Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

20 Ağustos 2013

Edebiyat

Yazı atölyesinin küçük sırları…

Faruk Ulay

Paylaş

12

0


Çok okuyun, sabırlı olun, tıkandığınızı hissettiğinizde uzun yürüyüşlere çıkın, yazmak için günün hangi saatinin size uygun olduğunu bulun, internet bağlantısı olmayan bir bilgisayarda çalışın… Guardian’ın, Amerikalı yazar ve senarist Elmore Leonard’ın kitabı 10 Rules of Writing’den (Yazmanın 10 Kuralı; 2010) esinlenerek, bir metin üstünde çalışırken uyulması gereken kuralları on madde ile sınırlamasını istediği deneyimli yazarlar, atölyelerinin küçük sırlarını yazın dünyasına yeni adım atanlarla paylaştı. Amerikalı yazar Elmore Leonard, 2001 yılında kaleme aldığı bir denemesinde sıralamıştı yazmanın on kuralını. Bu kısa deneme zamanla kült konumuna ulaştı ve illüstrasyonlarla süslenerek 2008 yılında kitap olarak da yayımlandı, dahası, üniversitelerde dersliklere bile girdi. Bir romanda her şeyin hikâye/olay örgüsü olduğunu ve hikâyenin en az sıkıcı bir biçimde anlatılabilmesi, okuyucuya en kısa yoldan ulaşabilmesi için bu on kurala uyulması gerektiğini söyler Elmore Leonard. Guardian gazetesinin muzip editörlerinden biri Elmore Leonard’ın on kuralını anımsayıp “iyi edebiyatçı” olarak bilinen yazarlara, “Sizce yazmanın on kuralı nedir?” diye sormuş. Oyuna yirmiyi aşkın yazar katılmış. Geçen ay iki ayrı baskıda yayımlanan yanıtlardan bir yazar/kural seçkisi de biz yaptık:

Margaret Atwood

margaretatwood1. Uçakta yazıyorsanız yanınıza kurşunkalem alın. Tükenmez kalemler akıyor. Ama kurşunkalemin ucu kırılırsa açamayacaksınız çünkü artık yanınızda bıçak taşımanıza izin verilmiyor. O yüzden yanınıza iki kurşunkalem alın. 2. Eğer ikinci kalemin de ucu kırılırsa metal ya da cam tırnak törpüsüyle kaba bir yontma yapabilirsiniz. 3. Yanınıza yazacak bir şey alın. En iyisi kâğıt. Kâğıdınız yoksa tahta parçaları ya da kolunuz da iş görür. 4. Bilgisayar kullanıyorsanız, yazdığınız metni bir bellekçubuğu ile koruyun. 5. Sırt egzersizleri yapın. Acı dikkat dağıtır. 6. Okurun dikkatini dağıtmamaya çalışın (kendi dikkatiniz dağılmazsa işiniz daha kolaylaşır). Ama okurun kim olduğunu bilmiyorsunuz, dolayısıyla yazmak karanlıkta sapanla balık avlamak gibi bir şey. A’yı çok heyecanlandıran bir metin B’yi sıkıntıdan öldürebilir. 7. Büyük olasılıkla bir thesaurus (anlamdaş ve karşıt sözcükler sözlüğü), en basitinden bir dilbilgisi kitabı edinmeniz ve gerçeği kavramanız gerekecek. Gerçeği kavramak önemli çünkü bedavaya karın doymuyor. Yazmak bir iş olduğu kadar bir kumar da. Emekli maaşı da alamıyorsunuz. Size yardım eden birileri çıksa da sonuçta tek başınasınız. Kimse sizi bu işi yapmaya zorlamıyor; sizin seçiminiz, dolayısıyla yakınmayın. 8. Yeni aldığınız bir kitabın nefis güzellikteki ilk sayfasını okurken aldığınız heyecanı kendi kitabınızda hiçbir zaman bulamayacaksınız, çünkü siz yazdınız. Kulisteydiniz, tavşanların şapkaya nasıl saklandığını gördünüz. O yüzden yazdığınızı yayıncılara vermeden önce bir iki dostunuza gösterin. Eğer ayrılmayı düşünmüyorsanız, bu dostunuz romantik ilişki yaşadığınız biri olmamalı. 9. Ormanın ortasında mola vermeye kalkmayın. Yazarken konuyu dağıtmışsanız ya da beyniniz durmuşsa o noktaya sizi getiren adımları izleyip yanlışı başlattığınız yere dönün ve sizi ileriye götürecek yeni bir yola sapın ve/veya kişiyi, fiil çekimini, açılış sayfasını değiştirin. 10. Dua etmek işe yarayabilir. Ya da başka bir şey okumak. Ya da yazdığınızın tamamlanmış ve kitap olarak basılmış biçimini gözlerinizin önüne getirmek.

Roddy Doyle

roddydoyle1. En sevdiğiniz yazarın fotoğrafını, özellikle bu yazar intihar etmiş ünlü bir yazarsa, çalışma masanıza koymayın. 2. Kendinize iyi davranın. Sayfaları olabildiğince hızlı doldurun; çift satır aralıklı yazın. Her yeni sayfayı kazanılmış bir zafer gibi düşünün. 3. Ellinci sayfaya geldiğinizde sakinleşin ve niteliği düşünmeye başlayın. Endişe duymayın, o zaten işin parçası. 4. Yazdığınıza bir an önce ad verin; yazdığınızı sahiplenin. Charles Dickens, Bleak House’u yazmadan önce adının Bleak House olacağını biliyordu; gerisi kolayca gelmiş olmalı. 5. İnternet gezilerinizi günde birkaç web sitesi ziyaretiyle sınırlayın. İnternet ganyan bayilerinin yanına uğramayın –eğer bir araştırma yapmıyorsanız elbette. 6. Bir thesaurus’unuz olsun ama onu ya bahçedeki odunlukta ya da buzdolabının ardında, yani ona ulaşmaya üşeneceğiniz denli uzak bir yerde tutun. Büyük olasılıkla aklınıza ilk gelen sözcükler (“at”, “koştu”, “dedi” vb.) yeterli olacaktır. 7. Arada bir şeytana uyun. Mutfağı silin, çamaşırları yıkayıp asın. Bu da bir araştırmadır ne de olsa. 8. Düşüncelerinizi değiştirin. Çoğu zaman iyi düşünceler daha iyileri tarafından katledilir. 9. Amazon.com’a girip henüz yazmadığınız kitabı aramaya kalkmayın. 10. Günde birkaç dakika kapak yazısı üstünde çalışın ama sonra yazmaya dönün.

Anne Enright

anneenright-11. İlk on iki gün çok korkunçtur. 2. Kitap yazmanın yolu, gerçekten de o kitabı yazmaktır. Kalemle de olur, daktiloyla da. Sözcükleri sayfaya düşmeyi sürdürün. 3. Yalnızca kötü yazarlar yazdıklarının iyi olduğunu düşünür. 4. Tanımlamak güçtür. Her tanımın dünyayı nasıl gördüğünüzle ilgili olduğunu unutmayın. Duracağınız bir yer bulun. 5. Ne yazmak istiyorsanız yazın. Anlatıyı oluşturan sayfadaki sözcüklerdir, gerçeğin hamuruysa başkadır. Öykünüzün ne ölçüde “gerçek”  olduğu ya da nasıl yoğrulduğundan çok yazdığınız metnin gerekli olup olmadığı önemlidir. 6. Gerçek hayattaki şeyleri yazarken yanlış yapmayın. 7. Ölmekte olduğunuzu düşünün. Umarsız bir hastalığa yakalanmış olsaydınız bu kitabı tamamlar mıydınız? Niçin tamamlayamayasınız? Kitabı bitirmek için on haftanızın kalmış olması canınızı sıkıyorsa süreyi uzatın. Kendinizle didişmeyi bırakıp düşüncenizi değiştirin. Gördünüz mü? Çok kolay oldu. Ve kimsenin de ölmesi gerekmedi. 8. Tüm bunu viskiyle de yapabilirsiniz. 9. Haz almaya bakın. 10. Masanızın başında, hafta sonlarını saymazsak, 15-20 yıl boyunca her gün oturmanın sizi değiştireceğini unutmayın. Değişiyorsunuz. Yazmak sabrınızı uzatmasa da başka bir şeyi düzeltiyor. Sizi daha özgür kılıyor.

Zadie Smith

zadiesmith1. Daha çocuk yaştan başlayarak çok kitap okumaya çalışın. Buna her şeyden çok zaman ayırın. 2. Büyüdüğünüzde, yazdıklarınızı bir yabancı, daha doğrusu bir düşmanınız okuyormuş gibi okuyun. 3. Mesleğinizi romantize etmeyin. Güzel tümceler kurabilirsiniz ama beceremeyebilirsiniz de. “Yazarın yaşam biçimi” diye bir şey yoktur. Önemli olan tek şey sayfada bıraktığınızdır. 4. Zayıf yanlarınızdan uzak durun. Ama bunu yaparken, yapamadığınız şeylerin yapmaya değer olmadığına kendinizi inandırmayın. Yapamadığınıza karşı nefret duymayın. 5. Metninizi yazmakla düzeltmek arasına uzun bir zaman koyun. 6. Yandaşlardan, gruplardan, takımlardan sakının. Çevrenizde bir kalabalık olması sizi daha iyi bir yazar yapmayacaktır. 7. İnternetle bağlantısı olmayan bir bilgisayarda çalışın. 8. Yazdığınız zamanı ve mekânı koruyun. Herkesi, en önemsediğiniz kişileri bile bunlardan uzakta tutun. 9. Ödülleri başarıyla karıştırmayın. 10. Hangi yolla olursa olsun doğruyu söyleyin ama muhakkak söyleyin. Hiçbir zaman tatmin olamamanın vereceği ve yaşamınız boyunca sürecek üzüntüyü kabullenin.  
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Oscar 2022: En Çok Dalda Aday Gösteril..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Çetin Devran

10 Mart 2025

Gerçeklerden Kaçarken Kendimize Söyled..

Eğer hayatınızdaki bazı kalıpları kırmak, geçmişte yaptığınız hatalardan ders almak ve gerçekten daha bilinçli bir şekilde yaşamak istiyorsanız, bu kitap size çok şey katacak.Bazı kitaplar vardır, okuduğunuzda sizi rahatsız eder. Çünkü size, aslın..

Devamı..

Kısa Kısa Roma İmparatorluğu

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024