Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

21 Mayıs 2025

Kültür Sanat

Hayattan Notlar

A. Dilek Şimşek

Paylaş

2

4


İffetli Desdemona

Bilmez misin ki

Yabancı o şimdi

Othello, Shakespeare’nin çok katmanlı yapıtlarına en güzel örnek. Kötülük, amaç uğruna mücadele, kahramanlık, itibar, aşk, bağlılık, güven ve kıskançlık gibi insana dair konuların üst üste ve hızlıca ilerlediği eserde okuyucu, izleyici bir saniye bile olup bitenin dışına atılmaksızın, kendi yorumunu da katarak oyunla bütünleşiyor.

Oyun bittiğinde kalan tortu, hem Shakespeare’den hem insanlıktan hem de kendimizden oluşuyor.

Penolepe’yi andırır sevgi dolu, iyilik sever, sözünün eri, kocasına ve namusuna son derece bağlı Desdemona’ya itirazım var ama. Bir kadın erkek egemen toplumda kendisine biçilen role muntazaman uygunluk gösterirken kendisi olabilir mi? Bir erkeğe eş olmak ve bu eşlikçi görevindeki aşk ve sadakat mı tanımlamalı bir kadını? Bence hayır.

Ben kadınların Molly Bloom gibi olanını severim. Kendisi kocasına ya da sözüne (sonuçta Cassius’a verilmiş bir söz vardı) adayan değil, kendine adayan, kendi kimliğini sorgulayarak tanımlayan kadınları.

Bir erkekle tanımlanmak, onun sevgisine bağlanmak o kadar da iyi bir şey değil, oyundan anlaşılan. Ya da sonu kötü olabilir diyor Shakespeare.

Ah Othello ah

Kıskançlık aldı

Sevginin o yerini

*

Bu arada Molly Bloom, Leopold’u kendine göre bir bağlılık ve anaçlıkla sevmektedir. Çocuklarını kaybettikten sonra biten seks yaşamları, derin bir tutkunun kayboluşu değil derin bir acının sonucu. Ona kaybettiğini anımsatandan bu şekilde uzaklaşmak, Molly’nin bilinçli bir tercihi. Gençliğinin ve güzelliğinin kalıcı olmadığının çok farkında olan Molly, sınırlı olduğunu bildiği zamanına kendisi egemen olmak istiyor ve zevk aldığı seksten mahrum kalmak istemiyor. Başka erkekler tam da burada devreye giriyor. 

Genelinkine hiç uymayan bu tutarlı bir ahlak anlayışını yorumlamaya kalkmak sıradana ve baskıya bir göz kırpmak olur.

Odyseus’u bekleyen Penolope’nin taliplilerini oyalamak için sabahtan akşama dokuduğu kumaşı, akşamdan sabaha sökmesi erkek dünyasına göre hoş bir sadakat ve ahlak örneği olmasına öyledir. Evi dolduran yemeden içmeden ve Penolepe’yi elde edip iktidara kavuşmak isteyen o gürültücü erkek topluluğunun ahlakının sorgulanmasını gerektirir.

Kadını kadın yapan geleneksel rolleri uygun bir şekilde üstlenmenin ötesinde öteki ve kendisi olmak, buna cesaret edebilmektir.

*

Pakize Suda’dan anımsadığım çok güzel bir tanımlama var. Yanlış değilsem aşkın karşısındakini bulunmaz hint kumaşı sanmakla, aslında hıyarın teki olduğunu anlamak arasında geçen süre olduğunu söylüyordu. Ortalıkta kendilerinden başka bir insanın varlığının kıskançlık için yeterli bir sebep olduğunu da ileri sürüyordu.

Othello Desdemona’ya âşık mıydı? Kıskançlıktan başına gelenlere bakacak olunursa evet. Aşkı kıskançlıkla bir tutan erkek egemen toplulukların ortak bilinç altları ve bilinçleri böyle söylüyor çünkü. 

Savaşta en yakın arkadaşının ölümüne bile göz yaşı dökmeyen yüreği aslan, iradesi çelik, yenilmez ve durdurulamaz Othello, kendisinin tek hükümdarı Desdemona’ya aşık mıydı? Değilse Desdemona namusu, sınıf ve ırk farkı nedeniyle ele geçirilmesi gereken bir başka zafer miydi? 

Shakespeare’nin tanımıyla bir imparatorun yanından yatıp ona hükmetmeye layık bir kadın olan Desdemona, ihanet etmediği Othello’nun ellerinde yaşamını yitirirken aşk hakkında düşünmeye zaman buldu mu?

O aşkını göklere savuran Othello, sevdiğinin ölü bedeninin yanında düşünmüş olmalı ki yılan zehriyle dopdulu göğsünü yumruklarken başını öne eğiyordu.

