Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

28 Ocak 2022

Kitap

Cadının Yüreği: Mitolojiye Yeni Bir Bakış

Okan Çil

Paylaş

0

0


Cadının Yüreği bilindik bir hikâyenin bilinmedik bir yönünü yüksek bir tempoyla, merak dolu bir biçimde anlatsa da nihayetinde elimizdeki roman bir erginleşme serüveni.

Mitolojik hikâyeler ve karakterler günümüzde oldukça popülerleşmiş durumda. Başta Hollywood’un süper kahraman filmleri olmak üzere, çizgi romanlardan kişisel aksesuarlara kadar pek çok yerde dünya mitolojisinin örneklerini görmek mümkün.

Pek tabii bu yeni bir durum değil. İşin ekonomik yönü bir yana, mitolojilerin farklı sanatsal disiplinlerce durup durup işlenmesi, serbest uyarlamalarının yapılması, what if varyantları ile sürekli yeniden üretilmesinin esas sebebi, serüvenlerin içinde barındırdığı zengin hikâye yapısı ve aradan yüzlerce yıl geçse dahi güncelliğini yitirmeyen duygu çatışmalarıdır.

GELECEĞİ GÖRMEK: LANET Mİ MÜKÂFAT MI?

Geçtiğimiz günlerde sırtını İskandinav mitolojisine dayayan bir roman dilimize çevrildi. Genevieve Gornichec’in kaleme aldığı Cadının Yüreği adlı bu kitap İthaki Yayınları etiketine sahip. Çevirmeni de Ceren Güreir. Gornichec genç bir yazar. Cadının Yüreği ilk romanı. Gornichec’ın tarih mezunu olması, özellikle Viking tarihi üzerine çalışması onun mitolojiyle kurduğu yakın ilişkiyi anlamamıza yeter. Ancak Gornichec, buradan da sözlü edebiyata geçer, İskandinav mitleri ve İzlanda destanları üzerine çalışarak Cadının Yüreği’ne uzanan yolu belki de farkında olmadan yıllar önce yürümeye başlar.

Kitabın konusuna kabaca bakalım:

“Uzun zaman önce, tanrılar gençken ve Asgard daha yeni var olmuşken, âlemlerin bir ucundan bir cadı çıkageldi.”

cadının yüreği Genevieve GornichecAngrboda isimli bu cadı, seid büyüsünde oldukça yetkindir. Bu büyü, kişinin bedenini terk ederek geleceği görmesine olanak tanıdığı için cazip ve yine aynı nedenden ötürü tehlikelidir. Tanrıların belki de en acımasızı olan Odin, Angrboda ile seid’e giriştiğinde, birlikte çok önceye, zamanın başlangıcından da ötelere giderler. Bu durumdan korkan Angrboda geri adım atar, ama Odin kararlıdır, sonuna dek gitmek ister, çünkü başından beri öğrenmeye çalıştığı şey, bu karanlık yerde saklanmaktadır.

Angrboda’nın bu tavrı, Odin’i çok sinirlendirir, bir de buna, cadının Asgard tanrılarının rakipleri konumundaki Vanir tanrılarına da seid’i öğrettiği haberi eklenince Angrboda ağır bir cezaya çarptırılır ve mızraklanarak üç defa yakılır. Ancak Angrboda güçlü bir cadıdır, ölse bile her seferinde yeniden dirilir.

Angrboda en sonunda kaçmanın bir yolunu bulur, ancak yüreği mızrakların birine saplı olduğu için onu bırakmak zorunda kalır. Hızla kaçar ve Asgard tanrılarına düşman olan devlerin yaşadığı Demirkoru Ormanı’na yaklaşır. Orada karşısına çıkan, ona yüreğini getirip âşık olan kişi ise düzenbaz tanrı Loki’den başkası değildir.

KADINLARIN HİKÂYESİ

Aslında biz bu hikâyeyi kabaca biliyoruz: Loki, Angrboda ile birlikte olur ve bu birliktelikten üç çocuk doğar. Yeraltı dünyasının kraliçesi, Tanrıça Hel, Ragnarök’ü, kıyameti başlatıp Odin’i öldürecek olan devasa kurt Fenrir ve yine kıyamet esnasında Thor’u zehirleyerek öldüren yılan Jörmungandr.

