Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

12 Aralık 2022

Öykü

Dört Beş Altı Yedi

Zeynep Kasap

Paylaş

2

0


Saate baktı. Son müşteriler gitti. Son bardakları son sandalyeleri topladı. Nihayet.

Zorla kalkarlar masadan. Bizim bir evimiz çoluk çocuğumuz var mı işimiz var mı düşünmezler. Kapatıyoruz abi. Beş dakika daha. Oldu sana kırk beş dakika daha.  Soyunma odasına gitti. Kıyafetini değiştirdi. Dikleşti birazcık olsun omzu. Biliyor musun garsonluk dahi yaptım ben zamanın da demişti karşısında oturan kadına o kelli felli adam. Böyle derken bile küçümser eskiden yaptığı işi. Kendin küçümsemiyorsun sanki. Oğlum yaptığın işi sev saygı duy derdi mümtaz abi. Haklı. Eskiden olsa tamam. Ama şimdi? Boş versene tek derdin buydu sanki. Dönüp dolaşıp yine aynı yere geldin işte. Eskiden garsondun yine garson oldun.  Üstelik eskisinden de beter durumdasın şimdi. Beş parasız üstelik borçlu evli ve çocuklu.                                                                                                                                  

 Sen istedin bunu. Her gün aynı işleri yap aynı tabaklar aynı bardaklar aynı masalar aynı siparişler aynı huysuz kaprisli kendini efendi gören müşteriler. Her gün aynı masalara git sipariş al masadan gel patrona hesap ver. Hızla çıktı kafeden. Hah! özgürlüğe koşar gibi çıktında ne oldu? Gideceğin yer neresi? Ev. Aynı sokaklar. Aynı adımlar. Aynı borç. Aynı maaş. Aynı kapan. Nasıl kurtulurum. Nasıl ödenir. Nasıl öderim? Nasıl bu hale geldim. Allah’ım kimlere güvendim ben

Elini cebine attı. Beş kuruş yok. Az biraz olsaydı. Az birazdan anlar mıydı elin tefecisi mafyası sömürgeni. Tehditler sertleşmişti. Canımı mı alacan be! Ölmek mi istiyorsun lan! Öldürürsen öldür napayım kendimi mi satayım. Hoş parada etmem ya. Öldürsen de sende kurtulsan bende.

Ölsem ya ne yapar Elif kucağında çocukla. Kim var onlara bakacak. İki anasız babasız ana baba ocağı olmayan ana babanın çocuğuna. Böyle miydi tek hayalimiz. Bok vardı gittin evlendin bir de koştur koştur çocuk peydahla. Tabi o bedava! Gelsin artık bu bebek dedik geldi. Git desek de gider mi. Aile olsak yeter. Yetmedi.  

Caddeler sokaklar kahkaha atan insanlarla dolu. Tuzları kuru tabii. Senin değil miydi bu batağa batmadan işinden dükkanından olmadan önce. Battıysam keyfime battım sanki. Ben mi istedim batmayı sürünmeyi, düşmeyi. Bu düzen değil miydi beni düzen bu hale getiren. Çıkmaza sokan, çıkmaya çalıştıkça daha dibe yaklaştıran. İnsan dediğin sıyrılmak istiyor her hatadan.

Bak sakın çekinme deyip durmuştu dostum olacak Rıza. Ne zaman başın sıkışırsa gel. Ne zaman paraya ihtiyacın varsa gel bak demişti, Allah’ın adını vermişti dükkân açıkken. Ah be abicim ahh iki gün önce gelseydin çıkartıp verirdim düşünmeden ah be iki gün önce bir arkadaş borç istedi ona verdim Allah inandırsın. Dostmuş ne dostluğu bu para dinlisi dünyada

Senin neyine evlenmek baba olmak.  Bir de hızlı büyüyor ki…nasıl çıkacağım bu bataktan…

Ben babamı hiç bilmedim ki. Baba nasıl olur öğrenmedim. Baba nasıl olunur bilmeden nasıl baba olunur? Demedim mi be Elif sana. Deneyelim demek kolay. Yaz sil tahtası mı bu. Denedim olmadı işte. Ödenir gider demiştim. Kimlere bulaşmışım ben.

Zili çaldı. Elif kapıyı açıp çocuğa doğru koşarak uzaklaştı. Neşeli sesi yankılandı salonda.

Bak babası nasıl sayıyor oğlumuz.

Dört, beş, altı, yedi.

Yakında okula da gider defteri beslenmesi çantası. İyi ama nasıl? Anladın mı hanyayı Konya’yı.

Boğazını sıkan görünmez el ağırlaştı. Yatak odasına geçti. Aynaya tiksintiyle bakıp bağırdı

Kimsin lan sen!

Kimsin lan diye bağırmıştı Sedat’ın adamları bir iş çıkışı köşe başında kıstırırken.

Şerefsizim ödemezsem abi cim demişti. “Şerefsiz!”

Dayadı tabancayı şakağına.

Sayıyordu yeni doğduğunda çıplak pembe minik ayaklarını öpe öpe doyamadığı oğlu.

Altı, yedi, sekiz, dokuz.

Sayıyordu Nejat’ın adamları dışarıda, gözleri ev de, sokağın başında.

Dokuz, sekiz, yedi, altı.

Saat ilerliyordu bombanın kucağında…

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Bir Resmin Düşündürdükleri: “Uygarlığı..Sennur Karanlık
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

13 Temmuz 2025

Mutlaka Görülmeye Değer 5 Otantik İsta..

İstanbul denince akla hep aynı rotalar gelir: Sultanahmet, Galata, Kapalıçarşı, Ortaköy... Oysa bu şehir, kalabalıkların dışında kalmış, kendi hikâyesini hâlâ sakince anlatan mahalleleriyle bambaşka bir yüzünü sunuyor. Eğer İstanbul’da daha yerel, ..

Devamı..

İmdat

Ayzer Bilgiç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024