Mary Cassatt Hakkında Bilmediğiniz 10 Gerçek

Mary Cassatt Hakkında Bilmediğiniz 10 Gerçek


Twitter'da Paylaş
0

Cassatt: "Artık resimlere ihtiyaç yoksa bizim gibi insanların çizgi ve renge duyduğu aşkla doğması ne yazık."

Mary Cassatt (1844-1926) Yüzyıl toplumunun kadınlara yönelik beklentilerine karşı gelerek profesyonel bir sanatçı olmak için Avrupa’ya giden Amerikalı ressamdı. Bir empresyonist olarak kadınların iç yaşantısını betimlediği resimlerle ün kazandı. Aşağıda bulunan 10 gerçekle onu daha iyi tanıyabilirsiniz.

Banka ve borsacılıkla uğraşan bir aileden geliyordu

Cassatt, birçok işle uğraşmış üst sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası borsacı, annesiyse bankacı bir aileden geliyordu. Kardeşi Pennsylvania Demiryolu başkanıydı. Ailesi onu sanatçı olarak yetiştirmektense iyi bir eş ve anne olması için hazırlamak istiyordu. Babası profesyonel bir ressam olmasını desteklemedi ve ona malzeme alması için para vermeyi reddetti. Bağımsızlığını kazanmayı kafasına koymuş olan Cassatt, resim yapmaya devam etti ve sipariş almak için çabaladı.

Alexander J. Cassatt'ın Portresi, 1880

Kendini eğitme yolları buldu

Ebeveynlerinin itirazına rağmen 15 yaşındayken Philadelphia’daki Pennsylvania Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi. Ancak erkek öğrencilerin ve öğretmenlerinin tavırlarını çok küstah buldu ve aldığı dersler ona göre çok yavaş ilerliyordu. Bir kadın olarak canlı model kullanması yasaktı. Sadece nesneleri kullanarak çizim yapmasına izin verildi. Bu durumdan bıkan sanatçı, annesiyle Paris’e gitti ve Ecole des Beaux Arts’ın ustalarından özel ders almak için başvurdu. Zamanının çoğunu Louvre’daki eserleri çizerek geçirdi. 

Salonda sergilenen ilk iki Amerikalı kadından biriydi

Cassatt kırsal bölgelere geziler yaptığından daha etkili olduğunu düşündüğü Charles Chaplin ve Thomas Couture’den dersler almaya başladı. Kısa bir süre sonra yaptığı resimlerden biri Paris Salonu tarafından kabul edildi. Diğer kabul gören kadın sanatçı Elizabeth Jane Gardner’dı.

1871’deki Chicago yangınında ilk çalışmalarının bir kısmını kaybetti

1870 yılında ailesiyle yaşamak için Pennsylvania’daki evine geri döndü, ama ailesi hâlâ kariyerine karşı çıktığından resimlerini satmak için Chicago’ya gitti. New York’ta şansını çoktan denemiş, ancak çalışmaları ilgi çekmesine rağmen alıcı bulamamıştı. Chicago’da çıkan yangının resimlerini yok ettiğinde işler daha kötüye gitmeye başladı. Neyse ki çok geçmeden Pittsburgh başpiskoposu Corregion’nun iki kopyasını yapması için Cassatt’ı görevlendirdi ve siparişten kazandığı parayla sanatçı Avrupa’ya geri döndü.

Eserleri Parisli empresyonistlerle sergilenen tek Amerikalı sanatçıydı

1874’te Paris’e taşınan sanatçı geleneksel sanat formlarını ve kadınlar üzerinde üstünlük kuranları hafife aldı. Bir gün yanına Edgar Degas geldi ve onu canlı renklerin farklı fırça darbeleriyle kullanılması nedeniyle radikal olarak görülen empresyonistlerle birlikte eserlerini sergilemeye davet etti. 1879 tarihli sergi, katıldığı en başarılı ve kârlı sergiydi. Kazandığı parayla Degas ve Monet’nin resimlerinden birer tane aldı. 1886’da ABD’de ilk sergisini gerçekleştirene kadar empresyonistlerle çalıştı.

Edgar Degas ile yakın arkadaştı

Empresyonistlere katılmasıyla Cassatt kendini Degas ile işbirliği içerisinde buldu. Benzer zevkleri paylaşıyorlardı. Stüdyoları aynı mahallede bulunuyordu. Degas ona toz pastel boyaları ve gravür sanatını öğretirken Cassatt da Degas’nın eserlerinin Amerika’da satılmasına yardım etti. İkisi hayatları boyunca hiç evlenmediler. Romantik bir yakınlaşma yaşadıklarına dair birçok görüş bulunsa da birbirine gönderdikleri mektuplar bu durum hakkında bilgi vermiyor. Ayrıca aşağıda Degas’ın Cassatt’ı resmettiği eser gibi, birbirlerini birçok kez model olarak kullandılar.

Edgar Degas, Louvre'da Mary Cassatt, 1880

Japon sanatçılardan etkilendi

1890’da Japon sanatçıların sergisi Paris’e geldi ve Cassatt, Japon Ukiyo-e türünün büyük bir hayranı oldu. Çizgilerin basitliğine ve netliğine hayran kaldı. O zamanlar bu tür baskı üreten az sayıda sanatçıdan biri olarak aşındırma tarzıyla resimler yaptı. Bir empresyonist olarak bu eserlerde de siyah rengi kullanmaktan kaçındı. 

Yıkanan Kadın, 1890-91

 Bazı büyük Amerikan müzelerinin koleksiyonlarının geliştirilmesinde etkili oldu

Empresyonistler eserlerini Amerika’da ilk kez sergilendiğinde sanat koleksiyoncusu arkadaşo Louisine Elder ve kocası Harry Havemeyer’i bu eserleri satın alması için teşvik etti. Çiftin satın aldığı resimler şimdi MOMA’nın en önemli eserleri arasında. Ayrca Cassatt 19. yüzyılın başlarında birçok sanat koleksiyoncusuna danışmanlık hizmeti verdi.

Göz sorunları nedeniyle erken emekli olmak zorunda kaldı

1910’da Mısır’a gidip oradaki antik sanattan fazlasıyla etkilenen sanatçı ilhamını kaybetmeye başlamıştı. “Sanatın gücüyle ezildiğini” söyledi ve ekledi: “Ona karşı savaştım ama beni yendi…” Ertesi yıl Cassatt’a diyabet, romatizma ve katarakt teşhisi kondu. 1914 yılına gelindiğinde neredeyse tamamen kördü ve ressamlığa veda etmesi gerekti.

Ressamlığı bıraktıktan sonra kadınların oy hakkına sahip olması için savaştı

Kadınlara uygulanan kısıtlamaları değiştirmek isteyen Cassatt kariyeri boyunca “kadın sanatçı” stereotipine ve erkek çağdaşlarından farklı muamele görmeye itiraz etti. Empresyonist gruba dahil olsa da onlarla kafelere gidemedi ya da sergilerde gizi buluşmak zorunda kaldı. Yakın arkadaşlarından Louisine Havemeyer güçlü bir feministti ve kadınların oy hakkı elde etmesini desteklemek için sergi açtı. Cassatt 18 resmiyle bu sergiye katkıda bulundu. 

Mektup, 1890

Mavi Koltuktaki Küçük Kız, 1878

Makyaj Masasında Denise, 1908-9

İyi Geceler Kucaklaşması, 1880

Çizgili Koltukta Kadın ile Köpek, 1876

Aile, 1892

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(GoogleArts&Culture)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR