Masadaki Düşman: Bir Dedektif John Rebus Polisiyesi 4
25 Eylül 2019 Edebiyat Kitap

Masadaki Düşman: Bir Dedektif John Rebus Polisiyesi 4


Twitter'da Paylaş
0

Ian Rankin Müfettiş John Rebus karakteri üzerinden okuru adeta bir dedektif gibi düşünmeye, ipuçlarını takip ederek çözüme ulaşmaya davet ediyor.

Orijinal sırasını izleyen yeni basımı ve nitelikli çevirileriyle Alfa Kitap etiketiyle yayımlanan Dedektif John Rebus Polisiyesi dizisinin dördüncü kitabı Masadaki Düşman geçtiğimiz aylarda okuyucularla buluştu. Holmes’tan başlayıp günümüze kadar uzanan gelenekte, polisiye roman kalıplarını kişiliğe dayalı klasik bir dedektif öyküsü üzerinden gerçekçi biçimde kurgulayan Ian Rankin, serinin başkahramanı Dedektif Rebus üzerinden İskoç polisiyesinin bütün dünyada tanınırlığını sağladı. Rankin, Ayrıntı Yayınları Kara Kitaplar dizisinden şu ana kadar iki kitabı çıkan William McIIvanney’in Dedektif Laidlaw dizisi hakkında “McIIvanney’in üzerimdeki etkisi olmasaydı bir polisiye yazarı olur muydum, orası şüpheli,” diyerek yazarlığa nasıl başladığı hakkında ipuçları vermeyi ihmal etmedi.

Yazar her yeni macerasında incelikle geliştirdiği Müfettiş John Rebus karakteri üzerinden okuru adeta bir dedektif gibi düşünmeye, ipuçlarını takip ederek çözüme ulaşmaya davet ediyor. Rebus’la birlikte kurulan yapbozun peşinde sürükleniyoruz. Gerçekçi biçimde kurgulanan hikâyeler her seferinde çarpıcı bir sonla noktalanıyor. Katmanlı kurgusu, sahici ve tutumlu diyalogları, çözüme götüren yan hikâyeleri ve son ana dek süren gizemiyle merak ve heyecanla okunan romanlar bunlar.     

Serinin dördüncü kitabı olan Masadaki Düşman bir genelev baskınıyla açılır. Katı Presbiteryen Emniyet Amiri “Çiftçi” Watson için cinsellik ancak evlilik sınırları içerisinde kabul edilebilir. Bu yüzden Edinburgh’da faal bir geneleve asla müsamaha gösterilemez. Genelev üst sınıfların yaşadığı, Rebus’un deyimiyle kaymağın da kaymağı New Town’ın kalburüstü sokaklarından birindedir. Güneyli işadamları dikkat çekmemek için arabalarını arka sokaklara bırakır. Rebus’a göre genelev patronu işini düzgün biçimde yapıyorsa sorun olmaz, önemli olan bir ihtiyacı karşılamasıdır. Ancak baskınının sürprizi şudur: Milletvekili olalı daha yedi gün geçen Gregory Jack de oradadır. Utanmış bir havası yoktur, çünkü geçmişi temizdir. İşçi Partisi kökenli milletvekili, son seçimde bağımsız olarak seçilmiş, gelecek vadeden biridir. Rebus milletvekilinin öteki müşteriler gibi muamele görmesini istemez. Bu bir tuzak olabilir mi? Jack kendisine gelen telefondan hareketle - gerçekten fahişe olan kız kardeşinin genelevde çalıştığının söylenmesi- tuzak kurulduğunu söyler, basına açıklama yapmaz. Rebus, tuzağın hangi amaçla ve kim tarafından kurulduğunu araştırmaya başlar.   

 

Rebus bu arada ofisinden paha biçilemez nadir kitapları çalınan profesör için şehrin en özel kitapçılarından Suey Books’a gider. Serinin önceki kitaplarından biliriz ki kahramanımız kitap alır ama iyi bir okuyucu değildir. Kitapları eve bırakır ve bazen göz gezdirir. Konusu açılmışken seriye bu kitapla başlama ihtimali olan okuyucular için yeri geldiğinde şeytana pabucu ters giydiren dedektifimizin özelliklerini hatırlayalım. Dedektif Rebus, sigara ve kahve bağımlısıdır. Sık sık alkol alır, bazen sınırı aşar. Caz ve klasik müzik dinlemeyi sever. Geçimsiz, sevilmesi zor biridir. Eşinden boşanmıştır, bir kızı vardır. Geçmişin hayaletleri peşini bir türlü bırakmaz. Karamsardır, ilişkileri düzensizdir. Kuralları sevmez. Eski askerdir. Özel tim eğitiminde kuralların dışına çıkıldığı için ordudan ayrılır ve polis teşkilatına geçer. Bu arada Milletvekili Gregory Jack’in; kitapçının patronu, ünlü bir aktör ve eşi, akıl hastanesine kapatılmış bir katille yakın arkadaş, hatta çete olduklarını öğreniriz. Bu arada Jack’in eşi de kayıptır. Bir süre sonra kadının cesedi bulunur. Otopsi sonunda cinayet olduğu anlaşılınca, Rebus olayı soruşturmaya başlar ve kadının dinlenmek için gittiği Deer Lodge’a hareket eder. 

Usta polisiye yazarımız Çağatay Yaşmut’un kitapla ilgili olarak Cumhuriyet Kitap’taki incelikli yazısında belirttiği gibi, “ …özellikle karmaşık kişilerarası ilişkilere ve bu ilişkileri belirleyen sırlara, insanların gösterdikleri kadar sakladıkları karakter özelliklerine de odaklanan Rebus dizisinin bu romanı, heyecanı ve gerilimi cinayetin hayli geç işlenmesi sebebiyle ilk üç Rebus macerası (Düğümler ve Haçlar, Saklambaç, Diş İzleri) kadar olmasa da güzel ve sürükleyici bir polisiye olma özelliği taşıyor.” 


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR