Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

3 Nisan 2022

Öykü

Orta Boy Karışık Pizza

Emre Uzun

Paylaş

1

1


Yarım günlük cumartesi mesaisini tamamlayan Mutlu Durmaz, evine doğru adımlarken acıktığını hissetti. Açlığın verdiği hisle adımlarını sıklaştırdı ve ne yemek istediğine karar verdi.

Oturduğu evin yakınlarındaki pizzacıda bulmuştu kendini. Orta boy karışık bir pizza söyledi. Pizzasını hemen yiyebilirdi elbette ama evde keyfini çıkarma fikri daha cazip gelmişti.

On dakikada hazırdı siparişi. Bulunduğu sokaktan aşağıya doğru yürüdü. Apartmanın merdivenlerinden hızlıca çıktı.

Pizza kutusunu televizyonun karşısındaki sehpanın üzerine koyup koltuğa oturdu. Ceketini ve kravatını çıkardı. Pizzasından bir dilim kopardı. Tam bir ısırık alacaktı ki telefonu çaldı. Pizzasını yiyerek telefonla konuşmak onun için gerçekten şahane olabilirdi fakat Mutlu Durmaz'ın  iki işi aynı anda yapamamak gibi bir huyu vardı.Telefonuna gelen hiçbir aramayı da koşullar ne olursa olsun reddedemezdi. Hiç vakit kaybetmeden telefonu açtı.

Arayan, Düzen Bank'ın müşteri temsilcisi Müge'ydi. İçten ses tonuyla karşısındakinin Mutlu Durmaz olup olmadığını teyit edip yalnızca maaş müşterilerinin hizmetine sundukları, müşterilerine hayatlarının en unutulmaz anlarını yaşatabilecekleri, dünyanın neresine giderlerse gitsinler kişiselleştirilmiş hizmetler sunacakları, kart aidatsız  "Düzen Trick Gold" kredi kartını tanıttı. Mutlu, onaylaması halinde bir hafta içerisinde kredi kartına sahip olabilecekti fakat o bu teklifi reddetti. Aldığı maaşla tüm ihtiyaçlarını karşılayabiliyor ve ekstra hiçbir şeye ihtiyaç duymuyordu. Müşteri temsilciliği departmanında keskin kariyer hedefleri olan Müge'nin ise pes etmeye niyeti yoktu. Bu kez 65.000 TL'lik ihtiyaç kredisi teklifi sundu. Teklifi duyar duymaz yükselmişti Mutlu. Müge'ye 65.000 TL'lik ihtiyacının olduğunu nereden bildiklerini sordu. Ses tonunu işveli hale getiren Müge şu cevabı verdi:

"Düzen Bank asla yanılmaz Mutlu Bey." Müge'nin ses tonundan hiç etkilenmemişti Mutlu ve bu teklifi de reddetti. Sunabileceği son bir teklif kalmıştı Müge'nin. Ağzından "hayat sigortası" sözü çıkar çıkmaz telefonu kapatıp koltuğun bir köşesine fırlattı Mutlu.

Mutlu pizza dilimini yeniden almıştı. Ağzına götürmesiyle telefonun çalması bir oldu. Koltuğun köşesine uzanıp telefonu aldı.

Bu kez arayan Otur Mobilya'nın müşteri temsilcisi Güven'di. Pazarlama bölümünden yeni mezun olmuştu Güven. İkna kabiliyetinin zayıf olduğu patronu tarafından bilinse de yüksek mevkideki tanıdıkları sayesinde işini yapmaya devam ediyordu.

Müşterisinin Mutlu Durmaz olup olmadığını teyit etmemişti bile. Kampanyayı anlatmaya başladığında duraksadığını gören yan masadaki çalışma arkadaşı masasının üzerindeki broşürü sitem edercesine uzattı ona. Broşürü alıp müşterisine okumaya başlayan Güven, alçak ses tonunu bir miktar yükselterek Mutlu'ya bir düğün paketi sundu. 35.850 TL yerine sadece 35.840 TL'ye düğün paketine sahip olabilecekti Mutlu fakat bu mükemmel teklifi hiç düşünmeden reddetti. Kampanyanın olağanüstülüğü bir yana, düğün sözcüğünü duyar duymaz eli ayağı birbirine dolaşmıştı.

