Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

16 Temmuz 2020

Edebiyat

Gücünüzü Tekrar Kazanmak İçin Zor Deneyimleriniz Hakkında Yazın

Sakinah Hofler

Paylaş

0

1


Hikâyenizi anlatarak canlı tutarsınız. Diğerlerine göstermeseniz, yazdıklarınızı kendinize saklasanız bile hakkında yazdığınız şey, sizin başınıza geldi. Bunu siz uydurmadınız. Gerçekten meydana geldi ve onu yazarak kaybettiğiniz gücünüzü kazanabilirsiniz.

Size bir sorum var. Hiç sizi etkileyen bir şey gördüğünüzde söylemek istedikleriniz olmasına rağmen sustunuz mu? İkinci sorum da şu: Hiç başınıza bir şey geldikten sonra bunu dillendirmeniz gerekirken sessizliğinizi korudunuz mu?

Görmek, gözlemlemek ve bir şeye tanık olmak arasındaki farklar ilgimi çekiyor. Tanıklık etmek gördüğün ya da duyduğun, yani deneyimlediğin bir şeyi yazıya dökmektir. Tanıklık etmenin en önemli kısmı onu yazmaktır, kayıt altında tutmaktır. Yazmak hafızayı somutlaştırır. Yazmak, deneyimin varlığını kabul etmektir.

Bir şeye tanıklık etmenin tarihteki en büyük örneği Anne Frank ve günlüğüdür. Tek yaptığı ailesi ve kendi başından neler geçtiğini yazmaktı ve bunun sayesinde şimdi elimizde tarihte yaşanmış en korkunç olaylardan birini anlatan en samimi kaynaklardan biri bulunuyor.

Siz de tanık ettiğiniz olayları, yaratıcı yazarlıktan faydalanarak başkalarına aktarabilirsiniz. Birçok farklı bölümden gelen öğrencilerime uyguladığım bir egzersiz var. Bu üç adımlık egzersizle susturduğunuz şeylere tekrardan ses vermeyi başarabilirsiniz.

Birinci adım: Beyin fırtınası yapın ve aklınıza gelenleri not edin

Öğrencilerime yarım bir cümle veririm: “X’i deneyimlediğim zaman…” ve onlara cümleyi tamamlamalarını, bir şeyi gözlemledikleri ya da duydukları, ancak harekete geçmedikleri zamanki deneyimlerini yazmalarını isterim. Listeyi olabildiğince hızlı doldurmalarını talep ederim. Bunun birçok örneği mevcut. Tacize uğradığınız bir anı düşünün, tepki vermek istediğiniz ama veremediğiniz anları düşünün. Bazen aile bireyleriyle deneyimlediğimiz, sesimizin çıkmadığı durumları düşünün: Ailemizi severiz ancak bu sevgi, bazen bazı şeyleri saklamamız, her şeyi onlarla paylaşmamamıza neden olur. Örneğin, onlarla bazı bağımlılıklarımız ya da zihinsel hastalıklar hakkında konuşmayı es geçiyor olabiliriz. Bazı şeyler hiç yokmuş gibi davranırız, böylece bunların bir şekilde kendiliğinden çözüleceğine inanırız ve hayatımıza devam ederiz.

Bu egzersizin amacı en az on deneyim hakkında yazmak. İşte “tanıklık etme”nin ne olduğunu görüyorsunuz. Bastırdığınız bir durum, düşünce ya da hislere bir ses veriyorsunuz.

İkinci adım: Daraltın ve odaklanın

Şimdi listenize geri dönün, içinden aklınızı kurcalayan, size derin duygular yaşatan üç deneyiminizi seçin. En travmatik olanları seçmek zorunda değilsiniz ama, “İşte bununla ilgili yazmak istiyorum,” demelisiniz. Size tavsiyem elinize kâğıt kalem alıp bir masaya geçmeniz – tabii ki tablet ya da bilgisayarınızı kullanabilirsiniz ama ben bu yolu tercih ediyorum.

Otuz dakika boyunca başka şeylerle ilgilenmeden sadece buna odaklanın. Telefonunuzu kapatın ya da uçuş moduna alın, maillerinize bakmayın. Çok yoğunsanız yirmi dakika, hatta beş dakika bile olur. Amaç, kendinize yazmak için zaman ayırmak.

Üç şeye odaklanacaksınız: Detaylar, olayların sıralaması ve sizi nasıl hissettirdiği.

Üçüncü adım: Birini seçin ve hikâyenizi anlatın

Bir anı romanı yazmak ya da yazar olmak zorunda değilsiniz. Hikâye anlatıcılığının bazı insanlar için göz korkutucu olabildiğinin farkındayım, ancak biz insanız ve doğuştan hikâye anlatıcılarıyız. Herhangi biri, “Günün nasıl geçiyor?” diye sorduğunda cevabımızın bir başı, ortası ve sonu var. Giriş-gelişme-sonuç. Bu bir anlatı.

Hafızamız, hikâye anlatımı aracılığıyla var olur. Yalnızca sizin için uygun formu bulmanız gerek. Birkaç yıl önceki kendinize mektup ya da öykü yazabilir, beş yaşındaki bir çocuk için masal yaratabilirsiniz. Bir oyun, tekerleme ya da makale yazabilirsiniz.

Bir şeye şahit olup olaya karışmadığınız durumları ele alıyorsanız bunu deneyimleyen insanın bakış açısıyla yazabilirsiniz. Kendinizi onun yerine koyun. Böyle yapmak, zamanla daha iyi bir gözlemci olmanızı sağlayacaktır.

Hikâyenizi anlatarak canlı tutarsınız. Diğerlerine göstermeseniz, yazdıklarınızı kendinize saklasanız bile hakkında yazdığınız şey, sizin başınıza geldi. Bunu siz uydurmadınız. Gerçekten meydana geldi ve onu yazarak kaybettiğiniz gücünüzü kazanabilirsiniz.

Kısaltarak çeviren: Aslı İdil Kaynar

(TED Ideas)

YORUMLAR

Ömer Beyazit

Bu yazıyı okumadan önce , bu kadar sistemli olmasa da zaman zaman uyguladığım bir iç dökme aracı. Yıllar önce tecrübe edilmiş acı ve öfke durumları bile diri tutabilen, bazen de gülümseyerek anmanıza yardımcı olabilen bir araç. Ellerinize sağlık.

22 Temmuz 2020

Öne Çıkanlar

Gurbet YerlileriMehtap Şafak
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

C. Schwöbel-Patel

29 Eylül 2025

Rosa Luxemburg’un Kızıl Ekolojisi

Luxemburg’un ekoloji hakkındaki yazıları, politik ekonomi alanındaki çalışmalarının aksine, uzun bir süre hak ettiği değeri görmedi.Devrimci, anti-kapitalist ve anti-emperyalist düşünür Rosa Luxemburg’un ismi genellikle kırmızı güllerle ya da sosyalizmi ve işçi harek..

Devamı..

Zülfü Livaneli’yi Neden Okumalıyız?

Mehmet Dinç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024