Yedi Kardeşin Yedisi de Bir Olur mu?
4 Eylül 2017 Kültür Sanat Sinema

Yedi Kardeşin Yedisi de Bir Olur mu?


Twitter'da Paylaş
0

Birden fazla çocuğa sahip olmanın yasaklandığı totaliter bir sistemde geçen Yedinci Hayat, fikir olarak iyi ama uygulamada vasatı aşamayan bir distopik çalışma. Filmde Ejderha Dövmeli Kız serisiyle tanınan Noomi Rapace, yedi ayrı karakteri canlandırıyor.
Uğur Vardan
Cate Blanchett’ı 13 farklı karakterde karşımıza getiren Manifesto vizyon turunu sürdüredursun bu haftanın yenilerinden Yedinci Hayat’ta da Ejderha Dövmeli Kız Noomi Rapace, yedi kız kardeşi birden canlandırıyor. Özellikle ünlü masalı farklı bir mantıkla karşımıza getiren Hansel ve Gretel: Cadı Avcıları’yla tanınan Norveçli yönetmen Tommy Wirkola’nın imzasını taşıyan yapım, nüfus problemlerinin yarattığı sorunlar üzerinden gelişen bir distopya... [caption id="attachment_36761" align="aligncenter" width="800"] Filmin başrolünde, İsveçli oyuncu Noomi Rapace’yi izliyoruz.[/caption] Filmin konusu kısaca şöyle: Yakın bir gelecekte dünyanın genel gidişatını her şeyiyle etkileyen ve dengeleri değiştiren hızlı nüfus artışı, sistemi radikal önlemlere iter. Bu önlemlerden en önemlisi de, Dr. Nicolette Cayman’ın önerisi olan (tıpkı Çin’de yakın zamana kadar geçerli olan ve geçen yıl kaldırılan uygulama gibi) en fazla bir çocuğa sahip olmaktır. Doğum sırasında hayatını kaybeden Karen Settman adlı bir kadın geride yedi kız çocuğu bırakır. Babası Terrence çocukları alır, onlara haftanın isimlerini (Pazar, Pazartesi, Salı vs.) verir ve gizlice büyütür. Ortada tek bir kimlik (Karen Settman) ve yedi hayat vardır. Ve fakat kızlar büyüyüp sistemin kimi kademelerinde iş hayatına atıldıklarında tehlike çanları çalmaya başlayacaktır... Senaryosunu Max Botkin-Kerry Williamson ikilisinin kaleme aldığı Yedinci Hayat (What Happened to Monday), aslında kâğıt üzerinde ilginç bir fikre sahip. Lakin bu fikrin sahaya yansımasının başarılı olduğunu söylemek pek mümkün değil. Yedi kız kardeşin büyümesi ve sistemle hesaplaşması aşamasında film, sırtını klişelere yaslamaya ve aksiyon kalıpları içinde yoluna devam etmeye başlıyor. Bu arada zorlama sürprizler, ‘gereksiz taramalar’ ve terse yatırmalar çıtayı bir hayli düşürüyor. Bu durumda da başlardaki belli ölçülerdeki mesafeli duruş ve felsefe yok oluyor, öyküye duyduğumuz merak sönüyor.

Close’dan ‘yakın’ roller...

Oyunculuklara gelince... Noomi Rapace yedi ayrı kişiliğin üstesinden geliyor gelmesine ama bazı sahnelerde senaryonun da ‘katkısıyla’ karikatürize kalıyor. Willem Dafoe, ‘Dede’ Terrence Settman’da her zamankı klasında, Glenn Close ise çocuklar üzerinden totalitarizm üreten sistem bekçisi Dr. Nicoletta Cayman’da, bir anlamda The Girl with All The Gifts’deki karakterini tekrarlıyor gibi. Özel Tim Komutanı Joe’da Christian Rubeck, ‘Pazartesi’ye âşık özel timci Adrian Knowles’ta Marwan Kenzari ve özellikle hırslı bankacı Jerry’de Pal Sverre Hagen gayet iyiler... Sonuç? İyi başlayıp finiş çizgisini gerilerde bitiren atletlere benzeyen Yedinci Hayat, ‘distopik filmler’ hanesini genişletmek isteyen sinemaseverler için ehven-i şer bir seçenek...

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR