incelikleri ve çocuksu ruhun içten gelen varoluşsal merakını tüm renkleriyle sayfalara taşıyor.
Hikâye, Şarköy civarında doğal dokusu hâlâ daha mevcut olan bir kırsalda bir arılıktan fazlaca ana arının çalınmasıyla başlıyor. Olayların gerçek coğrafyalarda geçmesi, romana samimiyet ve derin bir mekân duygusu katıyor. Sayfaları çevirirken bir okur olarak yolumun geçmişte tam da bu yaşlarda ve bu yollardan geçmiş olması, hikâyeyle aramda anında sıcak ve sağlam bir bağ kurmama sebep oldu. Kendi anılarımla kesişen bu konumlar, tanıdık hissiyatından kaynaklı kurgunun gerçekliğini hayal edilmesi kolay olduğundan diğer okurlar için de artırırken, bir yandan da içinde yaşadığımız hayatın yansıması gibi. Ancak yazarın dünyası sadece kendi kişisel deneyimlerinin geçtiği coğrafyalarla da sınırlı kalmıyor; kendi hayatında tattığı ve zihninde hâlâ daha biriktirmeye devam edip ilham aldığı kültürel değerleri ve isimleri de anlatının omurgasına ekliyor.

Bu maceralarla dolu metnin tam göbeğinde ise birbirine hiç benzemeyen tipik ikiz kardeş prototipi olan Leyla ve Taylan duruyor. Biri titiz ve planlı, öteki ise dağınık ve sakar. Gerçekten de kitapta tasvir edildiği üzere "benzemez ikizler" olarak adlandırmak, onların karakteristiklerini ilk bakışta özetliyor. Bu zıtlığın özellikle kurguya yerleştirilmesindeki amaç ise onların bu denli zıt olan doğalarının aslında uyumsuzluktan ziyade, birbirlerine uyum sağlayan ve zor anlarda fikir yürütme açısından işlerine yarayacak bir avantaja dönüştüğü gerçeğinin, ikizlerin karakter gelişimi sürecinde fark etmelerinin hedeflenmesinden kaynaklı. Hikâyenin devamında, birbirlerinden hayal açısından da farklı olan bu ikiz kardeşler, hayallerini gerçekleştirmek için ailelerinden gizli bir şekilde İstanbul’daki İkizler Festivali’ne doğru yola koyuluyorlar. Çılgın Refik Amca’larının desteğiyle atıldıkları bu koşuşturmayla, kendilerini sahte ilaçlar, hayvan kaçakçılığı ve zorlu kovalamacaların içinde buluyorlar.
Kitabın en özgün yanlarından biri de yazarın mizahı ve dili kullanma biçimi olarak karşımıza çıkıyor. Sonsuz gençlik vaat eden "Şipuramin", "Leşkesen" veya "Kılkoparan" gibi ironik ilaç isimleri, modern çağın mucizevi ürün furyası çılgınlığını komik bir dille eleştiriyor. İlaç devine "Dümen" denmesi gibi kelime oyunları ve Dedektif Menekşe gibi sıra dışı karakterlerin karakter gelişimlerine tanık olmamız, çocuk edebiyatında mizahi eleştirinin ne kadar güçlü kullanılabileceğini göstermiş oluyor. Ayrıca roman, hikâye içinde hikâye anlatımıyla oldukça katmanlı bir yapıya sahip olduğunu ispatlıyor. Okuyucularda akıl yürütme, beyin fırtınası ve hayal gücü gibi önemli eylemleri de teşvik ediyor.
Arıları Kaçırmak yalnızca sürükleyici bir polisiye değil. Zengin bir kültür ansiklopedisi ve tarih öğretimi niteliğinde işliyor. Keşanlı Ali Destanı'ndan Atatürk’e, Cem Karaca'dan Johnny Cash'e kadar pek çok tarihi ve popüler kültür figür bizleri selamlıyor. Örneğin yazar, Tolkien’in dünyasına ve onun yarattığı ögelere gönderme yaparak çocuk okurlara edebiyatın genişleyen evrenlerini gösteriyor. Genç okurların bu baş eserleri ve tarihî şahsiyetleri küçük yaşta, temelden araştırıp farklı kapılar aralamaları için rehberlik yapmış oluyor.
Arılar dışarıdan bakıldığında küçük ve doğaya olan etkisi de bünyesi gibi küçük görünür. Ancak Ömer Açık, arıların bu küçüklüğünün ekosistemin ufak gibi görünen ama kalbi olduğunu bizlere aktarmayı Arıları Kaçırmak romanıyla sağladı. Bilimsel boyuttan çıkıp, doğa üzerine etiksel sorgulamaları teşvik eden ve dahası bir büyüme hikayesi olarak karşımıza çıkan böylece başarılı bir kurgu, biz okurların gözlerimizi açmamız gerektiğine dair sarsıcı nitelikte. Hem çocukların hem de içindeki çocuğu unutmayan yetişkinlerin keyifle sığınacağı zamansız bir liman gibi adeta.







