Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

3 Nisan 2022

Edebiyat

Tespih Taneleri

Şeyhmus Közgün

Paylaş

1

0


Mıgırdiç kabuğuna sığacak bir çocuk değildir. Merak ettiği konuları bizzat gidip yerinde görmek ister.

Derinliği belirsiz bir kuyuda anılar toprak kadar değerli. Yüz ifadesi şen bir çocuk kuyudaki tespih tanelerine uzanır. Kocaman bir trenin geçiş güzergahında. Yanında onun gibi aynı telaşı, heyecanı yaşayan birkaç arkadaşı duruyor. Ceplerindeki madeni paralarla karşılıklı inatlaşırlar. Alışkın oldukları durumun kazananı olmak değerli bir ifadedir. Her birinin aklından geçen keyifleri gıcır gıcır eder. Birazdan kara dumanıyla tren belirecek. Yüklü gövdesiyle madeni paraları ezecek. Kimin madeni parası daha uzunsa kazanan o olacak. Mutlu bir andır. Tebessüm şerbeti ağızlarda haz bırakır. Gözlerde yayılır salkım saçak gülüşler, masal sıcaklığında diri bir uyanış küçe başlarını diri tutar.

Zaman kuyusu tespih tanelerinde sakladığı yüzleri unutmaz. Hafızalara iliştirilen miladi insan tutkusu leyleklerle kutsal bir kimliğe bürünür. Sesler her yandan yankılanırken taş ve topraktan evler çocuğun meraklı bakışlarını üzerine çeker. Zekice davranışlar sergileyen çocuk farklıdır, içinden geçenler binbir delilikle iç içedir. Çocuğun hızına yetişmek mümkün değildir. Durduk yere gider eşek arılarına kafa tutar. Yuvaları bozulan arılar hücuma geçince, siperlik niyetine mukavva kullanır. Böyle bir düelloda ayakların kıymeti artar. İstedim yaptım o kadar diyecek kadar da harbidir. Gökyüzünü izlemeyi çok sever. Gökyüzünün derin maviliğinde başka yerler, varlığını koruyan yıldızlara dönüşür. Masal dünyasında konu ve olaylar bitmez. Cinler, periler olabileceği gibi prens ve prenseslerin yaşadığı saraylar da vardır. Saro ninesiyle Aznif anası onun masal anlatıcısıdır. Masal dünyasında kuş kadar hafifleyen Mıgırdiç arkadaşlarıyla çift kale maçına çıkar. Gavur Mahallesi çetin bir yerdir, dost olan elini kavgaya gelen ayağını sallar. Kim kimi vurdu, kırdı, aldı, götürdü demeden dalacaksın çıftkafa, iki tek ile bir kötekle... Deli dolu dünyalar matrak görüntülerin unutulmaz dayanaklarını oluşturur. Dışardaki kötülüğü kovan çocuk yüzleri hayata mutluca bakmayı erdem bilir. Yüz yüzden utanmak zorunda. Herkes birbirinin hatırlı komşusu sayılır. Saygı ve sevgi kötülüğü uzak tutma çabasını anlatır.

mıırdic margosyanMıgırdiç kabuğuna sığacak bir çocuk değildir. Merak ettiği konuları bizzat gidip yerinde görmek ister. Bir parça buz kalıbı için birbirini itip dürten insan kalabalığı ona dert olur. Bir gün arkadaşlarıyla buz fabrikasına giderler. Adamlara saf saf niyetlerini anlatan çocukları bir duyan olmadığı gibi kovarak uzaklaştırmayı işin kolayı bilirler. Demirden eşyalar, kalaydan kap kacaklar gibi işlerle yemenici, marangoz, nalbant, sobacı, berber, terzi gibi meslekler yaz tatillerinde çocuklara öğrenmek için birebir imkan yaratır. Farklı insanlar, olaylar, iş güçler arasında sabırla tahammül, insanın insan için yaşadığına işarettir. Kültür, kimlik, tarih, inanç birlikteliğin önemini anlatan değerli izlerdir.

Gerebed Dayısı cücedir, ama Gulliver’in Seyahatleri’nde anlatılan Liliput ülkesi cücelerinden daha büyük bir cücedir. Gözleri görmeyen adamın bastonu beline kadar gelir. Bastonuyla vurduğu taş ve kapılardan çıkan sesleri ayıklar. Nerede olduğunu bilir, gerektiğinde oyuklara dokunarak gideceği yeri bulur. Surp Giragos Kilisesinin vakıf evlerinden birinde kalan adam kendisi gibi tehcirden sağ kalan kimsesiz kadın Pıruş Baco’nun himayesindedir. Çoğunlukla tespih çeken, aynı dam altında sohbetlere dalan, şehriye gecelerin müdavimi Gerebed özüyle sözüyle insanların kabul ettiği değerdedir. Dişçi Sarkis dört yaşındadır. Tehcirle karabasana dönüşür yaşamlar. Birbirini kaybeden aile fertlerinden biridir. Tuhaf bir dalgaya denk gelir o dönemler. Ayakta kalmanız için o yerin insanlarına, inançsal durumlarına uyum sağlamak zorundasınız. Sünnet ve Müslüman olmak yetmez, isminiz namı diğeriyle de anılmalıdır. Dişçi Sarkis neye inandığını ve ne istediğini bilir. Çobanlık yapar, bir çobanın deneyiminden faydalanarak içindeki hevesi büyütür. Sonra bir dişçinin yanında çırak olarak çalışır. Kalfalık derken uzun bir emek yolculuğuyla diş teknikeri olur. Diploması, ustalığı, bilgi ve tecrübesi isteklerinden sadece bir kısmını dile getirir. Geride hep içinde bir ukde var. Burda da karşımıza Mıgırdiç çıkıyor. Ermeni dilini öğrenmek, okumak adam olmak… Dil ve okuma serüveni, bir çocuğun dimağında yer edinen hünerli dokunuşların bize anlattıklarıdır.

Zaman kuyusunda tespih taneleri dağılmıyor. Masallar bitmiyor. Sevgi, saygı ve hoşgörü bir çocuğun geçmişiyle peşi sıra sürükler okuru. Rengarenk yüzler, kimlikler yapraklara karışır. Bu yapraklarda mevsimlerin özel anlamları vardır. Dilimizde anlatılmaz sızılar taşısak da tarihin doğru anlatımına ihtiyaç duyacaktık.

Yaşadığımız zaman, coğrafya, insanlar bizi kısmi algılıyor, duyusal dünyamız eskinin taşında, toprağında uyanacağı masalı bir daha dinlemek, okumak, anlatmak istiyor. O yazar ki yaşadıklarıyla anlatılan zamanı sorgular. Ben kendimi Mıgırdiç’in tespih tanelerindeki zaman kuyusunda buldum. O kuyuda masal dinleyenleri hiçbir yara acıtmaz, her anlatı o masal kadar da büyüleyici değildir.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Türkiye’de en çok kadınlar kitap okuyorOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

B. Y. Genç

6 Ekim 2025

Savaşın Gölgesinde Çocukluk

Lorenza Mazzetti’nin bence bu romanda mükemmel bir biçimde yaptığı şey, çocuk düşüncesini ve dilini tam da olması gerektiği gibi kullanması.Yıllar öncesinden bir anı üşüşüyor aklıma. 1980’lerin ortaları, ilkokulun başlarındayım. İstanbul’da sitelerden birinde, yeni denileb..

Devamı..

İrem Üreten: "Öykülerin evrenselliği v..

Dilek Karaaslan

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024