Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

10 Şubat 2025

Kültür Sanat

Haber Yazıları ve Editörlük Uğraşları: Gazetecilik Kariyerinden Kurmaca Tekniklerine

Elizabeth Harris

Paylaş

1

0


Gazeteciliğin bana öğrettiği derslerden biri de az kelimeyle çok şey anlatmaktı. Kullandığınız bir kelime ya da sahne gereksizse kurtulun gitsin.

Muhabirliğe ilk kez The New York Times’ta başladım. Yaklaşık dört yılımı gelen haberlerin doğru olup olmadığını kontrol ederek, telefonlara bakarak ve etrafımdaki deneyimli gazetecilere kulak misafiri olarak geçirdikten sonra Times bana bir şans verdi ve muhabir stajyerler için hazırlanan bir programa dahil etti. Kendimi bir anda dünyanın en iyi gazetecilerinin ortasında buldum, başlamak için gerçekten inanılmaz bir yerdi. Fakat bir o kadar da ürkütücüydü. Özellikle de kaynakların ve okurların hemen hemen her zaman farkına vardığı acemice hatalar yaptığımda. 

Siyaset alanında yazdığım ilk önemli makale ülkenin tanınmış politikacılarından biri hakkındaydı. O zamanlar New York Times’ta ertesi gün yayımlanacak çoğu haber akşam dokuz civarı web sayfasına konurdu ve gece baskıya girmeden evvel bu gazetecilik zaferinin tadını çıkarmam için yaklaşık yirmi dakikam vardı. Zira peşi sıra politikacının ekibinden kıdemli biri beni aramış ve arkası arkasına bir şeyler söyleyip, bağırıp çağırdıktan sonra telefonu kapamıştı. O an gerçekten korkunç bir şey yaptığımı ve kovulacağımı düşünmüştüm. 

Ama hayır. Sadece hiç kimse çıkıp da bana bunun işin bir parçası olduğunu söylememişti. Bir muhabir olarak asli göreviniz ara sıra insanları kızdırmaktır ve Times’ta yayımlanacak olumsuz bir yazı hemen hemen her zaman politikacıları kızdırır. 

On beş yıl önce meslekte yeni bir muhabir masadan masaya dolaşırdı. Gayri menkul departmanında uzun makaleler yazmayı öğrendim, Metro’da siyaset haberleri yaptım ve bizler içinde adeta bir acemi birliği olan son dakika haberlerinde çalıştım. Haftada dört gün geceleri, cumartesi günleriyse gündüz çalışıyor, pazartesi ve salı günü izinde oluyordum. 

Bu program yüzünden yapayalnız bir on ay geçirdim ama aynı program sayesinde yazmayı öğrendim. Vardiyalarımın çoğunda depremler, protestolar, trafik kazaları ve enerji kesintileri hakkında en az bir iki tane öykü yazdım. Ve hızlandım. Usama Bin Ladin’in öldürüldüğü gece ülkenin dört yanından gelen haberleri alarak manşet haberini yazmam sadece kırk dakika sürdü. 

Ellerimle zihnim arasındaki bağlantının kilidi açılmıştı. 

Bu on aylık sürenin tamamında gözümün önünde en iyi son dakika muhabirlerinden birine ait bir not asılıydı: “İçinize çekin ve sindirin.” Muhabirlerin, tıpkı bir elektrik süpürgesi gibi etraflarındaki her şeyi içlerine çekmeleri gerektiğini söylüyordu. 

Bir yangın çıktığında alevlerden yükselen koku neyin kokusuydu? Kamp ateşi gibi mi kokuyordu yoksa yanan bir lastik gibi mi? Alevler kontrol altına alınıp yangın tamamen söndürüldüğünde sırılsıklam olmuş enkazdan gelen damlama seslerini hiç duydunuz mu? İnsanların yüzünde is var mıydı? Birbirlerine neler anlatıyorlardı? Bir muhabir bütün bu detayları sindirmeli, tutarlı bir sahne oluşturmalı ve okurların neler olup bittiğini anlamasına yardımcı olmalıydı. 

Uzun süredir muhabirlik yapıyorum ve şu ana kadar Times için 1400 haber ve makale kaleme aldım. Fakat üç yıl önce bilgisayarın başına oturup da bir roman yazmaya başladığımda ne yapacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu. 

2021 yılının kışıydı. Covid kısıtlamaları yüzünden hâlâ uzaktan çalışıyordum. Çocuklarım okuldan dönmüş ama doktor olan kocamsa işe gitmeyi zaten hiç bırakmamıştı. Bir gün oturduğum daireye baktım ve kendi başıma olduğumu fark ettim – ne işe gidip geliyordum ne de dikkatimi dağıtacak başkaca şeyler vardı.

