Haruki Murakami,
In Translation: Translators on Their Work and What It Means (Edited by Esther Allen and Susan Bernofsky, Columbia University Press, May 2013) kitabında yayımlanan denemesinde, Japoncaya çevirdiği Scott Fitzgerald’ın
Muhteşem Gatsby'nin yer yer tökezlediğinden söz ediyor.

Hassas bir şarabın gezdirilemeyeceği örneğini vererek, romanın başka bir dile çevrilmesini, bir yerden bir yere taşındığında aromasından, dokusundan, yumuşaklığından kaybetmesine benzetiyor. Gatsby'nin muhteşemliği için orijinal dilinden satır satır okunması gerektiğini, bu yüzden de kendi çevirisi için Japon okurların romanın değerini tam olarak göremeyeceğini söylüyor.
Murakami'ye okur ya da yazar olarak en vazgeçilmez üç kitabın ne olduğu sorulsa, düşünmesine gerek olmadığını, bunların;
Muhteşem Gatsby, Dostoyevski'nin
Karamazov Kardeşler, Raymond Chandler'ın
The Long Goodbye olduğunu söylüyor. İçlerinden birini seçmek zorunda kalırsa da, Bu kesinlikle Fitzgerald'ın romanı olurdu, çünkü onun gibisini hiçbir zaman yazamam, diyor.
Murakami otuzlu yaşlarının sonundayken altmış yaşına bastığında Gatsby'yi çevirme sözü verdiği halde dayanamamış, planladığından üç yıl önce tamamlamış.