Bloomsbury Grubu Arşivleri
8 Ekim 2019 Edebiyat

Bloomsbury Grubu Arşivleri


Twitter'da Paylaş
0

Partridge ve Lehmann’a ait koleksiyonda eskiden olduğu gibi günümüzde de ilgi uyandıran Bloomsbury Grubu’nun üyelerinin hayatlarına dair birçok bilgi bulunuyor.

Özgür düşünen yetenekli entelektüellerden oluşan Bloomsbury Grubu “arkadaş grupları hâlinde takılan, ancak aşk üçgenlerini seven” ilgi çekici bir topluluktu ve öyle olmaya devam ediyor. Hemen hemen her yıl grubun sıra dışı hikâyelerini anlatmaya çalışan bir kitap yayımlanıyor. En son 2010 yılında, grubun iki kadın üyesine ait fotoğrafların bulunduğu otuz albüm halkın erişimine açıldı. Bu kadınlar savaşlar arası dönem İngiliz edebiyatında önemli bir yer edinmiş Rosamond Lehmann ve grup üyelerinden en uzun yaşayanı, yüz üç yaşında öldüğünde arkasında yıllarca tuttuğu günlüğünü bırakan Frances Partridge’dı. 

Grubun üyeleri entelektüel çevreye ve özgür hayatlara sahip olsalar da hepsi mutlu değildi. Bu isimlerden en ünlüsü kocası Leonard’a üzerinde “Bu korkunç zamanları tekrar yaşayamayız” yazan notu bırakıp kendini boğmak için ceplerini taşlarla doldurup nehre yürüyen Virgina Woolf’du. 2010’da açığa çıkan arşivdeki parçalardan biri Woolf’un kaybolmasından beş gün sonra, ancak henüz cesedi bulunmadan Frances Partridge’e yazılmış 3 Nisan 1941 tarihli bir mektup. Mektubu yazan kişiyse Woolf’un kardeşi Vanessa ile evlenen sanat eleştirmeni Clive Bell’di. Mektupta “Maalesef geçtiğimiz Cuma öğlen saatlerinde kendini boğduğuna dair en ufak bir şüphe yok. Leonard ve Vanessa’ya mektuplar bıraktı. Sopası ve ayak izleri nehrin kıyısında bulundu. Birkaç hafta önce şu daha önce tutulduğu uzun ve ıstırap dolu sinir bozukluklarından birini yaşadığı apaçık ortadaydı. İki yıl süren delilik ve iki yıl daha sürecek olan savaşa gözlerini açmak öyle umut kırıcıydı ki yaptığının mantıksız olduğu söylenemez,” diyordu.

Frances Partridge

Bloomsbury’nin ünlü üyelerinden Frances Marshall (Partridge) ise karmaşık ilişkilere dahil oldu. Mimar William Marshall’ın kızı Frances, Newnham Koleji’nden ayrıldıktan sonra bir kitapçıda çalışmaya başladı. Müşterileri arasında ünlü Victorialıların ikonoklast portrelerini resmetmekle meşhur olan Lytton Strachey, ressam Dora Carrington ve Ralph Partridge vardı. Üçü birlikte Ham Sprey adında bir çiftlik evinde yaşıyordu. Carrington Ralph’in arkadaşlarından biriyle ara sıra ilişki yaşamasına rağmen Strachey’e, Strachey de Ralp’e âşıktı. Ralph ise genç Frances Marshall’a tutulmuştu. Ralph’in evli olması gerçeğinden etkilenmeden birlikte Londra’ya taşındılar. Strachey’ 1932 yılında mide kanserinden ölünce Carrington kendini vurdu. Ralph ve Frances birkaç saat sonra Ham Sprey’e ulaştıklarında hâlâ hayattaydı, kısa süre sonra öldü. Arşivdeki mektuplardan biri Clive Bell’in bu konuya dair düşüncelerini açıklıyor: “Bana göre en korkuncu oraya vardığınızda hâlâ hayatta oluşu. Nasıl bir histi, tahmin etmek bile istemiyorum. Bu trajik dünyada sevgili arkadaşlarımın yitip gitmesi bana gerçekmiş gibi gelmiyor, çünkü Lytton öldüğünde İngiltere’yi terk ettim. Siz de Ralph ile bir süreliğine uzaklara gitseniz daha iyi değil mi?” Ralph ve Frances ertesi yıl evlendiler ve 1960’da Frances ölünceye dek Ham Sprey’de yaşadılar.

Rosamond Lehmann

Diğer bir üye Rosamond Lehmann, Frances Partridge’den bir yaş küçüktü ve 1927’de yayımladığı Dusty Answer romanı ile yirmi altı yaşında ün kazandı. “Kadınların kusurlarını erkeklere yüklediği için” romanı sık sık eleştirildi. İki kez evlendi, ikinci evliliği bir gemi sahibinin komünist oğlu Wogan Philipps ile gerçekleşti. Yeni arşivde Philipps’in 1932’de babasıyla yaptığı öfkeli tartışmayı açıklayan bir mektup da bulunuyor. 

Partridge gibi Lehmann da uzun bir yaşam sürdü. Cambridge arşivcisi Patricia McGuire’e göre “Bu kadınlar iki savaş arası dönemde yaşayan nesle aitti. Birçok olanağa sahiptiler, ancak aynı zamanda çok fazla boş zamanları vardı. Gelişmiş bakış açısına sahiptiler ve duygularını iyi ifade ediyorlardı.”


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR