Oyun tasarımcısı Rhianna Pratchett babası Terry Pratchett’ın fantastik türe duyduğu tutkuyu paylaşıyordu, ancak şimdiye dek roman yazmayı hiç düşünmemişti.
Babasını 2015 yılında kaybeden Rhianna Pratchett, yakın zamanda yeniden piyasaya sürülen 1980’ler ve 90’ların ünlü macera oyunu serisi Fighting Fantasy için kitap yazdı. Yayımlanmaya başlandığı 1982 yılından itibaren dünya çapında yirmi milyon satan serinin son kitabı Crystal of Storms’u yazan Rhianna, kitabı ebeveynlerine adadı. Terry’nin düşünceleri Rhianna’ya ilham vermeye devam ediyor. Rhianna, “Babamın hayaletinin aklımda bulunmasına dair şakalar yapıyorum. Hayatta olsaydı kitabımla ilgili birçok eleştiride bulunurdu, eminim. Ama aynı zamanda kızının ismini bir kitabın kapağında görmenin sevincini yaşardı,” diyor.

Rhianna Beyond Divinity oyunu için senaryo editörü olarak işe alınmadan önce gazetecilik eğitimi aldı. Heavenly Sword ve BioShock Infinite gibi oyunlar üzerinde çalıştı. Hikâyeler üretmek onun geçim kaynağıydı, ama roman yazmak hiçbir zaman hayalini kurduğu bir şey değildi. Bununla ilgili, “Babam roman yazmakta uzmandı, bu yüzden bu alana yönelmedim,” yorumunda bulunuyor ve Terry Pratchett’ın kitaplarının, BBC radyosunda yayınlanmasına dek bu kadar önemli olduğunu algılayamadığını dile getiriyor: “O zamanlar, yazar olarak değil de bir okur olarak babamın kitaplarıyla ilgilenmeye başladım. İleride ne yapmak istediğimi bilmiyordum. Babam beni gazeteciliğe yönlendirdi.” Terry Pratchett bütün zamanını roman yazmaya ayırmadan önce yerel bir gazeteci olarak çalışıyordu. Rhianna, Terry’nin aynı zamanda oyun sektöründe çalışmasını desteklediğinin altını çizdi ve küçükken beraber yarattıkları dünyanın haritalarını kendisinin yaptığını anlattı: “Oyunlara çekiliyorum çünkü Hayalet Baba onları seviyor. Biliyorum, kulağa garip geliyor. Ama birini kaybettiğinizde o, sizin bir parçanız, kafanızdaki ses oluyor.”
Rhianna Pratchett’ın yazdığı roman, bir patlamanın Nimbus Adası’nın denize düşmesine neden olduğu Pangaria’nın uçan adalarında geçiyor. Barışın koruyucuları Sky Watch’un hayatta kalan tek üyesi olan okur, Nimbus’u denizin derinliklerinden kurtarıp canavarlarla savaşmak zorunda. Okur olarak sonu tabii ki siz belirliyorsunuz. Sonlardan birinde şöyle yazıyor: “Canavarlar sana bakmak için düşe kalka ilerlerken, gülümseyen yüzlerine bakıp güvende olduğunu düşünüyorsun. Ancak yüzlerindeki gülümseme siliniyor, sivri dişleri beliriyor ve ciltleri siyaha dönüyor. En son hatırladığın şey dişleri. Çok fazla diş. Maceran sona erdi.” Okurun yaptığı her seçimle değişen, onları farklı sonuca götüren birçok yol olduğu göz önüne alındığında böyle bir kitap yazmak karmaşık bir iştir. Ancak Rhianna’nın oyun sektöründe kazandığı deneyimler, ona bu konuda yardımcı oldu. Romanı yazmak için önce serbest planlama yaptı, ardından akış şemaları oluşturdu, hikâyelerin izini sürmek için renk kodlu bir elektronik tablo kullandı. Rhianna, romanın yaratım aşamasını şöyle anlatıyor: “Olay örgüsünü yazarken doğrusal bir akış tercih ettim, daha sonra farklı dallara böldüm ve tekrar hikâyenin ana gövdesine döndüm. Bu, bir roman yazarına içinden çıkması zor bir durum gibi görünebilir, ama oyun tasarımında deneyimli olduğumdan benim için alışıldık bir şeydi. Bu projeye evet deme nedenim, fantastik roman yazmak istememin yanı sıra kariyerimle alakalı bir eser ortaya koyacak olmamdı.”






