Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

13 Mayıs 2020

Edebiyat

Bir Şair Hatırlanmak İsterse

Havanur Taflan

Paylaş

1

1


Yazmak, tarihin dehlizlerinde kaybolmuş kişilerin tekrar gün yüzüne çıkmasını sağlıyor galiba. Zamanın rüzgârı estikçe toprağa gömülenleri de yavaş yavaş çıkarıyor yazma eylemi.

Unutulmuş ne çok insan var günlüğümün sayfaları arasında. Aralık 1992 tarihli sayfasında bir şiir yazılı… Son günlerde geçmişe ne çok yolculuk yaptım. Yeni kuşak bilmez, biz fotoğraf kuşağıyız, onlar gibi dijital dünyanın bilinmezliğine bırakmayız anılarımızı. Elle tutulmalı bizim anılar, fotoğraflar olmalı elimizde ve kalemle kâğıt buluşmalı anılar düşerken deftere. Bazı yazarlar yazma süreçlerini anlatırken küçük bir imge, şiir, resim, ne bileyim öyle bir şeylerden bahsederler ya, ne kadar da haklılar. Eskiden modaydı günlük tutmak. Aşk acıları, yalnızlıklar, hayatın bazen güzel, bazen karanlık yüzündeki yansımaları vardı bu özel defterlerin sayfaları arasında.

Zil çalacak... Siz derslere gireceksiniz bir bir.
Zil çalacak... Ziller çalacak benim için,
duyacağım evlerden, kırlardan, denizlerden;
ta içimden birisi gidecek uça ese...
Ama ben, ben artık gidemeyeceğim.

Zil çalacak... Siz geminize, treninize gireceksiniz.
Zil çalacak, ziller çalacak benim için bir bir,
duyacağım, iskelelerden, istasyonlardan bütün,
ta içimden birisi koşacak ardınızdan...
Ama ben, ben artık gelemeyeceğim.

Sonra bir gün zil çalacak yine,
hiç kimseler, kimsecikler duymayacak;
ne sınıflar, ne iskeleler, ne istasyonlar, ne siz...
ta içimden birisi kalacak oralarda,
ben gideceğim.

(Zeki Ömer Defne)

Bir öğretmen şair diye not düşmüşüm defterime. Karamsar olduğum anlarım… Altına yazdıklarımı paylaşamayacağım sizlerle. Ama bir şair hatırlanmak istedi galiba. Anneannem rüyamda ölmüş birini görünce hatırlanmak istedi, dua istiyor derdi o geldi aklıma. Evet, hatırlanmak istedi şair Zeki Ömer Defne.

Yazmak insanın yalnızca bildiklerini aktarması değil aynı zaman da kendisi hakkında bilgi vermesidir. Bir de benim yaptığım gibi tarihin dehlizlerinde kaybolmuş kişilerin de tekrar gün yüzüne çıkmasını sağlar galiba. Zamanın rüzgârı estikçe toprağa gömülen her şeyi de yavaş yavaş çıkarır bu yazma eylemi. Belki tesadüftü tüm bunlar, ama ben hayatta tesadüflere pek inanmam. Her şeyin nedeni vardır bence. Bu akşam can sıkıntıyla günlüğümün arasında gezinmek, topraktan bir şairin tekrar gün yüzüne çıkma isteğiydi ya da tekrar hafızalarda ki yerini alma isteği kim bilir. Sebep ne olursa olsun bu şair hatırlanmak istedi bu akşam. Onunla da başka bir şair belleklerimizin derinliklerinden tekrar çıktı. Tabii beni de daldırdı yıllar öncesindeki korkularıma… Kimdi özel defterimin sayfalarındaki bu şair?

“Defne, o lisede, öğretmenliğin bir adanmışlık ve sorumluluk olduğunu bilen kişilerdendi. Haziran ve eylül dönemi sözlü sınavlarında, öğlen paydosları dışında iskemlesine çivili, her öğrenci­yi dikkatle dinleyişini geçecek ya da daha fazla not verebilmek için öğrenciye soru içinde sorular yöneltişini; A’dan D’ye kadar son sınıf edebiyat ve fen şubelerinin tepeleme harmanlar yapıp tomar tomar bölüştüğümüz Türkçe-kompozisyon ve edebiyat olgunluk sınavı kâğıtlarını, ilerlemiş miyopluktan ötürü kalın camlı gözlüklerini çıka­rarak, gözlerini kâğıtlara âdeta yapıştıra yapıştıra, gene oturduğu yerden hiç kalkmaksızın, hava kararıncaya kadar sabırla, satır satır okuyuşunu nasıl unuturum” diyor Behçet Necatigil. Toplumcu realist şair Necatigil‘le Zeki Ömer’i buluşturan da bu öğretmen ve öğrenci ilişkisi.

Halk şiiri geleneğine bağlı kalarak yazdığı ölçülü uyaklı şiirleriyle tanınmış Zeki Ömer Defne. Halk söyleyişi ve biçimi ile yazmış şiirlerinin çoğunu. Necatigil’e göre Denizden Çalınmış Ülke’deki şiirler, halk şiiri söyleyişleri ile birlik­te şairin iç yaşantısındaki yoğun duyarlılığı aksettirmekte.  Denizden Çalınmış Ülke, yayımlanmış tek şiir kitabı şairin (1971). Anadolu'yu şiirlerinin ana teması olarak alan Defne, yurt güzellemeleriyle tanınmış. (Dede Korkut Hikâyeleri üzerine de araştırması var.) Yazdığı yurt güzellemeleri şiirlerinde Erzurum, Eğin, Ilgaz, Isparta, Bursa, İstanbul, Konya illerini çeşitli özellikleriyle tanıtmış okuyucusuna. (Varlık dergisinde yayımlanmış çoğu şiiri). İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirmiş. Galatasaray Özel Şişli Terakki ve Alman Lisesi ile Yıldız Harp Akademisi’nde edebiyat öğretmenliği yapan Zeki Ömer Defne, Aralık 1992'de yaşama gözlerini yummuş. Tamda benim günlüğümdeki tarihte, Aralık 1992 Pazar akşamı.

Bu ömür arkasında, bir sürü şiir (çoğu dergilerde kalan kitapla buluşamayan) ve yaşam haritasında kılavuzluk ettiği öğrenciler bırakmış. Bir de benim günlüğümdeki satırlarıma, şiiriyle yaptığı yarenliğini…

Bir gün bizim için de çalacak bu ziller ve kimse hatırlamayacak. Kim bilir, birileri de bizi çıkarır tarihin bilinmeyen dehlizlerinden gün yüzüne… Kim bilir.

YORUMLAR

erhan tığlı

Değeri anlaşılamamış ya da anlatılamamış, gölgede kalan bir şairdir. Yeniden değerlendirilmelidir.

26 Aralık 2020

Öne Çıkanlar

Anlam ve AnlamakKardelen Ayhan
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Christine Estima

20 Eylül 2025

Kafka’nın İlk Çevirmeni: Milena Jesenská

“Henüz var olmayan bir şeyi, ancak ona tutkuyla inanırsak yaratabiliriz."1920’li yılların Viyana’sı günümüzün kozmopolit Viyana’sı gibi değildi. I. Dünya Savaşı sona ermiş, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu çökmüş,  bu acımasız savaşın yarım bıraktığı işi 191..

Devamı..

Sapanca’da Doğa Yürüyüşü Yapılabilecek..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024