Madam, ben kendime seni örnek aldım. Modelim sensin. Almayaydın keşke. Berbatız ikimiz de.
Madam, senin şişkoluğunu ben takdirle karşılıyorum. Karşılama! Ne diye karşılıyorsun. Ne var takdir edilecek? Etin kilosu kaça haberin var mı? Öyle kıymetli ki aklın durur. Aklım yerinde şükür. Sabah kurabiye tariflerini geçirdim yeni deftere. Pastaları yazıyorum şimdi. Konkenci kadit kardeşler parkta heykellere yaslanıp uyuyorlar, haberin var mı? Uykuları mı var? Mecalleri yok. Bitkin haldeler, sürünüyorlar çarşılarda. Yemez içmezlerin sonu bu, işte.
Hayatın zorluğu hepimizi ıhtırdı, Madam. İnsan kılığından çıktık. Bitkin bir halde can vereceğiz.
Neden bitkin olalım, kuvvetimiz yerinde. Tatlı tatlı can versek daha iyi olmaz mı? Madam, gazeteleri okumuyor musun, azgın dalgalara gömüldüler, çırpına çırpına can verdiler. Neymiş başlarının zoru, yüzülecek zaman mı şimdi? Rakı parası vermeyen babasını kese kağıdıyla boğdu. Allahım, bütün kötüleri yok ediver Yarabbim, sen çok büyüksün. Madam, sen hiç sıkılmadan, yorulmadan mertebe alabilirsin, tipin müsait. Neymiş o? Japon güreşi. Az daha kilo alabilsen… Ağzından yel alsın. Kilo versin, de, dua et. Büyük Allahım, kilolarını versin, de! Her tarafın et, Madam, bir dolağın eksik. En kralını getirtirim ben sana Tokyo’dan. Tabii lapanı yiyeceksin, bol bol, Japon pirincinden, ayrıca balık, yosun… süper besleneceksin. Cumaovası’nda inip Tokyo uçağına bineceksin. Halk seni coşkuyla karşılar, galeyana gelir Japonlar. Dooğru Sumo yurtlarına. Orda ipli mayonu giyip eğitim alacaksın. Balık, et… korkunç besleneceksin. Çok uzun öğle uykuları var. Ben uzun uyuyamam, biraz yatar kalkarım. Uzun gündüz uykusu dokunuyor bana.






