Dilek Bektaşoğlu Sanlı • Ardından
15 Mayıs 2018 Öykü

Dilek Bektaşoğlu Sanlı • Ardından


Twitter'da Paylaş
0

Beyler, sızlanmayın. Söylenip durmayın artık birbirinize, kesin. Sessizlik gerek. Nedir mesele N? Neden çağırdın hepimizi sabahın altısında buraya? Neden mi? Öfkeli değil misiniz siz de benim gibi? Eksilmedik mi biz? Bakın etrafınıza iyice, iyice bakın. Evet, gün doğmadı daha. Göremeyebilirsiniz belki dilediğiniz gibi. Peki, dün gün ışığı varken bakabildiniz mi? Canlanıp içinizden geçmedi mi yürüdüğünüz sokaklar? Görüp, görmezden geldikleriniz. Bir bir sineye çektikleriniz. Kulağınızdan gitmeyen o ses. Bedeninize değmiş kan. Eski epeski. Tam otuz üç gün oldu Dicle’yi kaybedeli. Önünüze falan eğmeyin lütfen şimdi başınızı. Kederle ya da çaresizlikle ilgilenmiyorum artık ben. N, yapma. Geceleri uyumuyorum ben. Zihnimin içinde keşkeler yalancı oyunlar kurup duruyor sürekli. O gün orada olmasaydık, Dicle olmasaydı, bütün bunlar yaşanmasaydı… Bir kendini bilme öfkeli. Evet. Haklısın H. Hepiniz. Hepiniz, haklısınız. Niyetim başka zaten. Bir yer edinelim de birbirimizi ağırlayalım istedim önce. Bir ağacın altında olsun istedim. Bu yabani defne çağırdı. Zehirli mi bilmem. Bakın yapraklarına, sen de, sen de, sen de bak B. Bak mızrak gibi ucu. Koklayın. Çekin içinize. Yakarsak daha da keskin olur diye kokusu, yavaş yavaş yakalım diyorum. Sonra üfleyelim etrafa bir bir. Alsın yanık beden kokusunun yerini hele bir, alsın. Kimde ateş var? Al N, var bende. Duyuyorsunuz değil mi kokusunu? Bırakalım tenimize de, yaramıza da değsin. Ağacın gölgesindeki şu koca taşı da görüyorsunuz değil mi? Gelin, rengine çarpmadan, yaklaşın. Onun karşısında ne kadar hafifiz. Öyle hissetmiyoruz biliyorum şu an. Lakin bu taş karşısında ne denli hafif olduğumuz gerçeği hiç değişmez. N, ne yapıyoruz burada? Sadece bir taşa bakmak için gelmedik herhalde değil mi? Arabada kürekler var. Alıp gelelim. Ne yapacağız küreklerle N? Kazacağız. Alıp gelelim. Üç kürek var. Uzun sürebilir. Güneş üzerinden eksik olmaz defne ağacının. Yorar bizi. Sırayla yer değiştirerek, dinlenerek kazalım. H, sen başla istersen. Kazarken, kendini bir defne ağacı gibi hayal et. Toprağından büyümen engellenemez gibi, içine çek her şeyi. Gövdenden bir dal uzamış da değişmişsin gibi. O dal sende üçüncü bir kola evrilmiş hemen alışmışsın gibi. O güçle kaz H. B, senin ağaçlarla kardeşliğin doğuştan. Altı parmağınla kaz sen. Al bu küreği. Aranızda hasbel kader farklı olan varsa, o da alsın bu üçüncü küreği. Başlayın bu kızıl tutmuş toprağı kazmaya. Sıramızı beklerken, bir defne yaprağı çiğneyip, söyleyeceklerini dinleyebiliriz elbet biz de. Bu arada başka kokular da çalınır burnumuza. Başka sesler. Memleketten başka bir rüzgâr da eser. Böyle. Küçük küçük kazacağız işte bütün gün. Köklerimize, köklerimize değene değin.  

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR