Avukat Mansfield et yemek dahil olmak üzere çevreye zarar veren uygulamalara karşı yeni yasaların gerektiği çağrısında bulundu. Ancak bazı uzmanlar eti yasaklamanın iyilikten çok kötülükle sonuçlanacağı kanısında.
Et yemek gelecekte dünyaya karşı işlenmiş bir suç olarak görülecek mi? Avukat Michael Mansfield yakın zamanda ekolojik tahribata karşı alınabilecek önlemler gündeme geldiğinde yeni yasaların oluşturulması gerektiğini öne sürdü. Bu yasalardan biri eti hedef alıyor. Mansfield bu konuyla ilgili “Et yemenin gezegene ne denli hasar verdiği göz önüne alındığında bir gün yasadışı olacağı fikri bence hiç de saçma değil,” dedi.
Geçtiğimiz yıl Oxford Üniversitesi'ndeki araştırmacılar tarafından Nature dergisinde yayımlanan bir araştırma, et ve süt ürünleri üretiminin, sera gazı emisyonlarının%60'ını oluşturduğunu ve tarım arazilerinin %83’ünü kapladığını gösterdi. Araştırmanın başındaki Joseph Poore’a göre “Büyük olasılıkla vegan bir diyet dünya üzerindeki etkinizi azaltmak, yalnızca sera gazı salınımları değil, küresel asitlenme ve ötrofikasyonu engelleme, toprak ve su kullanımını aza indirmek için izlenebilecek en önemli yol.”

Kırmızı ete konulan vergiler daha önce tartışılmıştı, ancak eti yasaklamak ne kadar doğru? Leeds Üniversitesi popülasyon ekolojisi profesörü Tim Benton bu konuyla ilgili şöyle diyor: “Her şeyi düzeltecek tek bir etken yok. Tarımsal sübvansiyonları, ticaret yasalarını, hastanelerde ve okullarda yenilecek şeyleri değiştirmeyi, insanlars farklı beslenme yollarını öğretmeyi düşünüyor olabilirsiniz. Etiketleme, eğitme ve karbon vergilerine kafa yoruyor olabilirsiniz. Bütün bunlar tabii ki bir rol oynuyor, ancak tek başlarına sorunu çözemezler ve eti yasaklamak absürt bir çözüm gibi görünüyor.” Ayrıca etin daha küçük bir etkiye sahip olmasını sağlamak için tarım uygulamalarını değiştirmemiz ve kendimizi çok fazla et yemekten alıkoymamız gerektiğini söylüyor ve ekliyor: “Dünyaya hak ettiği saygıyla davranmamız gerekiyor. Bana göre bu, daha uygun bir gelecek.”Ancak Poore'un çalışmasının gösterdiği üzere, düşük etkili et üretiminin bitki üretiminden daha fazla sera gazı salınmasına neden olduğu gerçeğinin akılda tutulması gerek.
Hepimizin vegan olması için bize dayatılan bir yasağa gerek yok mu? Cardiff Üniversitesi çevre psikolojisi profesörü Lorraine Whitmarsh “Bunun çok uzak bir adım olabileceğini düşünüyorum. Son anket sonuçlarımıza göre insanların tüketilmesi gereken et miktarını azaltıp azaltmamaları konusunda kafalarının karışmış olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yarısından fazlası et tüketiminin azaltılması gerektiğini düşünürken %67’si yapmamız gerekenin uçuş miktarını azaltmak olduğunu söylüyor. Bunu söyleyenlerin çoğu uçağa biniyor, bu yüzden et tüketimi konusuyla başa çıkmanın daha zor olduğunu düşünüyorum.” diyor. Yasak konulmasının bazı insanları provoke edip “iklim değişikliği ile ilgili bir şeyler yapmamız gerektiği fikrine sıcak bakan insanları uzaklaştırma riskini doğurabileceğine” de değiniyor.
Çeviren: Aslı İdil Kaynar
(Guardian)






