Alışılagelendir! Bizans artığı büyük metropol İstanbul dahil diğer bütün yerleşkelerde Newroz kutlanır. En son tam da gününde kadim şehir hepimizin kalbi Diyarbekir’e sıra gelir.
Günün arefe akşamı (20’si) Diyarbekir suriçinin yüzlerce yıllık eski evlerinden birinden dönüştürülmüş bazalt taştan devasa koca bir avluda Newroz karşılama resepsiyonu yapıldı. Sadece davetli konuklara tabii ki. Dünyanın ve ülkenin dört bir bucağından Diyarbekir Newrozu için gelen konuklarla.
300 kişilik denmiş sayı 500 olmuştu. Sahneye, çağrı üzerine üç temsili şahsiyet çıktı. Bir kadın, iki erkek.
Diyarbakır artık alıştı kadın öncelikli performanslara. Roza Kadın Derneği adına dernek başkanı Adalet Kaya Türkçe, Ticaret ve Sanayi Odası başkanı Mehmet Kaya Kürtçenin zazaki lehçesinde, Baro başkanı avukat Nahit Eren ise Kürtçenin Kurmancî lehçesinde bu yılki newrozun başlığı olan “şimdi kazanma zamanı” çerçeveli ve barışı öne çıkaran Newroz resepsiyonu bildirisini kağıttan okuyup sundular.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Diş Hekimleri Odası, Diyarbakır Eczacılar Odası, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Diyarbakır İnşaat Müteahhitleri Derneği, Diyarbakır Sanayici ve İş İnsanları Derneği, Diyarbakır Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, Diyarbakır Tabip Odası, Diyarbakır Ticaret Borsası, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Kadın Meclisi, Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği, İnsan Halkları Derneği Diyarbakır Şubesi, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu, Rosa Kadın Derneği, TMMOB Amed İl Koordinasyon Kurulu, Türkiye insan hakları vakfı Diyarbakır temsilciliği olarak şehrin 18 örgütlü kurumunun mutabakat metniydi Newroz resepsiyon metni. Kentin nabzını tutmuş olan çok düzeyli bir sivil oluşum çabası görüldü ve hissedildi resepsiyonda...

Sonra Kürt coğrafyasının kadim diyarlarından davetli sanatçıların da sazende ve hanende olarak içinde yer aldıkları Ma Müzik organizasyonuyla son derece profesyonel bir müzik ziyafeti paylaşıldı konuklara...
Ve sonra herkes dağıldı. İyi bir rüzgârdı, “sabah ola hayrola” dedi herkes birbirine.
Geceden “sabah ola hayrola” denmişti ya! Oldu işte, saat 10.30’da Newroz alanına giden yol üzerindeki ilk kontrol noktasının önündeydik.
En az on bin kişi kadın, erkek, çoluk-çocuk polisin yol vermesini bekliyordu(K). Üçerli-beşerli gruplar halinde geçiş veriyorlardı da sanki ciddi bir ağırdan alma hâli vardı! Ve bu hâl yoğun birikim sağlayan kitlenin tepkisini almış sık sık protesto alkışları ve yuh sesleri durumu özetliyordu. Bir saatten fazla bekleyip ancak geçebildik, ilk bariyeri. Bizden sonraki büyük kalabalığın alana ulaşması iki saati almıştı.
İlk kontrolü geçmiştik de bitmiyordu ki! Üst baş didik didik kontrolle birkaç polis bariyerini daha geçip ancak alana ulaştık.
İlk bariyerin önü ile alana varışımız arasında tam iki buçuk saat geçmişti. Halbuki yürüyüş mesafesi ile hepi topu 15 dakikalık yoldu. Ve tabii ki bu da ayrı bir eziyetti, bayram kutlamaya gelenler farkındaydılar ama vakarlarını korumayı da erdem sayıyorlardı.
Ezici çoğunluğu otuz yaş altı gençlerden oluşan devasa büyük kalabalık, giderek toplandı. Saat 14.00’e doğru klasik Newroz ateşi de yakılınca alan istiap haddini hayli doldurup hatta aşmış oldu.
Hafta başı ve ilk iş günü olmasına rağmen adeta tatil günü yoğunluğuydu yaşanan. On yaşlarında iki çocuktan biri diğerine ders verir gibi, “Bugün, Kürtlerin düğün günü,” diyordu.
Evet adeta bir düğün-bayram edasında bir Newroz günü olmuştu 2022 newrozu. Adıyla müsemma şehre yakışan...







