Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

3 Temmuz 2024

Kitap

Teoman’dan “Rock’n Roll” Kadar Derin Bir Roman

Özlem Karahan

Paylaş

0

0


Öncelikle Teoman, bu ilk romanında, anlattığı her olayda ne yaptığını çok iyi bilen bir yazar olarak çalışmayı başarıyor.

Türkiye’de rock müziğin yaşayan efsanelerinden Teoman kendi adını taşıyan ilk stüdyo albümünü çıkardığında yıl 1997’ydi. Albümün çıkış ve ilk klip şarkısı “Papatya”, bir anda tüm müzik listelerini alt üst etmiş, tarz ya da sınır tanımadan tüm ülkenin diline yerleşmişti. Şimdiye kadar on iki albüm, ülkenin dört yanında verilmiş sayısız konser ve müzik külliyatının klasikleri arasında yerini almış yüzlerce şarkı sözü ve besteyi sığdırdığı müzik kariyeri boyunca, sanatın başka alanlarında da üretim yapmaya devam etti. Sinema filmlerinde ya da televizyon dizilerinde oyuncu olarak da izledik onu, yönetmen koltuğunda oturduğu filmlerini de izledik.

Bir anlamda kurgusal otobiyografisi olma özelliği de taşıyan ilk kitabı Fasa Fiso’nun (2018) ardından Teoman ilk romanıyla okurları selamlıyor.

Huzursuzluğun peşinde

teoman roman sayın bay rock yıldızıDoğan Kitap etiketiyle raflarda yerini alan Sayın Bay Rock Yıldızı, odağına Timur adlı karakteri alıyor. 46 yaşındaki Timur, ülkenin en ünlü rock yıldızlarından biridir. Hayatı da oldukça “rock’n roll yaşar”. Art arda devrilen şişeler, partiler, danslar, kadınlar, çığlıklar, lüks, şatafat; “rock’n roll yaşam” denince akla gelen hemen her “klişe”, kahramanımızın hayatının birer rutini halindedir. İstediği her şeye sahip olacak şöhreti ve yeteneği olan Timur, bu “varlık” içinde yaşadığı “yokluklarla” cebelleşir, sürekli bir depresyon ve bir çeşit histeri halinde karanlık düşünceden eyleme, eylemden düşünceye savurur durur kendini. Huzuru bulduğu ya da aradığı huzura en yakın olduğu yerler kitapçılar ve kızı Ayşe’nin yanıdır. Bu iki yerde de asla tamamlanamamak ise kahramanımızın her defasında daha karanlık, saldırgan ve acımasız (en çok da kendine) bir karaktere dönüşmesiyle sürer gider.

Doğru olmayan her şeyin temsili bir anti kahraman

Timur’da iyi bir özellik arayacak okurun hayal kırıklığından başka bir şey bulamayacağını baştan söyleyeyim. Çünkü o en kısa tanımıyla doğru olmayan her şeyi temsil eden biri. Sevdiği ve sevmediği her şeyi kendisine ve çevresine bir çeşit mutsuzluk formu olarak sunmayı başarabilen, insanları kırmaktan, aşağılamaktan, hiçleştirmekten çekinmeyen bir anti kahraman.

Okur, bu anti kahramanda sevilecek bir şey büyük ihtimalle bulamayacaktır. Ama (romanın temel inceliklerinden biri de bu noktada ortaya çıkıyor) yine de onunla empati kurmaktan, ona üzülmekten, onu “iyileştirmek istemekten”, onun “yaralarında kendini bulmaktan” ya da bu yaralarla yaralanmaktan kendini alamayacaktır. Bu kötüye meyletme halinin nedeni ise başından sonuna yazarın başarısıdır.