Normal şartlar altında her gün metroda geçirdiğim zamanı değerlendirmeye ve neler yapabileceğimi görmeye karar verdim. Her zaman bir roman yazmak istemiştim, belki de tam vaktiydi.

Üstelik roman fikrim hazırdı bile. Evlilikle, hırslarla ve olduğumuzu sandığımız kişi olduğumuz kişiyle uyuşmadığında neler olabileceğiyle ilgili bir kitap yazmak istiyordum. Aklım dört karakter vardı. Biri, benim gibi kazara evde kalmak zorunda olan bir anne. Öteki, bütün hayatını kariyerine odaklayan bir kadın. Ve biri cumhuriyetçi öteki demokrat iki adam – romanın başlangıcında cumhuriyetçi olan aday olmaya karar veriyordu. 

Ailem oldukça geniş ve içlerinde birbiriyle siyasal düşünce açısından zıt yönlerde olan çiftler var. Seçimler söz konusu olduğunda bütün ülkeyi saran bu çekişme onlara da farklı biçimlerde yansıyor. Her zaman merak etmişimdir, hâlâ evliler ve bunu nasıl başarıyorlar. 

Romanım How to Sleep at Night nihayet geçtiğimiz hafta yayımlandı. 

Gazetecilik, roman yazmak için almam gereken en iyi eğitimlerden biriydi ama aynı zamanda kurtulmam gereken muhabir alışkanlıkları da vardı. 

Bunlardan ilki, her şeyi en baştan anlatmaya yönelik, kurmaca bir hikâye açısından hayli gereksiz olan bir dürtü. Haber yazıları bu şekilde yapılandırılır ve neler olup bittiğini iki ya da üç paragrafta özetlemeniz beklenir – kurmacaya aktarılması neredeyse imkânsız bir strateji.

Diyelim ki, atlarla ilgili bir roman yazıyorum ve içlerinden biri romanın dokuzuncu bölümünde aniden tek boynuzlu bir ata dönüşüyor. İlk taslağımda muhtemelen hikâyeye şöyle başlardım: Ve sonra at, aniden tek boynuzlu bir ata dönüştü. Haliyle böyle bir başlangıç romandaki bütün gerilimi yok eder ve okura merak edecek pek bir şey bırakmazdı. Neyse ki, kendime bir şekilde hâkim oldum ve içimdeki bu dürtüyü bastırdım. 

Bununla birlikte gazetecilikten öğrendiklerim benim temelim oldu. Mesela alıntılar. Haber yazılarında alıntılar güçlü bir etki bırakabilir. Okurun dikkatini vermesini sağlar ve hikâyeye duygusal ağırlık kazandırır. O yüzden muhabirler etrafa dikkat kesilir, konuşulanları dikkatle dinlerler. Ve konuşma diline bu kadar dikkat ettiğinizde romandaki diyalogları kurgulamak sizi pek sıkıntıya sokmaz. 

Gazeteciliğin bana öğrettiği derslerden biri de az kelimeyle çok şey anlatmaktı. Kullandığınız bir kelime ya da sahne gereksizse kurtulun gitsin. How to Sleep at Night’ın taslağı öylesine uzundu ki, editörümün yönlendirmesiyle yaklaşık 20.000 kelimeyi kesip attım ve bu, kitabı çok daha nitelikli hale getirdi.

Bahsettiğim bütün bu gazetecilik araçları benim için oldukça değerliydi ama içlerinde en değerlisi muhtemelen disiplinli bir biçimde yazabilmekti. 

Haber yazarken ilk birkaç paragraf önemlidir. Romanı yazmaya başladığımda kendime yalnızca ilk paragrafları yazacağımı ve gidişat konusunda endişelenmeyeceğimi söyleyip durdum. Yani haber yazısı yazar gibi başlayacak, ilk taslağı çıkardıktan sonra onu daha ustalıklı bir hale getirecektim. 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Her Nesne Bir Sanat Eserine Dönüşebili..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

A. Dilek Şimşek

16 Şubat 2025

Hayattan Notlar

HaikularSardunyalarınÜstü çiğ kaplı                         Yavru kuşlar uçuyor Bir çocuk içindekiTomurcuklarlaKaplanmış mezar Pire ne yiyorsun yeZıplayıp durmaUykum kaçıyor Pardon, birine benzettimDireksiyonu kavramıyor, kollarını ona teslim etmiş. Başı, omuzları, gövdesi arzın merke..

Devamı..

Sağlıklı Yaşam Endüstrisinin Tatsız Ta..

Andrzej Tokarski

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024