İskandinav mitolojisinde Loki-Odin-Thor çekişmesinin, meşhur Ragnarök’ün enfes hikâyesinin kökeni kabaca buraya dayansa da, nihayetinde anlatılan bir “erkek” hikâyesidir. Bu güç savaşında kadının pek yeri yoktur. Dahası, olsa bile kadınlar geri planda tutulur.

 Gornichec  bir röportajında, Angrboda'nın çok önemli bir rolü olmasına karşın, kendisi hakkında pek bir şey bilinmediğini söyler. Onu Cadının Yüreği'nin başkarakteri haline getiren şey de işte bu boşluktur.

Sadece o da değil; Angrboda'nın yakın dostu olan ve romanda önemli bir yeri bulunan avcı-tanrıça Skadi de amaçlanan kadın hikâyesine hizmet eder. Biz de böylece bilindik bir mitolojide, arkada kalmış karakterlerin gözünden ilerleyen bir romana konuk oluruz.

BİR ERGİNLEŞME SERÜVENİ

Gornichec yine aynı röportajında şöyle der:

"Elimden geldiğince mitolojiye sadık kalmaya çalıştım ama kesinlikle özgürdüm. Muhtemelen bu kitabın bazı okuyucular için en garip kısımlarından biri, bir devin hikâyesini takip ettiği için tanrıların mutlaka gül gibi kokmadıkları olacaktır. Aesir her zaman kendi amaçları için bir şeyler yapar, özellikle de Odin. Ama sadece yapması gerekeni yapar. Yine de onun Angrboda'nın ana düşmanı olduğunu söyleyebilirim; onun istediği bir şey var ve ondan vazgeçmiyor ve bu yüzden işler onun için iyi gitmiyor."

Gornichec sırtını her ne kadar İskandinav mitolojisine dayasa, karakterlerini oradan alsa da aslında kendi hikâyesini anlatır. Odin'in gözünden kaçıp saklanan cadının üç kez ölüp dirilmesine bir yenisini daha ekler, ancak bu dördüncü diriliş fiziksel olmaktan çok manevi bir anlam taşır: Angrboda biri insan, biri kurt, biri yılan olan üç çocuk doğurur. Kendisini ve ailesini korumak için saklamayı seçse de nihayetinde keskin bir karar vermesi gerekir. Herkesin geleceği buna bağlıdır.

Cadının Yüreği bilindik bir hikâyenin bilinmedik bir yönünü yüksek bir tempoyla, merak dolu bir biçimde anlatsa da nihayetinde elimizdeki roman bir erginleşme serüveni. Gornichec'in dediği gibi, bu kitap büyük savaşların, devrilen krallıkların kitabı değildir. Dahası dert ettiği şey farklıdır.

Ayrıca, bu tip kitapları sevenlerin, yine İthaki Yayınları etiketine sahip, Pat Barker'in yazdığı, Seda Çıngay Mellor'un çevirdiği Kızların Suskunluğu adlı romana bakmalarında fayda var. Hepimizin bildiği Troya Savaşı'nı bir de kadınların gözünden anlatan Kızların Suskunluğu da Cadının Yüreği kadar dikkat çekici.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Aristo’nun Dostluk Erdemine Bir BakışHekîm Bayındır
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tuba Karamuklu

31 Ağustos 2025

Annelik, Bağ ve Yüzleşme Üzerine Bir R..

Her Şey Bir Kırmızı Paltoyla Başlıyor...İnsan bazen bir hikâyeyi olay örgüsünde değil, kelimelerin titreşiminde, satır aralarındaki boşluklarda, sessizlikte hisseder. Kırmızı Paltolular, işte tam da böyle bir roman. Luigi Ballerini, ON8 K..

Devamı..

Rusya Svalbard'a Dönüyor

Elisabeth Braw

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024