1.
“Âdem’in zamanında gece ne işe yarardı?” diye sordu çocuk.
“Bilmem, herhalde uyumaya,” diye yanıtladı babası.
“Havayı karartmaya yaramaz mıydı?” diye sordu çocuk.
“Doğru, havayı karartmaya da yarar geceler. Haydi bakalım uyu artık,” dedi baba.
“Toplam kaç gece vardır acaba?” diye sordu çocuk.
“Herhalde sayılamayacak denli çoktur,” dedi baba.
“Pekiyi ilk insanlar kaç kişiydi?” diye sordu çocuk.
“Bilmem, herhalde iki kişiydi,” dedi baba.
“Son insanlar kaç kişi olacak acaba?” diye sordu çocuk.
“Sayılamayacak denli çok olacaklar herhalde,” dedi baba.
“Gecelerin sayısı kadar yani,” dedi çocuk.
“Evet, o kadar,” dedi baba.
“O zaman her insana bir gece düşecek,” dedi çocuk.
“Evet, öyle olacak,” dedi baba.
“Biz son insanlar mıyız?” diye sordu çocuk.
“Daha değiliz,” dedi baba.
“Bu gecenin hepsi benim değil o zaman,” dedi çocuk.
“Neden hepsi senin olmasın ki?” diye sordu baba.
“Henüz herkese bir gece düşmediğine göre,” dedi çocuk.
“Merak etme, herkesin olduğu gibi senin de bir gecen var,” dedi baba.
“İyi ki var, çünkü geceleri paylaşmak zor,” dedi çocuk.
“O yüzden mi uyuyamıyorsun?” diye sordu baba.
“Uyursam sana gece kalmayacak diye korkuyorum,” dedi çocuk.
“Korkma, bana yetecek kadar gece var içeride,” dedi baba.
“Anneme de yetecek kadar var mı?” diye sordu çocuk.
“Annen olsaydı ona da yeterdi,” dedi baba.
“Sahi, ne oldu anneme?” diye sordu çocuk.
“Son insanlardandı, bir gece yok oldu,” dedi baba.
“Gecesiyle birlikte mi?” diye sordu çocuk.
“Evet, gecesiyle birlikte,” dedi baba.
“Sen ne yaptın annem yok olunca?” diye sordu çocuk.
“Uyuyamadım,” dedi baba.
“Senin geceni de mi götürmüştü giderken?” diye sordu çocuk.
“Neredeyse öyle olmuştu,” dedi baba.
“Sonra nasıl buldun sana yetecek geceyi?” diye sordu çocuk.
“Anneni unutunca kendiliğinden geldi bir gece,” dedi baba.
“Annem mi?” diye sordu çocuk.
“Hayır, gece,” dedi baba.
“Sonsuzdaki gecelerden biri mi?” diye sordu çocuk.
“Oradan gelmiş olmalı,” dedi baba.
“Anneme ne oldu pekiyi?” diye sordu çocuk.
“Bilmem, kimse de bilmiyor,” dedi baba.
“Bize ne olacak pekiyi?” diye sordu çocuk.
“Hiçbir şey. Şimdi uyuyacağız, uyandığımızda sabah olmuş olacak,” dedi baba.
“Uyuyunca sabahın oluşunu göremiyorum,” dedi çocuk
“Göremesen bile, uyursan sabah çabuk gelir,” dedi baba.
“Gece nereye gidiyor biz uyuyunca?” diye sordu çocuk.
“Bir yere gitmiyor, sabaha eriyor,” dedi baba.
“Sabahların sayısı da geceler kadar mı?” diye sordu çocuk.
“Bilmem, onu da yarın sabah konuşuruz. Haydi uyuyalım artık,” dedi baba.
“Uyuyamazsan yanıma gel, benim gecem çok büyük,” dedi çocuk.
“Olur, uyuyamazsam gelirim. Haydi iyi geceler,” dedi baba.
“Geceler iyi değil ama sana da,” dedi çocuk.
2.
“Ne oldu, neden uyumuyorsun?” diye sordu adam.
“Bu gece bana fazla geliyor,” dedi kadın.
“Benimkini alıp içeriye gideyim istersen,” dedi adam.
“Yok, senin gecen değil beni uyutmayan, evden ayrılırken aldığım gece,” dedi kadın.
“Senin gecendi o, almayıp ne yapacaktın ki?” dedi adam.
“Biliyorum ama evin öteki geceleri de benimkine sinmiş gibi,” dedi kadın.
“Saçmalama, o eve yerleşmeden önce de senindi gecen ve hâlâ da senin,” dedi adam.
“Gecem benim olmasına benim de oğlumunkinden de var artık içinde,” dedi kadın.
“Ya kocanınki?” diye sordu adam.
“Sorma,” dedi kadın.
“Desene, neredeyse senin gecen olmaktan çıkmış bir geceyi getirmişsin yanında,” dedi adam.
“Ne yapabilirdim ki?” diye sordu kadın.
“Gecene göz kulak olacaktın,” dedi adam.
“Ailen oldu mu gecen de heba oluyor,” dedi kadın.
“Biz de aile olma yolundayız,” dedi adam.
“Herkesin iyi kötü bir gecesi olmalı, senin gecene bağlı olarak yaşamamalıyım,” dedi kadın.
