“Aramızdaki farklar değil bizi birbirimizden ayıran, bu farkları tanıma, kabul etme ve kutlama konusundaki beceriksizliğimiz.”
Arılar durmak bilmeden hayatın senfonisini mırıldanır, son derece önemli bir görevleri vardır ve dünyayı donatan çiçeklerden sorumludur. Birçok şairi etkilemeleri şaşırtmayan bir gerçek: Emily Dickinson, Walt Whitman ve Ross Gay arılardan ilham almış olan şairler grubuna dahil isimlerden yalnızca birkaçı.
Ne var ki bizden milyonlarca yıl daha fazla süredir varlığını koruyan bu olağanüstü canlılar, insanların yaptıkları yüzünden yok olma tehlikesiyle yüz yüze. Bu çok korkunç bir durum – düşünün, Mısır’daki antik mezarlara gömülü bal kaç yıl bozulmadan muhafaza edilmiş ve bu mucizeyi yaratan tür tehlike altında.
Bir şeyi yok etmek için alınan kararların yerine yaratmak ve iyileştirmeye yönelik kararlar alınmasını savunan şairlerden biri Bertrand Russell’dı: “Yaratmak ve yok etmek, ikisi de gücü elinde tutmak isteyenleri tatmin eder, ancak yapıcı olmak daha zordur. Bu yüzden başarınca kişiyi daha fazla memnun eder.”
Kendini “siyah, lezbiyen, anne, savaşçı ve şair” olarak tanımlayan Audre Lorde (1934-1992) sürekli yaratmakta olan arıları ve Bertrand Russell’ın değindiği konuyu “Arılar” adlı şiirinde ele alıyor. Lorde'un 1974'te yazdığı şiir, ölümünden sonra Black Nature: Four Centuries of African American Nature Poetry adlı kitapta yayımlandı.

ARILAR
Okulun dışındaki sokakta
çocukların öğrendiği şeyler
onları ele geçiriyor.
Pencere ve demir ızgara arasına doluşan
arı sürüsüne taş fırlatan
bir grup erkek çocuğu bağırıyor.
Çocuklar öfkeli taşları sapanlarıyla fırlatıp
pencereleri parçalıyor.
Öfkelerini vızıldayan arılar
saldırmakta geç kalıyor.
Neden sonra çocuklardan biri sokuluyor
daha hızlı bir yıkımın içine çekiliyor
okuldaki korumalar geliyor
ellerinde uzun tahta sopalar
arı kovanına girişiyorlar
yapımı neredeyse tamamlanmış olan balmumu odalara vuruyor
yeni koridorları eziyorlar
taze bal damlarken
süpürgelerinden aşağı
çocuk geride kalan şaşkın arıları
ayaklarıyla ezerek
yok etme konusunda uzmanlaşıyor.
Meraklı ve uzakta duran
dört küçük kız çocuğu olayı hayranlıkla izliyor
gizli bir ders öğrenmek
ve kendi yıkımlarını anlamaya çalışmak için
Kızlardan biri bağırıyor
“Arılar sorun çıkarmıyordu ki!”
ve boş, parçalanmış köşeye bakmak için
hafifçe vızıldayan yıkıntının üzerinden geçiyor
“Bal nasıl yapılır, öğrenebilirdik!”
Çeviren: Aslı İdil Kaynar
(Brainpickings)






