Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

11 Nisan 2022

Öykü

Diken

Zehra Cansız

Paylaş

1

0


Ellerim cebimde ikişer ikişer iniyorum basamakları. Zaten başıma ne geldiyse bu hızla sahip olma arzusundan geldi. Bu yüzden evlendim Mehmet”le, bu yüzden doğurdum bakamayacağım çocukları, bu yüzden boşandım Mehmet”ten. Merdivenin sonunda bizim mahallenin meşhur mobesesi Hayriye Abla bekliyor. Arkadan topladığı beyaz saçları, sürekli veri toplayan anten misali geliyor gözüme. Acaba bugün ne söyleyecek de ben hiç umursamayacak gibi yapacağım.

“Günaydın Ayşe, nasılsın kızım.” Ben de günaydın diyorum. Hal hatır sorma faslı bitiyor hızlıca. “Kızım benden duymuş olma da seninkini geçen yine o kadınla görmüşler.”

Uğruna çocuklarımı bıraktığım, kocamı terk ettiğim, yıllarca tırnaklarımla kazıyarak ulaştığım kariyerimden vazgeçtiğim adam benimki. Saç diplerim alev alev yanmaya başladı. Nasıl olur ya, bir daha yapmayacağım demişti. Artık kendi gururumu da geçtim, el aleme rezil oluyordum. Sahi ben el alemin lafını ne ara umursar olmuştum?

“Sen yanlış anlamışsındır Hayriye Teyzem benim, iş arkadaşı o kadın. Hem ben de tanırım. Tasalanma sen.” Baktı dik dik suratıma. ”Sen bilirsin kızım, sen öyle diyorsan.” Muhabbet bitti vedalaşıldı. Sinirden dolan gözlerimi görmesin diye hızlandım markete doğru. Eskiden çalıştığım üniversitenin yakınından geçtim. Sırf buradan geçmeyeyim diye kaç defa dedim taşınalım. Ama o bir türlü istemedi. Buradan geçişimde bazen kendi sesimi duyuyorum.

Dersliklerin birinde, “Kızlar aşk nedir yahu, kaptırmayın kendinizi böyle. Bir erkek gider, diğeri gelir,” diyorum. Erkek öğrenciler gülüyor. Hocam ama ayıp ediyorsunuz diyorlar. Ben de gülüyorum. Ağlanacak halimden habersizim o zamanlar. Bir erkek gelmişti doğru, hayatımdaki her şey gitmişti. Hem de öğrencimdi. Üniversitenin koridorunda yürüyordum onu ilk gördüğümde. Kalın çerçeveli gözlüğüm ve üç beş beyaz saç telimle aynaya bakmıştım. Sonra çıkarmıştım gözlüğümü saçlarımı da boyamıştım. Yılların yorgunluğundan usanıp mı sarılmıştım ona. Acizliğimden mi, yoksa herkesi kınayıp, herkese öğüt vermemden mi? Doyuramadığım arzularım mı ele geçirmişti beni, neden onu tanıdıkça her şeyden azade olup ona hapsolmak istemiştim. Herkes aklını mı kaçırdın derken neden, ben hayatımdaki en büyük başarıyı onun bana bakışlarında bulmuştum. Benden tam altı yaş küçük olmasına rağmen bana neden yıllardır bildiğim her şeyi o öğretmiş gibi geliyordu.

İşte bu sorulardan kaçmak için istemiyordum burada yaşamak. Her gün daha çok benziyordum başka birine. El alemin lafını düşünen, kendini suçlayan, bazen de suçu başkasına atan. Oysa eskiden ne kadar güçlüydüm. Güzel başarılı o herkesin imrendiği kadın. Her şeye yetişebilirken en iyisiyken, şimdi çocuklarına bile bakamayacak hale gelmiştim. Diken yutan develere benzemiştim adeta, onun aşkından. Kendi kanımı içtikçe daha çok susuyordum. Bazen yutamadığımda bu kan beni gün geçtikçe boğuyordu. Markete giriyorum yutkunarak. Onun sevdiği şeylerden alıyorum. Kahvaltıyı hazırlıyorum, geri dönüp çabucak. Arıyorum gelmiyor. Yine yutkunuyorum. Dikenler boğazımı değil, bütün vücudumu sarıyor. Sarkan masa örtüsünden çekip, yıkıyorum bütün her şeyi. Onun en sevdiği şeyleri yerle bir ediyorum. Zeytinler saçılıyor etrafa, zihnimdeki olasılıklar gibi. Yakalayıp eziyorum ayağımla yerdeki zeytinlerden birini olanca gücümle. Zihnimdeki olasılıklardan biri eş zamanla çakılıyor hafızama. O evde o kızla beraber orda mıydı acaba yine. Çıkıyorum hızlıca evden. Arabama atlıyorum. Onun sevdiği şarkı, sesini daha çok açıyorum. Nihayet ulaşınca o eve, çalıyorum kapıyı. Kız açıyor kapıyı, güzel siyah saçları rüzgârda uçuşuyor. Saçlarından sürüklüyorum, rüzgârdan rövanş alırcasına, atıyorum dışarı.Üniversitede hocayken yaptığım “8Mart” konuşmaları geliyor aklıma, şiddet konferanslarımda söylediklerim. Ne çok değişiyorum, ne çok uzaklaşıyorum kendimden. Çekiyorum ellerimi, kız ağlıyor. Giriyorum içeri. “Dimitri nerdesin?” “Aşkım niye geldin buraya, ben gelecektim. Hadi gidelim,” diyor. Hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. Beni kolumdan çekiyor, arabaya geçiyoruz. Hiçbir şey olmadı ki zaten. Beraber eve dönüyoruz. Kahvaltı masasının devrildiğini görüyor. “Aşkım neden böyle yapıyorsun, o kız arkadaşım hem ben senden başkasına bakar mıyım.” Hazırlan da kahvaltıyı dışarıda yapalım. Kulaklarımda çocuklarımın, eski kocamın sesleri bir hafta sonu kahvaltısında gülüşüyoruz. Hafta sonu kahvaltısının neşesi sönen lambalara dönüyor.

“Buranın lambası da hep patlıyor değiştirelim, hem aydınlık varken neden açtın ki ışıkları aşkım.”

Donup kalıyorum, öpüyor beni Dimitri. Odama hazırlanmaya gidiyorum. Aynaya bakıyorum. Beni öptüğü yerlerden kanlar akıyor. Boğazımda yeni dikenler yeşeriyor. Oda kan doluyor. Ben unutuyorum yüzmeyi. Oysa eskiden ne güzel yüzerdim. Dimitri sesleniyor. “Aşkım hadi ama ne çok oyalandın.”

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Nisan Ayının 7 KitabıOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

2 Temmuz 2025

Ankara'da Hafta Sonu Kaçamağı: Nereye ..

Ankara’dan çok da uzaklaşmadan hafta sonuna eğlence, keyif ve dinlendirici bir tatil deneyimi eklemek ister misiniz? Başta Ankara Kızılcahamam termal otel seçeneği olmak üzere Ankara’ya yakınlığıyla bilinen en konforlu ve uygun maliyetli seçenekleri sizi..

Devamı..

Kafkaesk Bir Film: Birdman

Yalçın Yokuş

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024