Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

17 Ekim 2020

Öykü

Kalem

Levent Küçük

Paylaş

3

2


Baştan alıyoruz, lise de okurken hafta sonları Pendik pazarında iki yıldan beri hamallık yapıyordun, Pendik’ten üç-dört kilometre yukarda oturduğunuz mahalle olan Taşlıbayır’a hamallık yaptığın bilyeli arabayı yokuş yukarı çekmek zor olduğu için Pazar toplandıktan sonra koyacak yer arıyordun. Cavit paşa sokaktaki foto gürselin karşısında bulunan iki katlı eski metruk binanın kömürlüğüne ev sahibesi Selma nineden izin alarak cumartesi geceleri bırakıp, ertesi hafta cumartesi sabaha karşı alıyordun, doğru mu?

– Evet

– Devam edin

Selma nene birkaç hafta sonra arabayı koyma karşılığında Pazar günleri gelip bir haftalık yedi kova odun, kömür kırmamı kovaları eve taşımamı istedi, kabul ettim.

Pazar sabahları gelip birkaç saat çalışıp işimi bitirince gidiyordum. Birkaç ay böyle devam etti, ardından öğlen yemeklerine kalmamı söyledi, bazen alış verişe gönderiyor dönüşte para üstünü bana veriyordu, beni sevmişti, öğrenci olduğumu öğrenince daha da hoşuna gitmişti.

Cumartesi günleri arabayı bıraktığım bir gece ailene haber ver yapılacak işlerin olduğunu yardım etmemi istediğimi, haftaya gece kalacağını söyle diyerek kalmamı istedi, nasıl olsa sabah geleceksin, bir daha git gel yapmamış olursun dedi, olur dedim.

Gündüz pazarda çalıştım akşam arabayı bırakıp Selma nenenin evine çıktım, Yemek yedik gece boyunca konuştu dinledim, kimi kimsesi olmadığından, yıllardır kimseyle konuşmadığından bahsetti çay demledi, çayın yanına finger bisküvisi, meyve çıkarttı yattık.

İlk gece uyuyamadım, gecenin bir yarısı odasının kapısı açıktı çalışma masasında bir şeyler yazıyordu, beni görünce altın sarısı dolma kalemini masaya bırakıp yanına çağırdı, öyküler yazdığını söyledi yazdıklarını okudu, sonra bana okuttu kırmızı mürekkeple yazılmış öykülerdi bunlar. İlk kez küçükken annemin anlattığı masallardan farklı şeyler dinliyordum. Nutkum tutuldu, bir yazar tanımanın heyecanını yaşıyordum.

–Detay verir misiniz.

Haftalarca cumartesi geceleri Selma ninenin evinde kaldım sürekli yazdıklarını okudum, dinledim. Bir gece uykudan uyandırdı kalemin den bahsetti “bu kalem özel bir kalemdir içine kanından bir damla damlatırsan aklından geçen her şeyi yazar” bana bu kalemi doksan üç harbi denen Ruslarla yaptığımız savaşta Nahçıvan dan gelen dedem hediye etti ona da babası ermeni bir ustaya yaptırmış,yaşanan sıkıntılar unutulmasın tarihin karanlıklarında kalmasın soyumuzun belleği olsun diye.ermeni usta iki kalem yapmış biri göz yaşıyla çalışan,diğeri de kanla,göz yaşı kurur ama kan her daimdir diyerek kanla yapılanı almış dedi. Denemek için parmağıma iğne batırıp mürekkep koyma yerine koydu al yaz dedi. Yazmaya başladım, yazdıklarımı okuyunca çok beğendi, sarıldı aferin dedi. Üç ay kadar sonra “Bunları değerlendirmek lazım, önce sana bir isim bulalım diyerek öyküleri Levent KÜÇÜK takma ismiyle yazmamı önerdi, ardından yazdıklarımı büyük sarı zarfa koyarak verdiği adrese postalamamı söyledi. Artık hafta sonlarını iple çekiyordum. Bir yıl kadar sonra “kaleme ihtiyacı kalmadığını, bundan böyle sen yazmalısın diyerek kalemi bana hediye etti.

– İlginç… Ne yaptınız kalemi?

