Deneyimlerden süzülen cümleler muhteşem, hepsi özgün aforizmalar, bazen mizah gücüyle gülümseten ve bazen hüzne boğan.
Şiirleri, İspanyolcadan yaptığı çeviriler, çıkardığı dergiler, kurduğu yayınevleri, katkıda bulunduğu projelerle kültür sanat hayatımıza her daim nitelikli katkılar yapan Adnan Özer’in acılı kuşağına ithaf ettiği ilk romanı Eskiden Gelecek Güzeldi geçtiğimiz ay Doğan Kitap etiketiyle okurla buluştu. “Adnan Özer ilk romanında büyük bir aşkın, kavuşamadığı sevgilinin hikâyesini anlatıyor, çocukluğundan ilkgençliğine, hayatını sonsuza kadar değiştirecek Havana seyahatine ve otuz yıl sonrasına şiir gibi akan… Eskiden Gelecek Güzeldi’nin merkezinde genç bir sosyalistin gençlik aşkı var, her anlamda hüzünlü ve şiirsel bir hikâye…”
Roman, anlatıcının yoksunluk içeren kenar mahalle yaşantısı, kendini değersiz hissettiği çocukluk ve ergenliğe dair izlerle başlıyor. Ardından politika ve kendini arayış duygusunun bileşimini oluşturan ve tabi ki hayatını değiştiren Küba yolculuğunun hazırlıklarıyla sürüyor. Anlatıcı, üyesi olduğu partisi adına genç işçi ve çırakları Havana’da düzenlenecek Dünya Gençlik Festivali’nde temsil edecek. İlk kez uçağa biniyor, ama şiir ve aşk yüzünden aklı hep başka yerlerde. Neruda şiirleri okuduğunda çarpılmıştır adeta, aşka düşmek gibi. Önce Moskova, anne ve babasına haber vermediği için kaygılanır, eski çatışmalarını anımsar. Oteldeki son gecelerinde Havana yolcuları için düzenlenen uğurlayış kokteyli sırasında, bitmek bilmeyen çocukluk ve ergenliğin yurdundan koptuğunu hisseder. Sonunda Havana ve orada tanıştığı Kübalı kızla yaşadığı hoş zamanlar… Bir gün ona verdiği geri dönme sözünü tutacaktır, bunun en kısa sürede olması için gerekli planları yapar ancak 12 Eylül 1980 darbesi her şeyi alt üst eder. Küba’ya bir kez daha gitmesi için otuz yıl geçmesi gerekecektir.

Anlatıcı, kendi deyimiyle hayalperest bir karakter, bir kesintili yetim, gizemli titreyişin yakaladığı bir çocuk, bir aşk bağımlılığı hastası, bir aptal, bir narsist… Hürriyet Kitap Sanat’ta Ilgaz Gökırmaklı’nın belirttiği gibi, “esas hoşuna giden şeylerin uzak memleketlere gitmek olması, geleceğin bilinmezliğinden cesaret alan bir cüret, bir hayalperestlik aslında. Eskiden Gelecek Güzeldi biraz da bu cüretin, geleceği geçmişle tamamlama çabasının hikâyesi. Hatırlamanın, hayal kurmanın, hayallerin, duran hayatların ve pek tabii bu hayal ve ihtimaller arasındaki efsunlu hallerin…”
Eskiden Gelecek Güzeldi’de yoğun şiirsel dil, gelecek, gençlik ve aşkla ilgili bölümlerde özellikle, özgün üslup çabası dikkate değer, yazar belli ki geçmişinin unutulmaz anlarını seçip onlara yoğunlaşmış. Çizgiselliği kıran zaman ve mekân geçişleri, birinci tekil kişi anlatıcının iç monolog ve bilinç akışı tekniğinin kullanıldığı bölümler yazarın modernist roman anlayışına yakın durduğuna dair izleri oluşturuyor. Çağrışımları harekete geçiren bölümler bunlar, okurun katılımını artıran. Metnin şiirselliğine karşılık devrik cümle az, deyim, atasözleri, argo, unutulmuş eski kelimeler yerli yerinde, ne eksik ne fazla. Deneyimlerden süzülen cümleler muhteşem, hepsi özgün aforizmalar, bazen mizah gücüyle gülümseten ve bazen hüzne boğan.
Kısa ama her anlamda yoğun ve özlü bir roman Eskiden Gelecek Güzeldi. Ele aldığı zaman dilimi, meseleler ve tabi ki dilinden hareketle ürettiği yakıcı sorular var: Gelecek nedir? Geriye dönüp baktığımızda hikâyemizin odağında ne var, geleceğin umudu mu, nostaljinin sıcak evi mi? Gelecek her türlü anlamıyla bizi orada bekliyor. Mutluluklar, pişmanlıklar… Umutlu bekleyiş yaş ilerledikçe yerini hesaplaşmalara bırakıyor. Anlatıcıya göre geriye kalan şey mutsuzluklar ve iç sıkıcı bir yüzleşme…“İnsan sayılar toplamı ha! Oysa sen onu imgeler ağacı zannediyordun. O, imgelerinden sıkılıp-gizemli titreyişle gelen sıkıntı- gözünü yaşamın budak deliğine dayar da oradan hakiki kırlarına bakar –hadi Nietzsche’nin dediği gibi olsun: hakikiliğin esridiği– ve karşı kıyıyı seyreder. Olmak istediği ben’dir orası, bir yer değil; yitirdiği hayat’tır.”
Babasının öğüdünü tutarak en iyi bildiği işte hep acemi kalan Adnan Özer’den usta işi bir ilk roman Eskiden Gelecek Güzeldi…