Güven, başını kaldırıp etrafa göz gezdirmek istemiş ve tam o anda müşteri hizmetleri müdürüyle göz göze gelmişti. Müdür, Güven'i motive edebilmek için "Bastır!" anlamında bir işaret yaptı. Bir şeyler yapması gerektiğinin farkındaydı Güven. Aklına, sevgilisinin doğum gününde hediye ettiği ayıcıklı puf yastık ve annesinin evinden getirdiği yün yorgan geldi. Bu ikiliyi de satış yapabilmek için feda edip kampanyaya dahil etti ve yeni bir teklif yaptı ancak Mutlu'yu ikna edebilmeyi bu kez de başaramamış ve Mutlu'nun telefonu iç çekerek kapatmasına engel olamamıştı.

Pizza dilimini alınca soğumuş olduğunu fark etti Mutlu. Pizza kutusunu alıp mutfağa geçti. Fırını ısıtıp pizzayı içerisine attı. Birkaç dakika sonra koltuğuna oturup pizzasından bir dilim aldığında bir kez daha telefonu çalmaktaydı. Çalıştığı şirketin işkolik ve evhamlı sekreteri Ayfer'di telefonun ucundaki. Mutlu'ya patronun acil durum toplantısı talep ettiğini ve herkesi bir an önce şirkete beklediğini söylüyordu. Hemen telefonu kapattı Mutlu. Kravatını taktı. Ceketini giyip çıktı.

Apartman kapısından da çıktıktan sonra; bir kamyonetin arkasında saklanan, siyahlara bürünmüş, orta yaşlı tıknaz hırsız dakikalar içerisinde Mutlu'nun evinin dış kapısında buluvermişti kendini. Takım çantasını açtıktan sonra maymuncuk kullanarak yaptığı aparatı matkabın ucuna taktı ve hemen hemen üç saniyede açtı kapıyı. Salona gelip ortalığı kolaçan ederken pizzaya takıldı gözü. Koltuğa oturup pizzadan bir dilim kopardığında birşeylerin eksik olduğunun farkındaydı. Mutfağa gidip buzdolabını açtı. Ketçabı, mayonezi ve kolayı çıkardı. Tezgâhın üzerindeki kedi motifli tepsiye malzemeleri yerleştirip yeniden salona geldi. Ketçabı ve mayonezi pizza diliminin üzerinde kusursuz bir ahenkle gezdirip afiyetle yedi. İkinci dilimi koparmaya hazırlanırken caddeden duyduğu polis sireni evden topuklamasına neden oldu.

Adres bilgisi konusundaki yetersizliğini bir türlü kabullenmeyip teknolojinin nimetlerinden faydalanmayı ısrarla reddeden, özellikle navigasyona olan karşıtlığı sebebiyle ekip arkadaşlarıyla sürekli tartışan polis memuru, yoldan geçenlere sora sora Mutlu'nun evinin apartman kapısındaydı nihayet. Çabucak park etti arabasını. Apartman kapısının açık olması ona hiç vakit kaybettirmemişti. Merdivenleri koşarak çıktı. Evin kapı kilidinin patlatılmış olduğunu fark edince belindeki silahını çekti ve kapıya sert bir tekme salladı. Silahını doğrultarak gelmişti salona. Koridordan evin diğer bölümlerine adımlarken kapıya attığı tekmenin epey iyi hissettirdiğini fark etmişti. Bu sebeple evde gördüğü her bir kapıyı farklı tekniklerde tekmeler savurarak açtı ama evin soyulduğuna dair hiçbir kanıt bulamadı. Silahını beline yerleştirdiğinde yorulduğunu hissetti. Karnı da zil çalıyordu. Çıkmak için hazırlanırken salondaki pizza geldi aklına. Salona gelip koltuğa çöktü. Derin bir nefes alıp yaslandı arkasına. Bir dilim alıp yedi. İkinci dilimi kopardığı anda telsizinden başka bir soygun ihbarı geldi. İhbarı alır almaz pizza dilimini bırakıp çıktı.

