Geçtiğimiz aylarda yaşanan bazı gelişmeler, Fransa’nın yalnız kültür dalgalarına değil, dalga kültürüne de açık olduğunu bir kez daha doğruluyor.
Fransızların kültüre bütün Avrupalılardan daha çok ilgi ve saygı duyduğu yaygın bir görüş. Paris’te her taksi şoförünün felsefeden anladığına, oysa Londralı bir şoförün edebileceği en “felsefi” sözün, “Bu dünyaya trafikte ömür törpüleyelim diye gelmişiz galiba” olduğuna inananlar az değil.
Anlaması zor olan, kültürü bu kadar önemseyen bir ulusu bir yandan da onunla oynamaya ya da düpedüz “dalga geçmeye” itenin ne olduğu. Kültür ürünlerini fazla ciddiye almadıklarını her fırsatta ima eden İngilizler değil de niçin Fransızlar, içinde “e” harfi olmayan romanlar yazıyor ya da her biri ayrı bir kâğıt şeridine basılı olduğu için milyonlarca değişik şekilde bir araya getirilebilen dizelerden oluşan şiir kitapları yayımlıyor? Bu soruya hemen verilebilecek bir cevap yok gibi ama geçtiğimiz aylarda yaşanan bazı gelişmeler, Fransa’nın yalnız kültür dalgalarına değil, dalga kültürüne de açık olduğunu bir kez daha doğruluyor.
Paris’te beş yıldır verilen Sayfa 112 Ödülü (Le Prix de la Page 112) adı geçen sayfaya gelindiğinde çoğu kez yazarın ilgi ve dikkatinin dağılmaya başladığı, dolayısıyla da bir romanın iyi olup olmadığının bu sayfanın niteliğine göre belirlenebileceği iddiası üstüne kurulu. Bu bir kitabı değerlendirmek için ilginç bir ölçüt ve belki her ülkeye böyle bir ödül gerekiyordur. Ama Fransa herhangi bir ülke olmadığından Sayfa 112 Ödülü’nün yanında bir de bu ödülden kısa bir süre sonra, aynı iddiadan yola çıkarak oluşturulan ama mihenk taşının bir önceki sayfa olduğunu ileri süren Sayfa 111 Ödülü var.
İngiliz basınına ulaşan haberlerin yarattığı izlenim, Sayfa 112 ekibinin yıllarca rakiplerini görmezden geldikten sonra son zamanlarda daha “yüzleşmeci” bir tutum benimsediği. Ödülün 112’nin taklidi olduğunu, 112 jürisinin sayfa 112’yi sırf ön eleme amacıyla kullanıp bu elemede başarılı olan romanları baştan sona okumasına karşılık 111 jürisinin yalnızca sayfa 111’i okuyarak karar verdiğini, üstelik de tanınmış yazar ve yayıncıları kayırdığını söyledikleri bildiriliyor. Sayfa 112’ciler bu konuda bir yorum yapmasa da, kendi ödülleri 1200 avroyken Sayfa 111 Ödülü’nün 111 cent olması bile ciddiyetsizlik göstergesi olarak alınabilir. Ama kimsenin romanların kötüleşmeye başladığı sayfanın kendi sayfası olduğunu söylemeye yüzü yok, çünkü gerçek ciddiyetten yoksunluk tabii 111 rakamı kadar 112’nin de bir şaka olarak rastgele seçilmiş olmasıyla başlıyor. Bu şakayı belki muhabirinizin bulduğu kadar komik bulur, belki de bulmazsınız. İkinci durumda, içinde hiç “e” harfi geçmeyen o ünlü roman da size pek ilginç gelmeyebilir.