Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

21 Mayıs 2020

Edebiyat

Barok Dönemde Edebiyat ve Resim İlişkisi: Cervantes'in Don Quijote'si, Caravaggio’nun Bacchus'ü

Gizem Baykal

Paylaş

2

0


 “Doğanın özgür yarattığı insanları esir etmek herhalde çok kötü bir şeydir.” – La Mancha’lı Don Quijote

Barok sanatın oluşumunu önceleyen pek çok neden olmakla birlikte en önemli olay, Martin Luther’in Wittenberg Kilisesi’ne astığı, Katolik Kilisesi’nin dini kötüye kullanmasını eleştirdiği Doksan Beş Tez’i ile başlayan süreçtir. Bu süreçte sanat da dinin ideolojisini temsil edecek şekilde dönüşümler yaşamaya başlamıştır. Protestanlığın kabul gördüğü yerler ile Katolik inancın etkin olduğu yerlerde sanat gelişimi de farklılık göstermiştir. Bu yazıda Katolik inanca sahip İtalya ve İspanya’da, reforma karşı gelişen (karşı reform) sanat anlayışı, edebiyat ve resim örnekleri üzerinden bağlantı kurularak gösterilecektir. Miguel de Cervantes'in (1547-1616) Don Quijote’si ile ressam Michelangelo Merisi da Caravaggio'nun (1571-1610) resimleri benzer paralellikler taşıdığı için bu eserler incelenecektir.

İspanya –özellikle Madrid ve Sevilla– 17. yüzyılda karşı reform hareketleriyle oluşmuş Barok sanatın geliştiği bir yerdir. Bu dönemde plastik sanatlarda dinamizm, teatrallik, ışık-gölge karşıtlığı gibi halkın duygularını harekete geçirebilecek türden etkileri gözlemlemek mümkündür. Akla uygun ölçütlerle sanat yapma Rönesans'ta yer alırken Barok'ta ve öncülü Maniyerist sanatta yapıbozum ve yaratıcılık söz konusudur. Bu bize donuk bir tablodan hayal gücünü kullanarak karmaşık kompozisyonlar oluşturma imkânı sunmaktadır. Aklın ölçütlerini baz almak yerine bu tür bir yaklaşımın İspanya sanatına ve keza İtalya'daki sanata yön vermesi durumu Cervantes'in La Manchalı Don Quijote'sinde de görülmektedir. Karakter hem coşku dolu ve romantik bir anlayışın etkisinde, hem de bir an olsun düşünmeden hareket ettiği hayal dünyasında sadece şövalyelik hakkında birkaç kitap okuyarak şövalye olacağına kanaat getirerek, bir anlamda kendi hikâyesini yazmaya başlar. Bunun yanında yaşadığı pek çok zorluklara rağmen hâlâ hikâyesini devam ettiriyor olması, idealleri uğruna savaşması önemlidir. Bu kuşkusuz Cervantes'in yaşamının –o dönem pek çok savaşın olduğunu da düşündüğümüzde çoğu insanın yaşamının– istediği gibi gitmemesi ile de ilgilidir. Rönesans'ta insanın birey olarak varoluşu, Cervantes'in eserinde önem taşır. Bu açıdan kendi kaderini çizebilen insan anlayışı düşüncesi, Kilise’nin görüşünün tam tersine işaret eder.

Barok etkiler ile bu etkilere karşı gelen durumları bir arada gözlemlediğimiz bir diğer şey de psikolojik tahlildir. Don Quijote, psikolojik anlamda okunabilen ve her ne kadar kendini bir ünvan üzerinden tanıtmış olsa da neredeyse Michelangelo Merisi da Caravaggio'nun insanlarının gerçekliğinde yansıtılmış bir karakterdir. Bu gerçekçilik yanında teatrallik durumunun bir arada bulunması ilginç bir durumdur. Bu iki durumu içinde barındıran hayali karakter Don Quijote'ye deli denebilir mi? Kuşkusuz böyle bir dönemde deli olmayı yeğlemek daha mümkündür. Zira kitabın ikinci bölümünde Don Quijote (Don Antonio, yani ilk zamanki kendisi olduğunda) onu delilikten döndürmenin zararından söz eder. Don Quijote'nin irtibata geçtiği diğer karakterler ahlaken yoksul, yaşadığı dünyayı kavrayamayan kişilerdir. Belki de bu yüzden deli olması bir tercihtir. Savaştığı yel değirmenlerini düşman değildir, asilzade olarak yaşadığı için ve kitapları gerçek yaşamına uyarladığı için bu durumu anlamamış olabilir. Ancak çevresindeki insanlar arasında yozlaşmış düşünceleri olan ya da kendisine kötülük edecek olan insanlar söz konusudur. Bu durum İspanya'nın durumunu anlamamız açısından da önem taşımaktadır. Kimse neye inanması gerektiğini tam olarak bilemez, bir kaos ortamı hakimdir.