Polis memurunun çıktığını kapıcı dairesinden gören meraklı apartman görevlisi teslim etmesi gereken siparişler olduğunu eşine söyleyerek katları gezmeye başladı. Mutlu'nun evine gelip kapının halini görünce ayağıyla yavaşça ittirip kapıyı açmış ve içeriye girmişti. Dikkatini çeken tek şey pizzaydı salona geldiğinde. Diğer odaları da kontrol etmek istiyordu lakin hiç vakit kaybetmeden karnını doyurmalıydı. Ayakkabılarını çıkarıp yayıldı koltuğa. Yastığın kenarındaki kumandayı alıp televizyondaki en sevdiği Türk Halk müziği kanalını açtı. Çalan türküye de eşlik ederek uzandı pizzaya. Bir dilim alıp yedi. İkinci dilimi alırken telefonu çaldı. Apartman yöneticisi Müjgan Hanım yumurta, domates ve biber istiyordu. Bunu duyunca pizza dilimini geri bıraktı. Koltuktan doğrulup televizyonu kapattı söverek.

Aşağı yukarı on dakika sonra kısa süre önce ayrıldığı sevgilisi elinde kolisiyle kapısının önünde bitivermişti Mutlu'nun. Vakit kaybetmeden daldı içeriye. Bütün odalara bir hışımla girip kendisine ait tüm eşyaları gözyaşları içerisinde koliye tıkıştırdıktan sonra salonda buldu kendini. Mutlu'yla çekildikleri çerçevelenmiş fotoğrafların hepsini yere fırlatıp çeşitli dans figürleriyle üzerlerinde uzun süre tepindikten sonra bitkin ve açıkmış hissediyordu. Koltuğa oturdu. Biraz soluklandı ve pizzadan bir dilim koparıp yedi. İkinci dilimini alır almaz ani bir soğukluk hissetmişti bedeninde. Pencereyi kapatmak için geldiğinde Mutlu ve patronunun arabadan indiğini gördü. Koliyi kaptığı gibi evden ayrıldı. Yangın merdiveni sayesinde gözden kaybolmayı başarmıştı.

Mutlu ve patronu arabadan indiler. Şirketlerinin bulunduğu Sarıyer semtinde elektrikler kesilmiş ve şirketin kahrolası jeneratörü de bir türlü devreye girememişti. Mutlu'nun semtinde kesinti görünmüyordu. Yarım kalan işlerini evde halledebilecekleri düşüncesiyle usul usul çıkıyorlardı merdivenleri.

Evinin kapısını görünce bir hayli paniklemişti Mutlu. Hızla daldı içeriye. Patronu ise fazlasıyla tepkisizdi. Peşinden süzülmekteydi Mutlu'nun.

Salona girer girmez parçalanmış çerçeveler ve yerdeki cam kırıkları karşıladı Mutlu'yu. Patron ise koltuğa kurulmak için hazırdı. Çantasını açıp bilgisayarını çıkardı. Pizzaya da gözü takılmıştı Mutlu'nun. Çıkması gerektiği için pizzasını yiyemediğinden gayet emindi ama pizzasından yalnızca iki dilim kalmıştı. Salondan evin diğer odalarına ışınlandı adeta.

Neler olmuştu evinde böyle? Açık bir dış kapı, parçalanmış çerçeveler, yerdeki cam kırıkları, kapılardaki tekme izleri ve altı diliminden sadece ikisi kalmış bir pizza...

Telefona sarıldı polisi aramak için fakat şarjı bitmişti. Koşarak geldi salona. Patrondan telefonunu rica etmeliydi ama o pizzanın son dilimini gömmekle meşguldü.

Mutlu, patronuna tam ricasını iletecekti ki patron önce davrandı ve lokmasını büyük bir iştahla geveleyerek şöyle dedi:

“Mutlu, şundan bir tane daha söylesene. Bu sefer senden ama. Ee, patron da olsak misafiriz sonuçta!”

YORUMLAR

Selma Kaya

Mutlu'nun haline acıdım.

3 Nisan 2022

Öne Çıkanlar

Bir Resmin Düşündürdükleri: “Uygarlığı..Sennur Karanlık
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

13 Temmuz 2025

Mutlaka Görülmeye Değer 5 Otantik İsta..

İstanbul denince akla hep aynı rotalar gelir: Sultanahmet, Galata, Kapalıçarşı, Ortaköy... Oysa bu şehir, kalabalıkların dışında kalmış, kendi hikâyesini hâlâ sakince anlatan mahalleleriyle bambaşka bir yüzünü sunuyor. Eğer İstanbul’da daha yerel, ..

Devamı..

İmdat

Ayzer Bilgiç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024