Sitem Şanlı • Dolaptaki Ölü
12 Ağustos 2018 Öykü

Sitem Şanlı • Dolaptaki Ölü


Twitter'da Paylaş
0

Koşarak yanına gittim. Dolmuş gözlerimi görünce korkarak, “N’oldu,” diye sordu.

 “Bir çocuk ölmüş. Burada, yaşadığımız ülkede.”

“Çocuklar her gün ölüyor,” dedi, alışmıştı ölmelerine.

“Öyle bir ölmüş ki, ölümü utandırmış diyorlar onun için. Adı Cemile’ymiş.”

“Demek Cemile. Nasıl ölmüş peki?”

“Ötekiler gibi.”

“Peki ölüm neden utanmış?”

“Geldiğinde buzdolabındaymış.”

“Neden?”

“Yerde kalmış ölüsü, gömmelerine izin verilmemiş, onlar da kokmasın diye... Öyle işte.”

Sustuk, utandık sonra da kaçıp saklandık. En güvenli yer, birbirimizin uykularıydı. Aç kalmazdık, üşümezdik, çocuklar ölmez, kentler yıkılmazdı. Hem orada efsaneler de vardı. Sütler dökülür, sular fışkırırdı kayalıklardan. Birbirimizin uykularında, efsanelerden efsanelere dolaştık, ayaklarımız şişti, gözlerimiz kızardı ama çocuklar ölmedi. Biz öyle sanırmışız meğerse, çocuklar yine ölürmüş de biz görmezmişiz.

Sonra o geldi. Ölüm. Siyah elleri vardı. O, ölümün siyah ellerinden tuttu ve gitti. Ben bekledim, sıranın bana gelmesini. Günler, haftalar, aylar... Uykulardan masallar, acı acı kokmaya başladı. Ölüm siyah elleriyle yeniden geldiğinde, “Niçin geciktin,” diye sordum. Kan ter içinde kalmıştı. Boynunu silip derin bir nefes aldı, sonra yüzüme doğru eğilip “Çocuklar,” dedi,  “çok öldüler yine.”


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR