Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

10 Şubat 2023

Edebiyat

Mehmet İbiş'in Parça Yazıları: Bakışlar, Mayalar, Tarih Öncesi

Serkan Parlak

Paylaş

0

0


Mehmet İbiş, denemelerinde kesin şeyler söylemekten kaçınıyor; uğraşarak, didinerek şiirsel bir dille hayata, rüyalara ve çocukluğa odaklanıyor.

Bela Tarr Sineması hakkında çeviri kitabı ve yayına hazır yöresel ağız sözlüğü olan psikiyatrist Mehmet İbiş’in ilk deneme kitabı Bakışlar, Mayalar ve Tarih Öncesi Kırmızı Ada Yayınları etiketiyle geçtiğimiz günlerde okurla buluştu. Kitap üç ana bölümden oluşuyor: Günümüz-Bakışlar, Düşler-Mayalar ve Geçmiş-Tarih Öncesi. Bu bölümlerde ele alınan yerelden evrensele temel izlekler yazarın özgün bakış açısına dair çeşitliliği yansıtıyor.

Bakışlar, Mayalar ve Tarih Öncesi'nin ilk bölümünü oluşturan Günümüz/Bakışlar Mehmet İbiş’in günümüzde gözlemleyebileceğimiz ya da deneyimleyebileceğimiz  her türlü insani olay, durum, olgu, duygu ve yaşantılar hakkındaki eleştiri, çözümleme ve akıl yürütmelerinden oluşuyor. Kitabın üçte ikisini oluşturan bu bölüm kitabın ana gövdesini oluşturuyor. Yüz kırk civarındaki başlığın seksen kadarı ilk bölüm olan Günümüz/Bakışlar’da. Çeşitli yönleriyle rüyalar ve ilişkiler hakkında çözümlemeler, bazı hastalık hallerine dair gözlemler, doğayla etkileşimler, mevsimler, hayvanlar ve bitkiler, geziler, ölüm ve zaman, kültür ve topluma ilişkin değinmeler bu bölümün rengârenk izlekleri… İkinci bölüm olan Düşler/Mayalar’da İbiş’in bazıları görüldüğü tarihin de not düşüldüğü rüyaları var. Bu bölümde kayıtlı rüya sayısı otuz beş. Yazarın dediği gibi: “Özelliği olduklarını iddia etmiyorum, ama düşle uğraşmak deli akıllı hepimiz için bir yaşam uğraşı. Düş her şeye maya olabilir, ama temelde düş düş içindir, kendi başına hediyedir.”

Üçüncü bölüm Geçmiş/Tarihöncesi ise yazarın çocukluğu ve kökleriyle ilgili yazılardan oluşuyor, kişisel geçmişi hakkında fikir veriyor, otobiyografik öğeler ve anılar içeriyor. Yazar deyim yerindeyse çocukluk yıllarının fotoğrafını çekiyor. Kültürel birikimin ağırlıklı olduğu bu bölümde yemek tarifleri de var, aralara serpiştirilen çözümleme ve eleştiriler de. İbiş bu son bölümle ilgili edebiyathaber’de yayımlanan söyleşisinde şöyle diyor: “Köyümden erken ayrılmam, bambaşka hedeflere gönüllü koşmam temel ve köklerle ilgili duyarlığımı hiç azaltmadı. Onların hiç görmeden, dikkat etmeden yaşadıkları benim anı ve bakışımın sürekli merceği altındaydı. Sözcülerde olduğu gibi anılarda da bir ucundan daldığımda hep büyük ve çok malzemeyle karşılaştım. İnsanın hazinesi çocukluğu ve çocuk koşulları. Mutsuzluk bile, şiddet bile zenginlik. Burukluk, özlem, öfke, sevecenlik iç içe. 12 Eylül’ü simgesel olarak çocukluk bitimi, kaosa ve bilinmeyen geleceğe vardıran sünnet gibi sona koydum. Artık iyi veya kötü olarak bendim, bizdik; tarih başladı, tarih öncesi bitti.”

Deneme türünde okuru metnin içine çekmek çok önemlidir. Tepeden bakan, buyurgan söylem dilinden kesinlikle kaçınmak gerekir. Çünkü bu dil başkalarını ilgilendirmez. Mehmet İbiş, denemelerinde kesin şeyler söylemekten kaçınıyor; uğraşarak, didinerek şiirsel bir dille hayata, rüyalara ve çocukluğa odaklanıyor. Sözcüklerin peşinden gidiyor. Çoklukla canlı bir varlık olarak değişip dönüşmesi ve belirsizliklerle örülü olması nedeniyle sözcükler ve cümlelerden hareketle dil üzerine düşünüyor, üslubunu arıyor. Şiirde yapılmaya çalışanı denemede yapmaya çalışıyor aslında. Farklı sözcükleri bir araya getirerek yeni anlamlar arıyor. Şiir dili işlenerek güzelleşir. Derenin yıllarca akan suyunun taşların üzerlerini adeta zımparalayarak pürüzsüz hale nasıl getirdiği gibi. Halk âşıkları ise hikâyelerini tekrar tekrar anlatarak zamanla fazlalıklarını atar, özgünlüğe yürür. Döneme göre yeni temalar, yeni anlatım olanakları ortaya çıkar. İbiş’te parça yazılarıyla bu gerçeğin farkında olduğunu hissettiriyor.

İbiş başlangıçta zorlu bir işe girişiyor, yazınsallık arayışı bu, daha ilk kitapta farklılaşmak istiyor. Öğretici cümleler, açıklayıcı bilgiler, sosyolojik yorumlar yok. Tartışan, sorgulayan, iyi anlatmaya çalışan, bazen soru soran şiirsel, sezgisel bir dil var Mehmet İbiş’in ilk deneme kitabı Bakışlar, Mayalar ve Tarih Öncesi'nde. Kişisel deneyimler, anılar, otobiyografik öğeler; sözcüklerin gerçek ve sözlük anlamları dışında yeni anlam arayışları. Edebiyat buluş, yaratı, anlatım demek.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

YapışkanotuLal Laleş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Cihan Çakan

12 Mart 2025

Aysuda, Bir Su Perisinin Masalı

Hava o akşam da sisliydi. Şimdi kış, her yer karla kaplı. O zaman aylardan hazirandı, kız kardeşim Aysuda’yla burada, gümüş grisi kumların üstünde yan yanayız. Gölün usul dalgaları bir el gibi ayaklarımıza değiyor. “Yüzelim mi,” diyor Aysuda. “Bu saatte mi,” diyorum. “..

Devamı..

Gerçeklerden Kaçarken Kendimize Söyled..

Çetin Devran

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024