Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

23 Temmuz 2020

Öykü

Sıyrık

Gizem Yılmaz

Paylaş

1

0


Güneş iyiden iyiye gözümüzün içine girip etrafı yanan gözlerle seyretmemize neden olmaya başlamıştı.

“Bu deniz beni bekliyor uzun zamandır,” dedim

Yanan gözleri daha da büyüyerek baktı bana. O da ne demek oluyordu.

Anlatması güçtü. Bir şey demeden bir süre daha oturdum. Söylediğime pişmandım zaten. Bunu öğreneceklerdi ama erken daha. Bu deniz ne zaman yanına gidip otursam bana gel diyordu. Duyuyorum sesini.  Ortada kötü bir şey yok ki, niçin öyle baktı anlayamadım. Yol boyunca bunu düşündüm eve giderken. Eve girdiğim gibi üstümdekilerden kurtuldum attım kendimi yere. Kaç saat uyudum bilmiyordum. Saate baktım hiç uyumamışım neredeyse. Dinç hissediyordum kendimi, indim aşağı. Oturup masaya bir şeyler karalamaya karar verdim. Zaten yazmaya çalıştığım bir şey vardı. Bitsin denizin çağrısına uyacağım. Bu yüzden acele etmiyor yavaş yavaş ilerlemeye çalışıyordum ama yazabildiğim bir şey de yoktu açıkçası. Sabırlısın, dedim kendi kendime, hiç olmadığın kadar sabırlısın. Havalar soğuduğundan beri hiçbir şey yapamıyorum. Günlerim sürüklenme içinde geçip gidiyor. Her gece pişmanlıkla uykuya dalıyor, her sabah bugün bir şeyler değişecek diyerek uyanıyorum. Bu sabah da öyle oldu.

Deniz geldi aklıma, yine gece oldu ama gitsem mi diye düşündüm, hava da soğuktu.  Yürümeye başladım buranın sokakları da hep dar ruhum sıkılmaya başladı. Burada kimsem kalmadı. Zaten şu yazıyı bir bitirsem çekip gideceğim, bunun rahatlığıyla yaşıyorum, diye düşündüm.  Uzun yürüyüşten sonra sahile geldim, birkaç kişi vardı. Kuma uzandım, güzel bir hissi vardı tanecikler belime batıyordu mis gibi kokusuyla deniz konuşmaya başladı yine, geleceğim diyordum işte şu yazı bir bitse. Uyuyakalmışım. Sabah uyandığımda başımda dikilen Günsel sinirle kolumdan tuttu. Yine mi burada uyudun diye azarlamaya başladı beni, daha önce hiç uyumadım burada desem de kurtulamadım ondan. Peşimden eve geldi o girmeden kapatamadım kapıyı, girdi içeri oturdu.  Ardı kesilmeyen sorular sordu duşa gireceğim deyip kaçtım. Çıktığımda gitmişti. Sevindim bir kahve yaptım bahçede oturmaya başladım. Geçen gün aralarında konuşurken duymuştum. Rahatsız olmaya başlamışlardı benden biliyordum, her ne kadar onlara yaklaşmasam da saçma sapan korkuyoruz duygusallıklarına bırakmışlardı kendilerini. O günden sonra bir daha yüzlerini görmek istemesem de karşılaşmak zorunda kalıyordum. Çok şey anlattım şimdiye kadar onlara bu zamana kadar, duymadılar beni. Karıncalarla konuştum. Minik minik etrafa kaçıştılar. Kedilerle konuştum kafalarını çevirip gittiler, bir keresinde tanımadığım biriyle bile konuşmuştum. İşe yaramadı hiçbiri. 

Gereksiz olduğuna karar verdiğim hiçbir şeyi yapmıyordum artık sabahları uyanınca bir şeyler atıştırıp çalışmaya başlıyordum. Akşamüstlerini dışarda geçirip geceleri eve geliyordum, bütün yazı bu şekilde tükettim nedense bu bana şimdiye kadar yaptığım her şeyden daha huzurlu gelmeye başlamıştı. Mecburiyetlerimin beni sıkıştırdığı zamanları geride bırakmış olmamın mutluluğunu içimde taşıdığımı zannediyordum.  Aslında bunlardan kaçmak bana iyi gelmedi. Aklımdakilerin yakıcılığı artık vücuduma sıçramaya başlamıştı. Kendime engel olmaya çalıştıkça beynimin esiri olmaya başladığımın, bulutlarımı arındıramadığımın farkındaydım. Bekledim, çok uzun süre bekledim.  Ve sonunda planlar yapmaya başladım, aklımı meşgul edip ruhumu dinlendirecektim. Gecelerce uyumadım. Düşündüm aklımdan geçen her şeyi not ettim bir deftere, sonra da o defteri denize bıraktım. İşte ilk o zaman konuştu benimle mavi arkadaşım, gel dedi. Olduğum yerde şaşıp kalmıştım korkmuştum da aslında, tamam dedim geleceğim.

Bu verdiğim söz şimdiye kadar yaptığım en akıllıca şeymiş gibi geldi o zaman bana. Zaten çevremde olup da bunun mantıklı olup olmadığını sorabileceğim kimse yoktu. Bana inanmazlardı.

Bu sabah yine oturdum masamın başına, bir cümle yazabildim sadece, virgülle bıraktım, anlaşılan bugün de bitiremeyecektim. Kâğıdı koparıp bir kalemle beraber aldım ve dışarı çıktım. Ben o bir cümleyi yazana kadar akşam olmuştu bile. Sahile geldim uzun süre baktım karanlık sulara, gel, diyordu, bekleme hiçbir şeyi, sıcacığım. Çevrede kimse yoktu, soyundum ve yürümeye başladım…                                                               …

Sahilde dolaşanlar sabaha karşı kıyıda kıyafetler arasına kıstırılmış bir kâğıt parçası buldular. “Sulara söz verdim ama beni boğmalarından korkuyorum.”

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Ruhun Kuytusunda: Bir DeğiniErhan Sunar
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Elisabeth Braw

31 Ağustos 2025

Rusya Svalbard'a Dönüyor

Svalbard’ı yirmi beş yıl önce terk eden Ruslar, Sovyet Döneminin ihtişamını geri getirebilmek için Norveç takımadalarına döndüler.  Neil Armstrong Ay’a ayak bastığında yaptığı ilk şey Amerikan bayrağını dikmekti. Ülkeler bir arazinin kendilerine ait olduğunu belirtmek için o ..

Devamı..

Yaz Sıcağıyla Baş Edebilmek İçin Orta ..

James Clark

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024