Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

24 Ağustos 2026

Öykü

hafif hikâye: bir grafikerin tablolaşmış derin çizgisi

Tan Doğan

Paylaş

0

0


darlığından daldı sokağın, çıktı; karanlığını izliyor şimdi ipince patikanın: karar dağ yolu, ne ki 'ay nerde, ya yıldızlar?' diye dahi sormadan, düşünmeden, düşlemeden kentten uzaklaşarak ağır adım boyu bir bir, bir bir...
bir tepeciğe varıyor, ardında zifîrî bir yer: dünya'nın bir başkentiydi.. adını hemen unuttu! sonra gökten gelen sesler: kuş-melek arası gibiyânisanki.. 'kesin uydurdum' diyor. ılığını sevmişti ya rüzgârın hep, yine öyle: yüzünde tütüyor hayat, eserken zaman zaman zaman...
ev.. işten sonra ama.. sonsuzluk mekân artık ve yokluğun boşluğunda hiçlik tadı: kekremsi.. yedi. 'böyle de doyulurmuş!' diyecekti, dedi, emerken suyunu yalnızlığın yavaştan...
takı takmayan adam saati ne bilsin. hem işi olmazdı ne vakitle ne nakitle aslâ ve kat'a. tıkır tıkır yürürdü onda her şey, hem doğru hem de dürüst fakat boş. bunun içindir boşluğuna düşmemesi boşluğun ve yokluğun hiçliğinin tadına varmak. bunun içindir rüzgârı zaman, karanlığı kâr bilmek ve bunun içindir baykuşu duyup şeytâna gülmek iç ininde için için kahkahalarca...
karanlıkta kayan yıldıza dalıyor şu an ve çıktı. ışık zerresine tahammülü yok! bulut olsa öperdi alnından gördüğü yerde ya da buhâr yâhut sis. yapraktaki çiy, duvardaki nem, tendeki ter aşktı ona. 'su' der susardı çok. az yatmamıştı kuru dere yataklarında izinleri boyu: bayram-seyrâh, hafta sonu, yıllık demez, iş-dışı her boşluğu çataklarla, obruklarla, yarıklarla doldururdu: tabiyât! hele hele gece uykusuzluğu: sabahlara dek kum, taş, kaya, dağ sevdâsı yok mu, ekmeğinden edecekti densizi. 'densiz' der kendine o, hayatın haddini aştığından kendince. pişmân değil, hattâ hayrandır bu hâline: küçük ne ki derin sızmalar yokluğun boşluğunda hiçliğe...
gündüzleri zorlanıyor ya kenti zifîrî kılmaya, geceleri rahat tuvali, fırçası, eli. çerçevesi yitik bir tablonun renksiz hâli: kara. sıra tümden dünya'da ve diğer gök taşlarında üç-beş. tözden öze tuhaf yolculuk. ezelî-ebedî bir anlam kayması/önre kıyması. mavi delik, yeşil delik, kızıl delik ve kül. gül, böyleyse gül: koku yanık, dil harâp: 'sus ve dinle' diyor kendine. insan hiç böyle güzel olmamıştı.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Anlatılan Senin de Hikâyendir...Uğur Vardan
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

20 Eylül 2025

İşçiyi Umursamadan İş Gücü Talep Etmek

Yurt dışından çalışmak üzere gönderilen bu işçiler – en azından Fransa’da – sendikal haklara sahip değiller. Göçmenler genellikle sınır dışında tutulmaya çalışılır ama konu iş gücü olduğunda kapılar sonuna kadar açılır. Bu durum mantığa aykırıymış gibi görünse d..

Devamı..

Alt Kat

Mercan Barışkan

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024