İyi okuru kötü kahramana bağlıyor

İlk albümünden bu yana sıkı bir Teoman dinleyicisi olarak benim de katıldığım, Teoman’ın müziğine dair artık “genel kabul” denebilecek yorumlardan biri, onun oldukça güçlü bir söz yazarı, bu yanıyla bir ozan olduğudur.  Sanat üretimlerini yaparken sözcüklerin, dilsel anlatımın kendisi için oldukça önemli olduğunu sayısız röportajında dile getirdi zaten. O şarkı sözlerini yazan adam, kurgusal anlatımda henüz ilk üretiminde kendi özgün sesini ve yorumunu oluşturmayı başarıyor. Şimdi bu “iddialı” yorumu doğuran noktalara gelelim:

Öncelikle Teoman, bu ilk romanında, anlattığı her olayda ne yaptığını çok iyi bilen bir yazar olarak çalışmayı başarıyor. Az önce bahsettiğim üzere, onun “iyi” okuru “kötü” karakterle sarmaş dolaş yapıp her ikisini birbirine, anlattığı hikâye aracılığıyla “bağlayabilmesi”, ne yaptığını çok iyi bilerek çalıştığını gösteriyor.

Derin bir bilgi birikimi romanda yerini alıyor

Romanı Timur’un dilinden (ve zihninden, bilinç akışıyla) okuyoruz. Onun insanlara olan nefretini, acımasızlığını, kızgınlığını hiçbir sansür olmadan ondan öğrenirken bir yandan da derin fikirleriyle tanışıyoruz. O kızgın ve yorgun, biz artık nedenini biliyoruz. O ukala ama aynı zamanda çok korkak, öğreniyoruz. Her şeyin değersiz olduğunu savunurken, bunu boş argümanlarla yapmıyor. Aksine, belli ki üzerinde düşünülmüş, belli sancılar çekilmiş, ruhsal ve psikolojik türlü bedeller ödenmiş. Pavese’ye, Camus’ye, hatta Sade’e uzanan, onların yükünü ve varoluşçu sancılarını taşıyan bir adam Timur ve bu roman.

Başından sonuna, yüzeyselliğin içinde eşzamanlı bir entelektüellikle yazdığı bu romanda kolay okunur, akıcı ve gündelik bir dil kullanıyor Teoman. Böylece teorinin ve felsefenin ağırlığını bu hafiflikle dengelediği, kolay okunan ama sarsıcı derinliği olan bir roman ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Diyaloglarda yer yer zorlama ya da gündelikle uyumsuz derinlikte ifadeler olsa da metnin genelindeki işçilik bu aksaklıkların izlerini kapamaya yetiyor.

Konu edebiyatsa, yazarın romanda kendinden ne kadar noktayı anlattığı hep bir merak sebebidir zaten. Şimdiye kadar belki romanın içeriğinden de fazla konuşulan, Timur’un hikâyesinin aslında Teoman’ın hikâyesi olup olmadığı zira. Teoman bu belirsizlikten hoşlandığını röportajlarında dile getirmesi bir yana, kitabın kapağında kendi fotoğrafıyla yer alarak ama diğer tüm benzerlik ve farklılıklara karşı yorumsuz kalarak adeta haykırıyor.

Işıl ışıl “glam pembesi” bir zemin üzerine yerleştirilen bu parıltılı ve aynı zamanda karanlık fotoğrafla tamamlanan Sayın Bay Rock Yıldızı, yeraltı edebiyatı seven okur başta olmak üzere derinlikli bir ilk romanın peşindeki okurun ıskalamaması gereken bir rom

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Anlam ve AnlamakKardelen Ayhan
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Christine Estima

20 Eylül 2025

Kafka’nın İlk Çevirmeni: Milena Jesenská

“Henüz var olmayan bir şeyi, ancak ona tutkuyla inanırsak yaratabiliriz."1920’li yılların Viyana’sı günümüzün kozmopolit Viyana’sı gibi değildi. I. Dünya Savaşı sona ermiş, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu çökmüş,  bu acımasız savaşın yarım bıraktığı işi 191..

Devamı..

Sapanca’da Doğa Yürüyüşü Yapılabilecek..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024