Roma’daki resim tarihi özünde papaların ve çevresinin sanat hamiliğine dayanır. Karşı reform hareketiyle birlikte sanatçılar önem kazanmıştır. Bunun nedeni papaların kendilerini Roma İmparatorlarının halefi olarak görmeleri ve bunu resim yoluyla yayabilecekleri görüşüdür. Kardinal Francesco Maria del Monte bir sanat tutkunuydu ve aynı zamanda Michelangelo Merisi da Caravaggio'nun sanat hamisiydi.

Aziz Matta ve Melek

Barok sanatın en önemli temsilcisi Caravaggio, en başta bahsettiğimiz Barok sanatın özelliklerini yansıtmakla birlikte bir yandan da güzel olanı, yüce olanı ortaya çıkarmanın tam tersine çirkini, kutsal olmayanı, olsa bile onu da halktan biri gibi resmeder. Dini konularda yaptığı resimlerdeki kişiler çevresindeki kişilerdir ya da kendisidir. Bu durum Don Quijote karakterinde de görülür. Quijote'nin çevresindeki insanlar da İspanya'daki kişileri görebilmemizi sağlar. Caravaggio'nun Bacchus'ü ne kadar çirkinse ve hastaysa Cervantes'in Don Quijote'si o kadar kuru, kırışık ve hatta maymun iştahlıdır. Bacchus aslında Caravaggio’nun kendisidir. O dönem hastadır, bu anlamda resim bir oto portre özelliği taşımaktadır. Yine benzer bir örnek gösterilebilir: San Luigi dei Francesi Kilisesi Contarelli Şapeli'nin dekorasyonunu yapacak olan Caravaggio’dan Aziz Matta’nın önemli anlarını yansıtan üç resim istenir. En son yaptığı Aziz Matta ve Melek adlı eserinde Aziz Matta gündelik yaşamda karşılaşacağımız, sıradan biri gibidir ve oldukça gerçekçidir. Bu durum kilise tarafından hoş karşılaşmamış, o yüzden eser tekrar yaptırılmıştır.

aziz matta ve melekAziz Matta ve Melek resmindeki sıradanlık ve gerçekçilik kilise tarafından hoş karşılanmamıştı.

Caravaggio’da hissedilen parodik durum, Cervantes'in eserinin merkez noktasını oluşturur. Şövalyelik ile ilgili romanlar İspanya'da popülerdir ve pek tabi Cervantes'in isteği bu durumu alaya almak ve gerçeği bunun üzerinden göstermektir. Parodi sırf şövalyelik üzerinden değil, dönemindeki edebiyat türleri üzerinden de şekillenir.

İspanya'nın Altın Çağ döneminde gelişen Don Quijote, İtalya ile ilişkilerinden ötürü pastoral bir romans niteliğindedir ve modern edebiyatın öncü eserlerinden biridir. Caravaggio'nun eserleri ile benzer özellikler taşıması, özellikle İspanya'daki ve İtalya'daki etkileşimleri düşündüğümüzde, bu iki ülkedeki Barok sanatı anlamamıza olanak vermektedir. Bu önemli iki isim ise Barok sanatın içinde kendi dillerini, özgür ifade biçimlerini yaratmaları açısından önemlidir.

Kaynak

Nilüfer Öndin, Barok Resim ve Heykel Sanatı, Hayalperest Yayınları, 2018.

Miguel de Cervantes, La Mancha’lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote I-II, YKY Yayınları, 2016.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

İdefix artık Doğan Medya’nınOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

10 Eylül 2025

İstanbul’a 1 Saat Mesafede Kamp Kurula..

Yoğun şehir hayatının getirdiği stres ve kalabalıktan uzaklaşmak istediğinizde, İstanbul’un çevresinde keşfedilmeyi bekleyen birbirinden güzel kamp noktaları bulunuyor. Üstelik bu rotalar, uzun yolculuklar gerektirmeden doğayla baş başa kal..

Devamı..

W.G. Sebald’ın Eleştirel Denemeleri

Linda Daley

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024