İki üç sene gözüm gibi baktım çok güzel öyküler, şiirler yazdım, edebiyat dergilerine gönderdim, sonrasında kaybettim.

– Eeee…

Aradan uzun yıllar geçti, eski kitaplar dergiler satan bir pasajda gözüme ilişti, dünyalar benim oldu. Fiyatını sordum, çalışmıyor, at bir şeyler dedi elli liraya satın aldım. Eve döndüm, temizliğini yaptım, mürekkep koyma yerine bir damla kanım dan damlattım yazmaya başladım.

Eski sevgiliyle karşılaşmış gibiydim, düşlediğim, aklıma gelen her şeyi yazabiliyordum, o kadar çok şey vardı ki anlatmak istediğim. Yazdığım öyküleri internet ortamında çeşitli edebiyat sitelerinde yayınlamaya başladım.

– Kalem sizde mi?

– Evet düne kadar bendeydi

– Şimdi kimde

– Kırdım…

– Selma nineye ne oldu?

Bir sabah kalktığımda kahvaltı hazırlıyordu, beni fırına gönderdi yolda arkadaşıma rastladım elinde yeni çıkan teksas/tommiks kitapları varmış onları göstermek istedi bir süre sonra İsmet Paşa caddesindeki fırına gidip ekmek simit aldım. döndüğümde ev darmadağınıktı, seslendim cevap alamadım, odasının kapısını vurup bekledim açmayınca içeri girdim, yatağında sırt üstü yatıyor yüzüne yastık koymuştu, hafifçe dokundum, sarstım nefes almadığını fark ettim. Korkuyla evden çıkıp gittim. Aylarca bir daha da uğramadım. Evdekilerine bilyeli arabanın da çalındığını söyledim.

Bir ay kadar sonra fotoğraf çekilmek için foto gürsele gittim amacım Selma nene ile ilgili bilgi almaktı, sordum yaşlı kadının evine hırsız girdiğini kadını yastıkla boğduklarını söylediler hepsi bu

– Bakın levent bey yalan söylediğinizi, kalemi kırmadığınızı biliyorum ben o kalemin peşindeyim, iki kalemden gözyaşıyla yazanı bizimkiler almış. Babam Yıllarca gözyaşıyla yazılmış öyküler, romanlar, hikâyeler yazdı, ödüller aldı. Babamdan sonra ben yazmayı sürdürdüm, ama artık yazamıyorum, kalem yazmıyor, tamir için Ermenistan’a kadar gittim sonuç elde edemedim. Selma nineden kalemi satın istedim kabul etmedi.

– Öldürdünüz mü?

– Kaza oldu…

 

Bakın levent bey, o yıllarda öykülerinizi yazdıklarınızı yakından takip ediyordum, çok da hoşuma gidiyordu, yirmi yıl ara verdiniz sonra tekrar yazmaya başlayınca sizi bulmak size ulaşmak için uzunca bir süre araştırma yaptım, en sonunda buldum sizi. Kalemi bana satmanızı istiyorum.

Sizlere bu öyküyü Saint-Tropez'den yazıyorum. Her ne kadar kalemimi satmam deseler de ben sattım arkadaş, bakalım haftaya yazabilecek miyim?

YORUMLAR

Oktay Yılmaz

Sadece kalem mi artık herşey satlık bu ülkede.Kaleminize yüreğinize sağlık🌺🌹🌺

19 Ekim 2020

levent KÜÇÜK

Teşekkür ederim Oktay Yılmaz, böyle gitmeyecek, düzelecek elbet.Umutluyum

19 Ekim 2020

Öne Çıkanlar

Ahmet Ümit Yalnız DeğildirT. Erbarıştıran
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

7 Mart 2025

Osmanlı Mutfağından Ramazan Şerbeti Ta..

Ramazan ayının en özel lezzetlerinden biri olan ramazan şerbeti, Osmanlı mutfağının mirası olan ferahlatıcı ve sağlıklı bir içecektir. Gün boyu susuz kalan vücudun sıvısını dengelemek ve iftar sofralarına lezzet katmak için tercih edilen bu içecek hem besley..

Devamı..

Antalya’nın Meşhur Yemekleri

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024