“O zaman bu eve gelmeyecektin. Gelmekle gecemi de paylaşmayı kabullendin,” dedi adam.
“Ayrıldığım evin geceleri benim gecemi paylaşırken ben gecesizlikten boğuluyordum,” dedi kadın.
“Baksana, tek senin gecen bile boğuyor seni,” dedi adam.
“Her yanı paylaşılmış gecem,” dedi kadın.
“Gecenin içindeki gecelerden kurtulmaya çalış,” dedi adam.
“Çalışıyorum ama olanaksız,” dedi kadın.
“Sen uyuyamadıkça ben de uyuyamıyorum,” dedi adam.
“Belki de senin gecen uyutmuyor beni,” dedi kadın.
“Şaka ediyorsun galiba,” dedi adam.
“Yanlış anlama ama uyuyamamızın nedeni senin gecen olabilir,” dedi kadın.
“Demin öyle demiyordun ama,” dedi adam.
“Suçu kendi gecemde arıyordum da ondan,” dedi kadın.
“Suç benim gecemdeyse ne olacak?” dedi adam.
“Bilemiyorum,” dedi kadın.
“Tahmin edebiliyorum, geceni yüklenip gideceksin ve yine başka gecelerin arasında kalıp suçu onlarda arayacaksın,” dedi adam.
“Son insan olabilseydim tek benim gecemle yaşayabilir, o zaman yalnızca kendimi suçlayabilirdim,” dedi kadın.
“Ne yazık ki son insanlardan değiliz ve o insanların sonuncusu olma olasılığı da sonsuzda bir gibi,” dedi adam.
“Biz hâlâ ilk insanlardan mıyız dersin?” diye sordu kadın.
“Evrildiğimizi sanmıyorum,” dedi adam.
“Neden?” diye sordu kadın.
“Düşündüklerimiz ve yaptıklarımız hep aynı,” dedi adam.
“İlk insanların bizim gibi düşündüklerini nereden biliyorsun?” diye sordu kadın.
“Kitaplar,” dedi adam.
“Tahmini bilgiler. Hem ben daha öncesinden söz ediyorum,” dedi kadın.
“Âdem’in zamanından mı?” diye sordu adam.
“O zamanlardan,” dedi kadın.
“Kocan bilir o zamanları,” dedi adam.
“Nereden bilecek ki?” diye sordu kadın.
“Adı Âdem değil miydi kocanın?” diye sordu adam.
“Âdem ama ne ilgisi var adıyla ilk zamanları bilmesinin?” diye sordu kadın.
“Bir nedeni olmalı o adı almasının,” dedi adam.
“O almamış, doğduğunda verilmiş ona,” dedi kadın.
“Kaldı ki ilk zamanlardan değil, ilk insanlardan konuşuyoruz,” dedi adam.
“Zaman da ilk insanla başlamıyor mu?” diye sordu kadın.
“Hangi zaman?” diye sordu adam.
“İnsanın zamanı,” dedi kadın.
“Dünyanınkiyle aynı değil,” dedi adam.
“Dünyanınki beni ilgilendirmiyor,” dedi kadın.
“Seni senin zamanından başka hiçbir şey ilgilendirmiyor,” dedi adam.
“Gecem, gecemin zamanı uzun geliyor bana,” dedi kadın.
“Yapabileceğim bir şey yok,” dedi adam.
“Gecemi kısaltmanın bir yolu yok mu?” diye sordu kadın.
“Bilemiyorum, varsa bile sen bulacaksın o yolu,” dedi adam.
“Tek ben miyim gecesiyle başa çıkamayan?” diye sordu kadın.
“Anlaşıldı, bu gece de uyuyamayacağız,” dedi adam.
“Elimde değil,” dedi kadın.
“Elinde olmaz olur mu, senin gecen, senin elinde,” dedi adam.
“Evden ayrıldığımdan beri gecemin tümünün benim olduğundan kuşkuluyum,” dedi kadın.
“Başka gecelerin seninkine sızdığını söyleyip duruyorsun,” dedi adam.
“Oğlumla kocamın gecelerinin,” dedi kadın.
“Hep aynı yere geliyoruz,” dedi adam.
“Yepyeni bir gece edinebilsem,” dedi kadın.
“Ne yazık ki olanaksız,” dedi adam.
“Neden ki? Sayısız gece olmalı boşta duran,” dedi kadın.
“Hiç öyle bir gece gördün mü sen?” diye sordu adam.
“Vardır muhakkak sahiplenmeyi bekleyen bir gece,” dedi kadın.
“Bulunmuş geceden hayır gelmez,” dedi adam.
“Bu geceyle yaşamam olanaksız,” dedi kadın.
“Her gece aynı şey,” dedi adam.
“Biraz uyuyabilsem,” dedi kadın.
“Biraz uyuyabilsek,” dedi adam.
“Sabaha değişen bir şey olur mu?” diye sordu kadın.
“Sana kalmış,” dedi adam.
“Uyumaya çalışalım o zaman,” dedi kadın.
“Ben çoktan hazırım uyumaya,” dedi adam.
“Öyleyse iyi geceler,” dedi kadın.
“Gecelerimizden pek bir şey kalmadı ama sana da,” dedi adam.