Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

11 Şubat 2023

Kitap

Pırlantanı Takmak veya Takmamak, Mesele Belki de Bu

Çiler İlhan

Paylaş

0

0


On bir zengin öykü ile sakin ve ustaca örülmüş etkileyici bir ilk kitap, Etini Acıtmak… Orhan Murat Bahtiyar’ın kitabı Doğan Kitap’tan çıktı.

 

Orhan Murat Bahtiyar ile, Yiğit Karaahmet’in yeni kitabının imza gününde karşılaştık, Berlin’de, geçen yılın Kasım’ı idi. Berlin’de küçük bir Cihangir oluştu, orada yaşayanlar, sık gidenler bilir. Birbirimizi tanımıyormuşuz, yazarların başına sıklıkla gelen bir durum. İyi ki tanışmışız. Etini Acıtmak, Bahtiyar’ın ilk kitabı. Açıkçası bu kadar sağlam bir edebiyat evreniyle karşılaşacağımı tahmin etmemiştim. Güzel bir sürpriz oldu.

Etini Acıtmak, 11 öyküden oluşuyor. Yazarın karakter yaratma becerisi müthiş; küçük bir erkek çocuğuymuş, evli, mutsuz bir kadınmış, çok katlı plazasında bunalan bir beyaz yakalıymış, pavyonda çalışan bir garsonmuş ya da ekmeğini kentin çöplerini toplamaktan kazanan görünmez bir emekçiymiş fark etmiyor; her karakterin duygu ve söz dünyası, içi, dışı kendisine cuk oturuyor. Keskin gözlem gücü okuru bıyık altından gülümsemekle oturup hüngür hüngür ağlamak arasında geniş bir duygu skalasında savurup duruyor. Sözde ustaca ekonomik, pahada ağır bu öyküler… Bununla birlikte isim ve kapak görseli seçimi dokunaklı metinleri yer yer kara mizahla harmanlamış, zekice kurgulanmış bu kitabı ne kadar iyi temsil ediyor emin değilim.

orhan murat bahtiyar etini acıtmakSayfalar ilerliyor, biz, siz, onlar derken kendimizi birden betona çakılmış buluyoruz; başta sakin sakin, ev halinde akan Serin Bir Cumartesi öyküsündeki gibi mesela. Yargılar, ön yargılar, gurbetçi olmak, milliyetçilik, iki arada bir derede kalmışlık… Fiziksel, zihinsel ve duygusal çıkmazlarla sarılıyoruz:

“Son dakika golüyle kazandık. Amcam havalarda. Sevinince de küfrediyor. Soba bacasını örten bayrağı söküp büyük bir hevesle, yola bakan cama bantladı. ‘Danimarka’da olsaydık şimdi var ya! Öff… Tüm Kopenhag’ı inletiyorduk arabaların üstünde’ diye kabardı. (s. 21)

Sanki Süt, Çamur ve Beton da bu hikâyenin önceli. Bu ya da başka hikayelerin öncesini, sonrasını tahmin ediyoruz çünkü, başımıza gelmemiş olsa bile en azından ucundan kıyısından biliyoruz. Gardiyanın, bir hücreye ölmek üzere atılmış babasını ziyaret gelen Reyhan’ı taciz etmesine şahit olmamak için oradaki nöbetçi asker uyuyor numarası yapabiliyor ama biz okurların kaçacak yeri yok.

Bir zamanların aşığı, son zamanların bıkkını evli bir çiftin sahneyi aldığı öykü Pırlantanı da Taksana, özellikle düğün betimlemeleriyle muhteşem. Kadın kahraman gol atacak bize; tıpkı “bir Pedro Almodóvar karakterinin yapacağı gibi. 

Daha Modern Zamanlar, son yirmi yılımızı işgal eden iktidarın değiştirip dönüştürdüğü toplumun, iş hayatının bir parodisi. Müdürüne “yaranmak” için kendini yiyip bitiren sekreterden tesisi ziyaret gelen “devlet büyüğü”nün gözüne girmeye çalışan patrona tüm şahsiyetler aşırı tanıdık:

“Herkesin giyimine kuşamına azami özen göstermesini istiyorum. Katiyen sakallı erkek, aşırı makyajlı bayan personel istemem.’ Merve Hanım’a baktım. Kolayca akılda tutulabilecek basit konuları büyük bir iştahla defterine geçiriyordu. ‘Her yer pırıl pırıl olsun. Masaların üzerinde alakasız hiçbir eşya kalmasın’ diye devam etti.” (sayfa 56)

Ki bu görüntü düşkünü patron Lütfen Yiyecek Vermeyiniz, Daha Önce Beslendiler öyküsünde de işe yeni başlayan elemanına tavsiyeler veren seyahat acentesi müdürü Nalan Hanım olarak çıkacak karşımıza:

“Bak’ dedi sonra, ‘gözlerin güzel ama ortaya çıkarmayı becermiyorsun.’ Yutkunurken bile birleşmeyen, dolgun ve sürekli ıslak dudaklarının arasından konuşmaya devam etti: ‘Rimeli de birkaç kat süreceksin. Dur bakayım bende vardı.’ (…) Bir adım geri çekilip ‘Hımmhh…’ dedi uzun simli tırnaklarını bana doğru sallayarak ‘iyi oldun bak şimdi. Ama şu kollarına da bi ağda vur sana zahmet.” (sayfa 111)

Orhan Murat Bahtiyar TOBB ETÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu; mühendisliğin yanında profesyonel olarak fotoğraf ve sinemayla da ilgileniyor. On parmağında on marifet; New York National Academy ve School of Visual Arts’ta fotoğraf ve sinema eğitimi almış, öykü ve makaleleri çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanmış; fotoğrafları Ankara, İstanbul ve New York’ta kişisel ve karma sergilerde yer almış. New York Üniversitesi’nde teknoloji yönetimi ve inovasyon üzerine yüksek lisansını da tamamlamış olan yazar Berlin-Humboldt Üniversitesi’nde dijital yaratıcılık üzerine akademik çalışmalarını sürdürüyor. Kendisinden ricamızdır: Lütfen bunca meşguliyet arasında yazmaya da devam etsin.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Edebi Sonsuz: AlefMaurice Blanchot
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Özge Kılıçoğlu

19 Mayıs 2026

Booker İtibar mı Kaybediyor?

Jüri başkanı Roddy Doyle 153 başvurudan sadece 31’inin ciddi bir tartışmaya değer olduğunu söyleyerek birçok başvurunun “kalitesizliği”ni eleştirmişti.Sürekli takip ettiğim ve merakla beklediğim edebiyat ödüllerinden olan Booker ve Uluslararası Booker’a inancım 2025’te bi..

Devamı..

Cassandra: Çırpınış

Özlem Kaplan

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024