Resimlerdeki Gözler Niçin Bizi Takip Eder?
19 Eylül 2019 Sanat

Resimlerdeki Gözler Niçin Bizi Takip Eder?


Twitter'da Paylaş
0

Sanat özneldir, birinin şaheser diye hitap ettiği bir tabloyu, başka biri büyük siyah bir kareden ibaret görebilir. Ancak herkesin aynı gördüğü bir resim türü vardır, yani gözlerin sürekli sizi takip ettiği resimler. Bu görsel yanılsamaya neden olan şey nedir?

Ortalama bir sanatçı bile bu tarz gözleri ve bakışı resimlerinde zorlanmadan resmedebiliyor. Eğer gölge ile ışığı yan yana koyarsanız derinlik ya da uzunluk ile oynayabilirsiniz. “Takip eden gözleri” yaratmak için yapılması gereken iki boyutlu bir zeminde üç boyutlu figürler ortaya çıkarırken ışık ve gölge oyunlarını kullanmak ve gözlerin odak noktasını karşısındakine bakacak şekilde ayarlamak. Kısacası derinlik algısı yaratarak resme bakanın nereye giderse gitsin izleniliyor etkisine kapılmasını sağlamak.

Peki resme bakan kişi tablonun önünden çekilmesine rağmen gözlerin hâlâ onu izlemesi durumunda beynimizde neler oluyor? 19. yüzyılda Jules de la Gournerie bu durumu matematikten faydalanarak açıklayabileceklerini savundu. 2004 yılında Ohio Eyalet Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı bir cansız mankenin görselini bilgisayar aracılığıyla farklı açılardan incelediler. Bulgulara göre iki boyutlu bir görselin “yakın” ve “uzak” noktaları aslında değişmiyor. Yani perspektif resim ya da fotoğrafta sabitleniyor. Eğer üç boyutlu olsaydı bu noktalar izleyiciye herhangi bir açıdan uzak ya da yakın gelebilirdi. James Todd araştırmacıların bulgularını şöyle özetledi: “Fikir gayet basit, resme nereden bakarsanız bakın resmin kendisi değişmiyor. Düz bir yüzeye bakıyorsunuz. Nereye giderseniz gidin resmin uzak ve yakın noktaları aynı kalıyor. Doğal ortamda yüzeyleri gözlemlerken konumumuzu değiştirdiğimizde, incelediğimiz şeylerin uzak ve yakın noktalarını belirleyen visual information (görsel bilgi) değişir. Öte yandan, duvara asılı bir resme baktığımızda aynı kalır. Yine de sanki resimde tasvir edilen şey gerçekmiş gibi kafamızda canlandırırız.”

Resmin perspektif, gölge ve ışığı biz hareket ederken değişmediğinden ve resimdeki figür, önünde durmakta olan kişiye direkt bakıyorsa bu durum beynin yanılsamasına neden olur. Sanatçı isterse gözler üzerinde biraz çalışarak size bakmasına son verebilir, böylece nerede durursanız durun bu gözler size asla bakmayacaktır.

“İzleyen gözler” tekniği 14. yüzyılda mimar ve sanatçı Filipo Brunelleshi sanat dünyasını, tek bir noktayı odak olarak alan doğrusal perspektif ile buluşturunca ortaya çıktı. Buna ışık ve gölgenin ustaca kullanımı eklenince sanatçılar gerçekçi resimler yapmaya başladılar. Mona Lisa gülüşü kadar izleyiciyi sürekli izleyen gözleriyle ünlendi.

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Today I Found Out)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR