Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

25 Nisan 2022

Kitap

Müge Arbak'tan Günlük Hayata Dair Öyküler

Serkan Parlak

Paylaş

0

0


İklim krizi, savaşlar, göçler, salgınlar, eşitsizlikler günümüzün temel sorunları ve bireysel sorunları doğrudan etkiliyor. Günümüzde birçok insan yazı aracılığıyla bu sorunlarla mücadele etmenin yollarını arıyor.

Yaratıcı Yazarlık üzerine bir uygulama kitabı da bulunan Müge Arbak’ın öykü kitabı Anlat Dedi Hayat geçtiğimiz yıl Bireysel Bilgelik Yayınları etiketiyle okurla buluştu. Öykülerin merkez izlekleri, gündelik hayatın genel çerçeveyi oluşturmasından hareketle modern zamanlarla birlikte değişip dönüşen aile yapısı, kadın erkek ilişkileri, akrabalık, kardeşlik, evlilik ve boşanma, emeklilik, orta yaş krizi, ev hayatı, komşuluk, geçmiş, hayal kırıklıkları ve korkular…  Kendisiyle edebiyathaber’de yayımlanan görüşmemde Arbak’ın ele aldığı temel dertler hakkında, “Bunlar hepimizin hayatında var olan ya da en azından tanık olduğumuz temel meseleler. Anlat Dedi Hayat kitabımdaki öykülerde olduğu gibi mutsuz evliliğinde sıkışan, aile ilişkilerinde bir türlü istediği sonucu alamayan, hayal kırıklıklarını içine atan ama bunları konuşmaktan imtina eden veya farklı durumlarla karşılaşan karakterler her birimizde olan bir parçanın yansıması aslında. Ancak hayatımızın içinde böylesine yer tutan ama çoğunlukla durup bakılmayan, üstünde düşünülmeyen, hatta kitapta ele alındıkları açılarıyla konuşulmayan dertler. Bunların konuşulur, düşünülür, tartışılır hale gelmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü ancak bu şekilde bir insan yaşadığının sadece kendi başına gelmediğini, yalnız olmadığını fark edebilir ve bu farkındalık onu araması gerektiğini dahi unuttuğu bir çözüme götürebilir,” diyor.

Anlat Dedi Hayat'taki öykülerde insanlara, hayata, yaşantılara, olaylara, durumlara dair ayrıntılar var. Müge Arbak, gözlem gücü yüksek bir yazar. İzlek, karakter, mekân, zaman, anlatıcı, dil-anlatım gibi öykü bileşenlerine titizlikle çalışmış. Bu öykülerde yerine göre gösterme yerine göre anlatma tekniği kullanılmış. Kitapta yer alan on dokuz öykünün tamamında üçüncü tekil kişi anlatıcının bakış açısı aracılığıyla öykü kişilerinin yaşamlarındaki sarsıcı anlara odaklanıyoruz. Bu durum kişilere ve olaylara dışarıdan daha dengeli biçimde bakmamızı sağlıyor. Arbak’ın yer yer mizahi yaklaşımının da olduğu duru, yalın ve akıcı bir anlatımı var. Süslü cümleler, gereksiz tekrarlar, şiirsellik çabası; öykünün temel derdine, odağına işlevsel katkı yapmayan diyalog ya da ayrıntılar yok. Öykü kişileri, olay örgüsü, betimlemeler ve diyaloglar ne anlatıldığından çok nasıl anlatıldığına bağlı olarak etkileyici hale geliyor. Öykülerde sıklıkla zaman geçişleri ve özetlemeler yapılıyor, örneğin “Çıkmaz Sokak” adlı öyküde çok fazla mesele bir araya gelmiş. Bu durum öykünün merkez kişisinin belli bir özelliğini ön plana çıkarma isteğiyle uyumlu aslında, öykü kişilerinin yaşadığı değişimlerle, ilişkilerindeki nedenselliklerle de tutarlı bir ilişkisi var.

İklim krizi, savaşlar, göçler, salgınlar, eşitsizlikler günümüzün temel sorunları ve bireysel sorunları doğrudan etkiliyor. Günümüzde birçok insan yazı aracılığıyla bu sorunlarla mücadele etmenin yollarını arıyor. Kurduğu yazı atölyesi aracılığıyla çalışmalarını sürdüren Müge Arbak’a göre yazmak, “her koşulda insana iyi gelen bir uğraş. Doğuştan sahip olunan yaratıcılığı ve hayal gücünü kullanmaya imkân tanımasının yanı sıra psikolojik dayanıklılığı güçlendiren, iyileştirici gücüyle şifa veren özel bir eylem. Bu nedenle yalnızca kurmaca yazmak isteyenler için değil, yaşadıklarıyla baş etmek veya basitçe kendini daha iyi hissetmek isteyen kişiler için de eşsiz bir araç.” Öykü kitabında yer alan on dokuz öyküsünde mutsuz evlilikler, sıkıntılı aile yapıları, hayal kırıklığı yaratan ilişkiler, zorluklarla başa çıkma yolları ve konuşulmayan dertlere farklı bakış açıları getiren Arbak, kurmacanın gerçekliği aracılığıyla yalnız değilsin, bu dertleri yaşayan başkaları da var mesajına ek olarak günlük hayatta nice dertle mücadele eden okura öyküleri aracılığıyla umut veriyor.   

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Albrecht Dürer’in Yahudi Düşmanlığı Ta..T. Erbarıştıran
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Elisabeth Braw

31 Ağustos 2025

Rusya Svalbard'a Dönüyor

Svalbard’ı yirmi beş yıl önce terk eden Ruslar, Sovyet Döneminin ihtişamını geri getirebilmek için Norveç takımadalarına döndüler.  Neil Armstrong Ay’a ayak bastığında yaptığı ilk şey Amerikan bayrağını dikmekti. Ülkeler bir arazinin kendilerine ait olduğunu belirtmek için o ..

Devamı..

Yaz Sıcağıyla Baş Edebilmek İçin Orta ..

James Clark

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024