Bu bilmek olanaksız. Bunu hep düşünecek olmak eserin klasikleşmesinin nedeni, gücünün göstergesi. 

*

Bir Kızılderili efsanesine göre Büyük Ruh’un insanlara verdiği en önemli hediye öğrenme yetisidir. Bu hediyenin tamamlanıp anlamlı olabilmesi için insanın öğrendiğini gelecek kuşaklara aktarması gerekir.

Othello annesinden emanet aldığı mendili, evleneceği kadına, Desdemona’ya verirken bir armağandan çok öğrenilmiş bir bilgiyi de aktarıyordu. O mendil bağlılığın ve sadakatin simgesiydi. O mendile sahip olanlar ölene dek tutkuyla sevecek, son nefeslerine kadar ayrılmayacaklardı.

Othello’nun annesinin, yani geleneğin Desdemana’nın yok oluşundan sorumlu olduğunu düşünüyorum. Molly Bloom’ların sayısının artması gerek ki mendiller sadece bir mendil, sadace bir armağan olarak anılsınlar.

*

Othello mu Leopold mu Odyseus mu.

Üçünün de ortak özelliği karılarını arkalarında bırakıp bir yolculuğa çıkmaları. Bu yolculukta karşılaştıkları zorluklar onları bir şekilde değiştiriyor. O sırada karıları da bir şekilde değişim gösteriyor. Desdemona saflığını koruyor, Molly kendini anlıyor, Penolope ise kurnazlık gösteriyor.

Baba oğul ilişkisi tanımlanmadan, ele alınamadan, çözümlenemeden bir şey demek zor. Efendi köle ilişkisini algılamadan da.

*

Shakespeare daha dünyada kendini sevmeyi bilen insan görülmediğini yazmış Othello’da. Molly tam da kendini seven bir insan bana göre. 

Demek ki insanın kendin sevmesi için tanıması, kalbine ve beynine kulak vermesi gerek. 

Kieerkegaard’a göre eski bir filozof tüm yaşadıklarımızı ve deneyimlerimizi kusursuz bir şekilde kaydederseniz ne olduğunu anlayamadan filozof olursunuz demiş.  Kendimizi tanıma sanat ve felsefeyle olacak. Ben Othello olsaydım ne yapardım diye düşündüğümüz an değişmeye başlayabiliriz. Ben Desdemona olsaydım şöyle yapardım dediğimizde değişmiş oluruz belki. Molly Bloom’a sempati duymaksa kendimizi ele vermek.

YORUMLAR

İbrahim Berksoy

Karşılaştırmalı edebiyatın kıyısında güzel lükleri gibi güzel bir yazı... Yazının girişi, gelişmesi bizi yazarın şu son sözüne ulaştırıyor: "Kendimizi tanıma sanat ve felsefeyle olacak. Ben Othello olsaydım ne yapardım diye düşündüğümüz an değişmeye başlayabiliriz. Ben Desdemona olsaydım şöyle yapardım dediğimizde değişmiş oluruz belki. Molly Bloom’a sempati duymaksa kendimizi ele vermek."

21 Mayıs 2025

İbrahim Berksoy

Karşılaştırmalı edebiyatın kıyısız günlükleri gibi güzel bir yazı... Yazının girişi, gelişmesi bizi yazarın şu son sözüne ulaştırıyor: "Kendimizi tanıma sanat ve felsefeyle olacak. Ben Othello olsaydım ne yapardım diye düşündüğümüz an değişmeye başlayabiliriz. Ben Desdemona olsaydım şöyle yapardım dediğimizde değişmiş oluruz belki. Molly Bloom’a sempati duymaksa kendimizi ele vermek."

21 Mayıs 2025

A. Dilek Şimşek

Teşekkür ederim İbrahim Hocam.

28 Mayıs 2025

A. Dilek Şimşek

Teşekkür ederim İbrahim Hocam.

28 Mayıs 2025

Öne Çıkanlar

Dostoyevski İki Yüzlü Sözde Aktivizmi ..J. M. Charlton
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Ayzer Bilgiç

20 Şubat 2026

Bir Ölümsüzlük Meselesi

Yazarların özel hayatlarıyla pek ilgilenmem. Onları yazdıklarıyla tanımak, bilmek, yazım tekniklerini anlamaya çalışmak daha fazla ilgimi çekiyor.Georgi Gospodinov’u başucu yazarım ilan ettim. Şu aralar onun yazdıkları bana çok iyi geliyor. İlk olarak yaklaşık üç yıl önce Zama..

Devamı..

Minimal Takı Sevenlere Özel Hediye Fik..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024